Çocukluk yılları Kurtuluş Savaşı’nın zorlu ve acılı dönemlerine denk geliyor fakat O azimli ve kararlı bir kız çocuğuydu..
1925 yılında Nişantaşı Kız Ortaokulu’nu bitirip 1927 yılına kadar İstanbul Kız Lisesi’ne devam etti..
Sonrasında, Atatürk’ün,kızların Yüksek Mühendis Mektebine alınması yönündeki isteğiyle mühendislik mektebine alınması isteği ile İnşaat Mühendisliğini seçti..
Sahiba Gürayman’ın Yüksek Mühendis Mektebi’ne girdiği yıl, mektep ilk kez kız öğrenci kabul ediyordu..
Yüksek Mühendis Mektebi’nde okumaya her ne kadar öğretmenleri teşvik etmiş olsa da,Gürayman’ın bu tercihi toplumun büyük bir kesimi tarafından alay konusu olarak görülmüş. Mühendisliğin “Erkek işi” olduğunu söyleyip dururlarmış ve bir kadına yakıştıramazlarmış..
“Bırak, deneme bile” diyen çok olmuş o zamanlar..
(Sizce de bu cümle çok tanıdık değil mi ?)
Ancak O asla yılmadı, azim ve kararlılıkla son anda kaydolduğu sınavda da başarılı olup Yüksek Mühendis Mektebi’ne giren ilk kadın mühendis adayımız oldu..
Zamanla erkeklerle beraber spor yapmaya ve aynı takımda oynamaya da başladı. 18 yaşında voleybola olan ilgisini Fenerbahçe voleybol takımına katılarak sürdürdü.
Gürayman sadece ilk kadın mühendis değil, aynı zamanda ilk kadın voleybolcumuz da..
Üstüne üstlük 1929 yılında İstanbul şampiyonu olan Fenerbahçe erkek takımın kaptanlığını yaptı..
1933 yılında Yüksek Mühendis Mektebinden mezun oldu. Mezun olduktan sonraki görevlerinde, halk tarafından başta çok yadırganmış “Mühendis Hanım”..
mezun olduğu Yüksek Mühendis Mektebi, alanlarında en iyi olan mühendisleri biri Ankara’da olan iki köprü inşa etmek üzere şehir dışına göndermeye karar vermiş.
Yine ön yargıyla “dağ başında, şantiyede kadın mühendis olmaz.” deseler de Gürayman azmini burada da göstermiş..
Pek çok kez inşaatı bırakarak gitmek isteyen işçileri ikna edip geri döndürmüş ve birlikte başladıkları köprüyü yine birlikte bitirmişler..
Sonraları çalışmalarını takdir eden Beypazarı Köyü halkı Sabiha Rıfat Gürayman’a atfen köprünün ismini “Kız Köprüsü” diye anmışlardır..
Bu süreçte Sabiha Hanım,onun bu günlere gelmesini sağlayan, önünü açan, yol gösteren,kadınların potansiyeline inanan,onlara güvenen ve fırsat veren kişiyi;
Mustafa Kemal Atatürk’ü hiç unutmamış..
Sabiha Hanım, bu minnet borcunu ödeme fırsatı bulmuş ve Atamızın kabrini, Anıtkabir’i inşa eden ekipte Başmühendis olarak görev aldı. Burada 10 yıl görev yaptı.
Anıtkabir inşaatında bir kadın mühendisin görev alması sadece ülkemizde değil dünya çapında da bir yankı uyandırdı.
Sabiha Rıfat, kendisi de bir asker çocuğu olduğu için, şehit çocuklarının okuması gerektiğini düşünmüştür.
Bu yüzden de çalışma hayatında elde ettiği tüm servetini İstanbul Teknik Üniversitesi Vakfı’na ve Fevzi Akkaya Temel Eğitim Vakfı’na bağışlamıştır..
Bu gururu yaşamamızı sağlayan, dönemin yoksul şartlarına ve savaş sıkıntılarına rağmen, Sabiha Rıfat Gürayman’a ve ondan sonraki nice kadın mühendislere
sağladığı tüm imkanlar adına Türk milletinin başarı reçetesi,Ulu Önderimiz, Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, özlem ve minnetle..
“Bizce, Türkiye Cumhuriyeti anlamınca kadın bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en saygın düzeyde,
her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır.”
Mustafa Kemal Atatürk ♥️ 🇹🇷
Okuduğunuz için teşekkürler..
Saygılar..