Yargıtay 3. Ceza Dairesi, FETÖ'nün 25 Aralık kumpas soruşturması hakkında kesin kararı verdi. Yargıtay, 17 Aralık ve 25 Aralık kumpasının Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırma saikiyle hareket ettiklerine karar verdi.

YARGI VE EMNİYET HÜKÜMNETİ YIKMA KASTIYLA DARBE GİRİŞİMİNDE BULUNDU 

Kararda, FETÖ/PDY terör örgütü tarafından yargı ve emniyetteki mensupları eliyle hükûmeti yıkma kastı ile 25 Aralık darbe girişiminin uygulamaya konulduğu, 17 Aralık darbe girişiminin etkileri devam ederken kamuoyu nezdinde oluşturulan yolsuzluk algısını devam ettirmek amacıyla örgüt mensubu Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş tarafından ikinci operasyon için harekete geçildiği bildirildi. 

HÜMÜMETİN BAŞINDAKİLERE OLUMSUZ ALGI OPERASYONLARINA GİRİŞTİLER 

Örgüt mensuplarınca emniyet ve yargıyı adeta silah şeklinde kullanarak hazırlanan ve operasyona dönüştürülen soruşturmada; 61'inci hükümetin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere hükümet üyeleri ve milletvekillerinin hedef şahıslarla yaptığı görüşmelerin tape haline getirildiği, böylelikle Başbakan ve 61'nci Hükûmet üyelerinin belli bir organizasyon dâhilinde rüşvet ve yolsuzluğa bulaştıkları, kamu ihalelerine fesat karıştırdıkları, El Kaide terör örgütüne yardım ettikleri yönünde ulusal ve uluslararası kamuoyu nezdinde aleyhte ve olumsuz algı oluşturulabilmek için sözde delil toplama biriktirme sürecine giriştikleri belirtildi.

ELKAİDEYE YARDIM EDİLDİ GÖRÜNTÜSÜ VERİLDİ 

Ayrıca, "ikinci dalga" olarak adlandırılan 25 Aralık darbe girişimiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükûmetini itibarsızlaştırmak, soruşturmada şüpheli yapılan Yasin El Kadı üzerinden ElKaide terör örgütüne yardım edildiği görüntüsü vererek uluslararası yargı organları nezdinde hukuki ve cezai sorumluluk altına sokmak için sözde soruşturma işlemleri gerçekleştirildiğine dikkat çekildi.

GİZLİ TANIK USULSÜZ DİNLEMELERİ ANLATTI

Delil olarak dosyaya giren bir gizli tanığın ifadeleri ise dikkat çekici. Gizli tanık, dinlemelerde suç unsuru bulunmasına rağmen örgütün istemediği kişiler hakkındaki konuşmasını tape yaptırmadığını söyledi.

"BİR KONUŞMA VARMIŞ GİBİ RAPOR TUTTUK"

Gizli tanık Fatih, soruşturmada Emniyet bir kişiyi dinlemek istediği zaman suçu olsun olmasın, dinleme kararı alabildiklerini, Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş'tan gece vakti bile dinleme talebi alabildiklerini belirtti. Ayrıca, telefon numaralarında suç unsuru olan bir konuşma varmış gibi bir rapor tuttuklarını ifade eetti. 

İMAMLARIN TALİMATIYLA HAREKET ETTİLER 

Gizli tanık, dinlenilen kişilerin Başbakan ve Bakanlar olduğunu, bunun sıkıntı olabileceğini üstlerine söylendiğinde kendisine "korkma böyle bir dosyada çalışmak herkese nasip olmaz, bu dosya bunları götürür bir sıkıntı yok" dediğini kaydetti.Kararda, soruşturmayı hazırlayan görevlilerin kanuni sebeplerle değil de, kendilerini yönlendiren örgüt imamlarının talimatıyla hareket ettiklerine de dikkat çekildi.

KITALAR ARASI TALİMAT ALINDI 

Emniyet Müdür Yardımcısı Hamza Tosun'un 17 Aralık 2013 tarihinde Örgüt Lideri Fetullah Gülen'in yardımcısı Sinan Dursun ile telefon görüşmesi yaptığı, bu görüşmenin ardından dinleme işlemlerine son verilmesinin kıtalar ötesinden bir talimat alındığını, "spark" adlı program üzerinden yapılan konuşmaların bunu destekler nitelikte olduğu kaydedildi.Kolluk görevlileri Hüseyin Tokgöz ve Murat Kaya arasında geçen "spark" konuşmalarında, her ihtimale karşı tarihsiz bir fezleke düzenleyerek savcıya sunacakları, yurt dışından gelecek olan abi diye tabir edelin birinden bahsettiklerine dikkat çekildi.

DÖNEMİN BAŞBAKANI YAZIYORUM

1725 Aralık kumpas soruşturmasında dinlemelerde görev alan bir gizli tanığın beyanında ise, Mehmet Fatih Yiğit'in fezleke yazımı sırasında Hüseyin Korkmaz'a "ben dönemin Başbakan'ı yazıyorum" dediğinde Hüseyin'in bunu memnuniyetle karşıladığını ve onayladığını ifade etti. 

VERİLEN CEZALAR ONANDI

Yargıtay, FETÖ'nün hükümeti devirmeye yönelik yaptığı bütün kumpas soruşturmalarını anlattığı gerekçeli kararda, 17/25 Aralık operasyonunun nasıl yapıldığına dair bütün detaylara yer verdi. Yargıtay, eski emniyet müdürleri Yakup Saygılı, Yasin Topçu, Kazım Aksoy, Mehmet Akif Üner, Mustafa Demirhan, Arif İbiş, İsmail Arpacı, Mehmet Fatih Yiğit'in, Mehmet Habib Kunt ve İbrahim Şener hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan verilen cezaları onadı.