Emekli amirallerin bildirisini hazırlayan ve son halini veren Ergun Mengi'nin emekli Amiral Ali Yüksel Önel'e 2 Nisan'da gönderdiği mesajda, 'Grupta uzlaşı zordu, burada Montrö'yü araç olarak kullandık. Esas endişemiz son 3 paragrafta, anlarlarsa eğer' dediği ortaya çıktı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, emekli 104 amiralin "Montrö Bildirisi"ne ilişkin soruşturması kapsamında emniyetteki işlemleri tamamlanan 14 şüpheli, önceki gün sağlık kontrollerinin ardından adliyeye getirildi.

Bildiride ismi ilk sırada yer alan Mengi, nöbetçi sulh ceza hakimliğince sorgulanmasının ardından yurt dışına ve il dışına çıkış yasağı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Savcılığın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdiği şüpheliler Alaettin Sevim, Atilla Kezek, Atilla Kıyat, Bülent Olcay, Kadir Sağdıç, Mustafa Özbey, Ramazan Cem Gürdeniz, Turgay Erdağ, Türker Ertürk, Ali Sadi Ünsal, Cemil Şükrü Bozoğlu, Engin Baykal ve Nadir Hakan Eraydın hakkında da hakimlikçe yurt dışına ve il dışına çıkış yasağı adli kontrol şartı uygulandı.

‘WHATSAPP YAZIŞMASINDA İMALI MESAJ’

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının tutuklamaya sevk yazısında, Ergun Mengi'nin, söz konusu bildiriyi hazırlayıp, taslak metin olarak "ADMEK-2" isimli Whatsapp grubunda yayınladığı ve yapılması istenilen değişiklikleri bildiri metnine ekleyerek metne son halini verdiği belirtilmişti.

Sevk yazısına göre, emekli amiral Ali Yüksel Önel'e 2 Nisan'da bir mesaj gönderen Mengi, mesajında şunları kaydetti:

"Komutanım çok sağ olun, esas tepki takunyalı amiral, harp okulu giriş şartlarından irticaya karışılmasının çıkarılması ve subay astsb kurslarında Atatürk ilke ve inkılapları derslerinin çıkarılmasının üzerine olacaktır. Ama grupta uzlaşı çok zordu. Bu nedenle Montrö bahanesiyle son paragraftaki mesajları veren, hedef kitle dz.kk olmayan bir bildiri hazırlayayım dedi. Çok haklısınız ama burada Montrö'yü araç olarak kullandık. Esas endişemiz son 3 paragrafta, anlarlarsa eğer. Çok teşekkür eder saygılarımı sunarım."

İSRAİL BAĞLANTILI VAKIFTA GÖREVLİ

Ergun Mengi’nin bildiriyle ilgili Whatsapp üzerinden yazıştığı Ali Yüksel Önel’in bir süredir Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı’nda görev yaptığı ortaya çıktı. İsrail’le bağlantılı olduğu bilinen vakfın genel başkanlığı Akkan Suver yürütüyor.

Suver’in 1985 yılında kurduğu Marmara Grubu, 1994’de vakfa dönüştü. Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, 700 milyon lira sermaye ile 85 kişi tarafından kuruldu.

Grup, Yahudilerin İspanya’dan Osmanlı’ya getirilişinin 500. yılı kutlamalarında 1992’de dönemin İsrail Dışişleri Bakanı Simon Perez’i konuşmacı olarak Türkiye’ye çağırılmıştı. Peres, 2007-2014 yılları arasında İsrail Cumhurbaşkanlığı görevini yürütmüştü.

ABD’SİZ TOPLANTISI YOK

Marmara Grubu, 1998 yılından beri Avrasya Ekonomi Zirveleri düzenliyor. Zirvelere pek çok ülkeden katılım olurken, ABD ve İsrail temsilcileri ile Fener Rum Patriği Barthalomeos gibi isimlerin de katılımı dikkat çekiyor.

Vakfın dikkat çekici etkinliklerinden biri de Osmanlı Devleti’nin 700. Kuruluş Yıldönümü kutlamaları çerçevesinde düzenledikleri uluslararası “Osmanlı’da Tolerans” konferansı olmuştu. Dönemin Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın açılışını yaptığı toplantıya konuşmacı olarak katılanlar arasında ABD Princeton Üniversitesi’nden Prof. Dr. Heath Lowry, İsrail Tel Aviv Üniversitesi’nden Prof. Dr. Minna Rosen, Ermeni Patrik Vekili Şahan Sıvacıyan, Fener Rum Patriği Barthalomeos, Hahambaşı› Vekili Leon Adoni ve Vatikan’ı temsilen Rahip Xavier Jacop da bulunuyordu.

‘BİLDİRİYİ BİREN YAZDIRDI’

Ergun Mengi, hakimlik sorgusunda, “Bana bilgi notu hazırlamam yönünde benim sevdiğim komutanım olan Işık Biren tavsiyede bulundu. Ben bunun üzerine konusu sadece Montrö Sözleşmesi olan bir metin kaleme aldım” dedi.

Mengi’nin, Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinde verdiği ifadeye Aydınlık ulaştı. Mengi ifadesinde, soruşturma konusu emekli amiraller tarafından yayımlanan açıklamadan önce yine medyada yer alan kamuoyunun bildiği sarıklı amiral ile ilgili haberler konusunda kendisinin de içerisinde bulunduğu whatsapp grubunda rahatsızlıklar dile getirdiğini bildirdi.

‘BEĞENENLER DE OLDU BEĞENMEYENLER DE’

Buna yönelik kaygılarla ilgili ne yapmaları gerektiği konusunda tam bir uzlaşma sağlanamadığını kaydeden Mengi, “Sadece benim rahatsızlığım değil birçok emekli askerin rahatsızlığı söz konusu olmuştu. Bu olaydan ve konuşmalardan sonra 3-5 gün geçti, daha sonra yine bu whatsapp grubunda 2020 yılında bazı büyükelçilerin bazı gelişmelerden dolayı rahatsızlıklarına ilişkin kamuoyuna duyurdukları bildiri gündeme geldi. Bana bilgi notu hazırlamam yönünde benim sevdiğim komutanım olan Işık Biren tavsiyede bulundu. Ben bunun üzerine konusu sadece Montrö Sözleşmesi olan bir metin kaleme aldım. Bunu da mensubu olduğumuz whatsapp grubuna sunduğumuzda beğenenler de oldu beğenmeyenler de” şeklinde ifade verdi.

‘METNE GİRDİLER ÇIKTILAR OLDU’

“Daha sonra açıklamayı yine emekli amiral olan Feyyaz Öğütçü taslak metin olarak hazırladı” diyen Mengi ifadesinin devamında, “Bu metne de yine whatsapp grubunda girdiler, çıktılar oldu. İlk Montrö konusunda taslağı ben hazırladığım için ikinci hazırlanan bu metin benim üzerime kaldı. Başka bir deyişle bu metnin de daktilo memurluğu benim görevim gibi oldu. İkinci metne de birtakım girdiler oldu. Bunları whatsapp grubundaki herkes fikrini beyan ederek yapmıştır. Ben de bu katkılar çerçevesinde taslağı kişisel bilgisayarım üzerinden her defasında güncelledim. Ancak metne ilave edilen başlık ve içeriğindeki bütün ibareler katılımcıların katkısıyla olmuştur” beyanlarında bulundu.

SUÇ UNSURU OLMADIĞINI SÖYLEDİ

İkinci metinde “Sarıklı amiral” haberleri ile ilgili hassasiyeti dile getiren bir paragraf bulunduğunu aktaran Mengi ifadesine şöyle devam etti:

“Bu paragrafın amacı 15 Temmuz hain darbe girişiminde görevde olan 55 amiralin 33 tanesinin bilfiil bu darbeye iştirak edip darbeci sıfatını almaları sebebiyle bu tür olayların aynı şekilde ve benzer girişimlere yol açabileceği endişesini dile getirmekti ve bu paragrafta da belirtilen ifadeler bana ait olmayan, grupta tartışılıp nihai hali verilen ifadelerdir. Yayımladığımız dokümanda herhangi bir suç unsuru bulunmamaktadır. Suç unsuru bulunduğu kabul edilse dahi grup halinde hazırlanan bu metinde imzası ve katkısı bulunan hemen herkes serbest bırakıldı.”

Aydınlık