ABD medyasında yer alan habere göre, kabinesini şekillendirmeye başlayan Biden, Dışişleri Bakanlığı görevine kendisine üst düzey dış politika danışmanlığı yapan Antony Blinken'ı getirecek. Bloomberg'in üç kişiye dayandırdığı haberi, ABC gibi haber kurumları da teyit ettiklerini açıkladı.

Biden'ın aynı zamanda Senato Dış İlişkiler Komitesinde yardımcısı olan 58 yaşındaki Blinken, Obama döneminde Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı olarak görev yaptı.

ABD'nin eski dışişleri bakanı Hillary Clinton'ın eski yardımcılarından olan Jake Sullivan'ın ise Biden'ın ulusal güvenlik danışmanı olarak açıklanması bekleniyor.

İki ismin de Obama döneminden Türkiye tecrübesi bulunuyor.

BUGÜN AÇIKLANMASI BEKLENİYOR

Biden'ın Beyaz Saray Genel Sekreterliğine atadığı Ron Klain, pazar günü yaptığı açıklamada Biden'ın kabinesinin ilk üyelerini salı (bugün) günü duyuracağını söyledi, ancak ilk başta hangi pozisyonların açıklanacağı bilinmiyor.

Dışişleri bakanlığı kabinenin en prestijli görevlerinden biri olarak kabul edilirken ulusal güvenlik danışmanlığı da Beyaz Saray'ın en önemli ve güçlü pozisyonlarından biri.

ANLAŞMALARA GERİ DÖNMEK

New York Times gazetesinin haberine göre yaklaşık 20 yıl boyunca Biden ile beraber çalışan Blinken'ın önceliği ABD'nin “güvenilir bir müttefik olarak uluslararası anlaşmalar ve kurumlar içindeki yerini sağlamlaştırmak” olacak.

Bunların başında da Paris İklim Anlaşması ve İran ile yapılan nükleer anlaşma geliyor.

Blinken, bu yaz yaptığı açıklamada ABD'nin iklim ya da koronavirüs gibi sorunlarla ne kadar güçlü olursa olsun tek başına mücadele edemeyeceğini söylemişti.

Obama döneminde işgalci Orta Doğu politikasıyla ilgilenen Blinken, Çin konusunda da diğer ülkelerle birlikte çalışarak Pekin ile rekabet etmekten yana.

15 TEMMUZ SONRASI AÇIKLAMALARI

Blinken aynı zamanda, Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak Türkiye'yi sık sık ziyaret etmiş ve Türkiye ile ilgili açıklamalarda bulunmuş bir isim.

15 Temmuz 2016'daki Fetullahçı darbe girişimi sonrasında FETÖ terör örgütü ile bağlantılı çeşitli basın yayın organlarının KHK ile kapatılmasına sert tepki gösteren Blinken, "Kanıtlar şeffaf ve sağlam olmadığında tüm vatandaşlar yargı kurumlarına güveni kaybeder. Basın kuruluşları kapatıldığında ve ifade özgürlüğü koşullara bağlandığında ulusun sesi ve inovasyonun da önü kesilmiş olur. Yargı ve düzenleyici kuruluşların bağımsızlığı zedelenirse yatırımcılar uzak durur" ifadeleriyle Türkiye’ye gözdağı vermeye çalışmıştı.

KIBRIS AÇIKLAMASI

Blinken bunun dışında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kuzey Kıbrıs'ı ziyaretinde iki devletli çözüm çağrısı yapmasını eleştirmiş, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda "Erdoğan ve Kuzey Kıbrıs lideri Tatar'ın Kıbrıs için iki devletli çözüm çağrılarından üzüntü duymaktayız. Joe Biden uzun süredir tüm Kıbrıslılar için barış ve refahı sağlayacak iki bölgeli, iki toplumlu federasyonu desteklediğini dile getirmektedir" ifadelerini kullanmıştı.

HILLARY CLINTON'IN PRENSİ SULLIVAN

Biden'ın Ulusal Güvenlik Danışmanlığı görevine getirmesi beklenen Jake Sullivan da uzun yıllar Washington'da çeşitli üst düzey görevler yapmış ve Türkiye'yi yakından tanıyan bir isim. Sullivan, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Hillary Clinton'ın dış politika alanındaki baş danışmanıydı.

2008'de Barack Obama'nın ve 2016'da Hillary Clinton'ın seçim kampanyalarında aktif rol alan Sullivan, 20132014 yıllarında Başkan Yardımcısı Biden'ın ulusal güvenlik danışmanlığını yaptı. Ardından Dışişleri Bakanlığında politika planlama dairesi başkanlığını üstlenen Sullivan, 2015'te İran'ın nükleer programıyla ilgili yapılan anlaşmanın müzakerelerinde de kilit rol üstlendi.

‘TÜRKİYE YPG'YE DESTEĞİMİZİ KABUL ETMEK ZORUNDA’

Sullivan, 2018 yılında Türkiye’nin ABD’ye Suriye'nin kuzeydoğusundaki terör örgütü YPG/PKK’ya yardımı ile ilgili tepki göstermesinden sonra yaptığı bir açıklamada “Türkiye'nin YPG'ye Amerikan desteğini kabul etmesi gerektiğini” söylemişti.

"Türkiye'nin, ABD'nin Suriye'nin doğusunda YPG ile birlikte çalışmaya ve IŞİD'e karşı süren mücadelede destek sağlamaya devam edeceğini kabul etmesi gerekiyor" diyen Sullivan, buna karşılık ABD'nin de "Suriyeli Kürtlerin Türkiye'ye karşı doğrudan askeri bir tehdit oluşturmamasını sağlamak için elinden geleni yapma" güvencesi vermesi gerektiğini kaydetmişti. Sullivan, "ABD'nin Türkiye'ye 'Türkiye'deki Kürtlere el uzatmak, masaya, diplomatik müzakerelere geri dönmek sizin işiniz' demesi gerekiyor. Biz kendi açımızdan YPG ile PKK'yı birbirinden ayırmak ve TürkKürt diplomatik görüşmelerini teşvik etmek için ciddi çaba göstereceğiz" demişti.