Ekonomi
10 Eylül 2020 ( 13 izlenme )

Sigorta ve Emeklilikte Kritik Adım: Tasarruflar Yerli Yatırıma Dönüşecek

TÜİK'in Yabancı Kontrollü Girişim İstatistiklerine (en güncel veri 2015 yılı, daha sonra açıklanmadı) göre, imalatta yüzde 84.7 ile en yüksek yabancı kontrolünün bulunduğu sektör tütün.

BDDK'nın 2019 raporuna göre aktiflere göre bankacılık sektöründe yabancı payı yüzde 26 düzeyinde. Hissedarlık durumuna bakıldığında ise bu pay yüzde 50'yi buluyor (Milliyet, Bankalarda yabancı rüzgârı esiyor, başlıklı haber; Ağustos 2019). Medipol Üniversitesi uzmanlarının hazırladığı "Küreselleşmenin Türkiye Sigorta Sektöründeki Etkileri: Şirketlerin Ortaklık Yapısı Ve Pazar Payları" başlıklı Haziran 2019 tarihli makaleye göre, sigorta sektöründe küresel şirketlerin sermaye payı (2017 yılı) yüzde 70’lerin üstüne çıktı. Chubb Türkiye Ülke Başkanı Emre Buğday'ın Kasım 2019'da Hürriyet'te yer alan açıklamasına göre, "Türkiye sigortacılık sektöründe 2009 ve önceki döneme baktığınızda yabancı sermaye yüzde 15-20'lerde seyrederken bugün geldiğimiz noktada yabancı sermaye oranı yüzde 80'lerin üzerine çıktı."

TVF İLE KRİTİK ADIM ATILDI

Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Berat Albayrak'ın göreve gelmesiyle yapısı dönüştürülen ve salt bir borçlanma fonu olmaktan çıkarılıp yerlileştirme yatırımlarına öncülük ederek, kamunun girişimci rolüyle sahada yer almasını sağlayacak Türkiye Varlık Fonu (TVF) geçen günlerde kritik bir adım attı. Kamu bankalarının sahibi olduğu sigorta, hayat ve emeklilik şirketleri tek çatı altında birleştirildi. Dün Beştepe'de düzenlenen törende kamu sigorta şirketinin Türkiye Sigorta AŞ, üç kamu hayat emeklilik şirketinin de Türkiye Hayat Emeklilik AŞ çatısı altında birleştirildiği açıklandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Bakan Albayrak, TVF Genel Müdürü Zafer Sönmez ve çok sayıda bakanın katıldığı toplantıya Aydınlık olarak davet edildik. Ancak zaman kısıtı nedeniyle katılamadık. Toplantıda konuşan Bakan Albayrak, sigortacılık sektörünü arzu edilen seviyeye ulaştırmak amacıyla, Yeni Ekonomi Planı'nda da yer alan hedefler çerçevesinde önce Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunu (SEDDK), sonra yüzde 100 Hazine sermayeli olarak Türk Reasürans AŞ'yi (Türk RE) kurduklarını anımsattı.

PİYASAYI YÖNLENDİRECEK

Albayrak, bu iki temel reform hamlesinden arzu edilen verimin alınabilmesi için zincirin bir diğer kritik halkası olan piyasa yönlendirici, güçlü ve lider bir sigorta şirketinin kurulmasının da çok önemli olduğunu belirterek, "İşte, kamu sigorta ve emeklilik şirketlerinin birleşmesinden doğan Türkiye Sigorta, bu reformist hamlelerin en önemli halkalarından birisi olacak. Kamunun gücü, Varlık Fonu'nun sağlayacağı güvenle Türkiye Sigorta, sektöre yön verebilecek, kar güdüsünün yanında kamu ekonomik vizyonunun bir parçası olarak bölgesel ve küresel rekabette güçlü bir piyasa oyuncusu olacak inşallah" dedi. Yukarıda belirttik sektörde yabancı sermaye oranı yüzde 80'ler düzeyinde. Elbette primler ve pazar payı anlamında bu kadar etkinlik söz konusu değil. AA'nın haberine göre yabancı sermayenin doğrudan veya dolaylı payının yüzde 50’den fazla olduğu şirketlerin yabancı olarak addedildiği bir yaklaşımla şirketler sermaye yapılarına göre sınıflandırıldığında, sektörde 25 yerli, 38 yabancı şirket bulunuyor. Geçen yıl sonu itibarıyla yabancılar toplam sermayenin yüzde 66.5’ine sahipken, toplam primin yüzde 53’ünü ürettiler. Kamunun primlerdeki payının yüzde 20'ler düzeyinde olduğu biliniyor. Türkiye Sigorta Birliği'nin Temmuz 2020 verilerine göre kamu şirketlerinin payı elementerde yüzde 13.7, hayat sigortasında yüzde 30 (kredi kullanımı payı artırıyor), emeklilikte ise yüzde 21.2 düzeyinde. Albayrak'ın açıklamalarına göre kamunun payı artırılarak, tıpkı kamu bankalarının zor dönemde ekonomiyi sırtlaması gibi sigortacılıkta da kamunun etkisi hissedilecek.

HALKIN TASARRUFLARI MİLLİ ELLERDE

Toplantıda konuşan TVF Genel Müdürü Zafer Sönmez, "Bugün Türkiye'de tasarrufun gayri safi milli hasılaya (GSMH) oranı yüzde 25 civarındadır. Orta-üst gelir seviyeli ülkelerde bu oran yüzde 35'tir. Daha çarpıcı olması açısından Çin'de bu oran yüzde 50'nin üzerindedir" diyerek, "Sayın Bakanımızın liderliğinde Yeni Ekonomi Planı'nda da bahsedildiği üzere sigorta sektöründeki penetrasyonu artırmak, bankacılık dışı finansal sektörün payını önemli şekilde yükseltmek, Türkiye'nin tasarruf bazını artırmak ve önce bölgesel, sonra küresel sigorta lideri şirketi oluşturmak amaçlarıyla çıktığımız yolda bugün önemli bir dönüm noktasına gelmiş bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Benli ise Türkiye Sigorta'nın 38 bölge, 2 bin 620 çalışan ve 15 milyon müşteriye hizmet veren Türkiye'nin en büyük sigorta ve emeklilik şirketi olduğunu belirtti. Benli'nin şu vurgusu ise oldukça önemliydi: "Yerli ve milli yatırımlara teminat vererek daha da parlak bir gelecek inşasında Türkiye'nin gururlu ve dik duruşunda Türkiye Sigorta olarak yerimizi alacağız."

YARATILACAK SİNERJİ KALKINMAYA DESTEK OLACAK

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Türkiye Reasürans Anonim Şirketini kurarak bu yönde iki kritik adım attık. Kamu sermayeli sigorta şirketlerinin tek çatı altında birleştirilmesi ile bu sürecin eksik kalan yanını da tamamlamış oluyoruz. Ziraat Sigorta, Halk Sigorta, Güneş Sigorta, Ziraat Emeklilik, Halk Emeklilik ve Vakıf Emeklilik bundan sonra yollarına Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik çatısı altında devam edecekler. Böylece 38 bölge ve 2 bin 620 çalışanla, şimdilik, 15 milyon müşteriye hizmet veren ülkemizin en büyük sigorta ve emeklilik şirketini tesis ediyoruz. Bu büyük birleşme ile Türk sigortacılık sektörünü çok daha organize, çok daha rekabetçi bir yapıya kavuşturduğumuza inanıyorum" dedi.

Erdoğan, ayrıca atılan bu adımın sadece sigortacılık sektörüne değil finans piyasasına ve reel ekonomiye de önemli katkılarının olacağını belirterek, "Türk sigorta ve emeklilik sektörü ne kadar yüksek düzeyde fon biriktirirse ülkemizin büyümesine ve kalkınmasına o derece destek verecektir. Özellikle hayat sigortaları ve emeklilik sistemi uzun dönemli ve düşük maliyetli fon birikimine katkı sağlayan temel araçlardır. Devletin desteği ve teşvikiyle fon tutarı 154 milyar liraya ulaşan Bireysel Emeklilik Sisteminde yapılacak atılımlarla reel sektöre uzun vadeli ve düşük maliyetli büyük bir kaynak sağlanabilecektir. Birbirini tamamlayan kamu sermayeli 6 köklü kurumumuzun faaliyetlerinin tek çatı altında toplanması bu şirketlerin verimliliğini artıracak, maliyetleri düşürecek, sektöre yeni bir dinamizm kazandıracaktır" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın vurgularına işaret eden Aydınlık Yazarı, ekonomist Hakan Topkurulu, ülkenin fonlarının kamu bankalarında toplanarak, reel sektöre aktarılacağını ve kamunun yapacağı yatırımların kaynağı olarak kullanılacağı mesajının verildiğini söyledi. Topkurulu, "Bu birleşme bir sinerji yaratacak ve kamu bankalarında fon yaratılması ve bunlar aracılığıyla reel sektörde kullanılması sağlanacak" dedi.

t

Bunlar da İlginizi Çekebilir