Açıklanan 2019 yılı Ekonomik Reform Paketi’nde tarıma ilişkin hedef ve programı incelediğinizde bu paketin sanayileşme için tarımın ne kadar önemli olduğunun farkındalığını göremiyorsunuz.

SERA A.Ş KURULACAK

Tarım Kredi Kooperatifi ortaklığı ile taze meyve sebze pazarında, enflasyonla mücadele kapsamında dengeleyici unsur olma amacıyla Sera A.Ş. kurulacak.

Bu ortaklık 2019’da iki bin hektar orta vadede beş bin hektar sera üretimi yaparak sera üretiminin yüzde 25’i bu şirket eliyle yapılmış olacak.

Hedef bu. Peki, bu ne anlam ifade ediyor? Ona bakalım.

Bu şirketi kooperatifçilik temeline oturtmakla tarım sorununu çözmüş olmasınız. Bu şirketin tanzim satış mağazalarından ne farkı olacak ? Üstelik AKP iktidarı 54. Hükümet döneminde Gıda ve Tarımsal Ürün Fiyatlarının İzleme ve Değerlendirme Komitesi kurmuştu. Bu komitenin temel görevi ise gıda ürünleri sebebi ile oluşan enflasyonist baskının kontrol altına alınması idi. Amaç erken uyarı sistemini devreye sokmaktı.

Bu komite nerede? Erken Uyarı Sistemi’ne ne oldu?

KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK HAMLESİ

Ülkemizde gerek sayı gerekse beslendiği alanların genişliği bakımından ilk sırayı

küçükbaş hayvan yetiştiriciliği alır. Ülkemiz doğal koşullarına çok iyi uyum sağlayan

küçükbaş hayvanlar, nemi sevmediğinden Doğu Karadeniz Bölgesi dışındaki

hemen hemen her bölgemizde beslenirler. Ülkemizde en çok yetiştirilen küçükbaş hayvan ise koyundur.

Pakette 47 milyon olan küçükbaş hayvanın dört yıl içinde 100 milyona çıkartılacağı gibi hayal veya çok iddialı bir hedef var. Yılda 12 milyon küçükbaş hayvan yetiştirilmesi demek. Bunun yem-hastalık-aşı-besicilik gibi etkenleri ziraatçılara bırakırsak ekonomik açıdan baktığımızda bunu olanaksız görüyoruz.

Nasıl mı?

1- Yıllardan beri koyunlar ırksal olarak verimsizdir. Koyunlardan elde edilen ürünler de verimsiz olmakta ve pazarda yer bulamamaktadır.

2- Meralar azalmıştır.

3- Çobanlık mesleği neredeyse tarihe karışmaktadır. Ağılda (entasif) yetiştiricilik ise keçiler için bir üretim biçimidir.

4- Koyunyününe olan talep, suni elyafın çok ucuza ithal edilmesi nedeniyle çok azalmıştır.

5- Düşük miktarda üretilen koyun sütü büyük ölçüde kuzulara içirilmekte, geriye kalanı ise mandıralarda peynir üretiminde değerlendirilmektedir. Yani koyun sütü üretimi de oldukça azalmıştır.

6- Gençlerin kentlere göçü nedeniyle köylerde kalan nüfus yaşlı nüfus zor iş olan koyunculukla uğraşamamaktadır.

SANAYİLEŞMEK İÇİN TARIM

Pakete bir bütün olarak baktığımızda kalkınma için atılacak adımları göremiyorsunuz. Daha çok borç ve likidite sorunlarına çözüm arayan ve temel kalkınma yolunu göstermeyen bir program. Bunun bir kanıtı da tarımla ilgili hedeflerin cılızlığı.

Oysa sanayileşmenin kalkınma için tek yol olmadığı ve birçok ülkede temelde gıda ve hammadde üretim ve ihracatına dayalı yüksek bir yaşam standardı elde edilerek kanıtlanmıştır. Örnekler: Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada, Danimarka ve İsveç.

EDEN SANAYİLEŞMEK İÇİN TARIM?

1- Tasarruf kaynağını sağlaması

Tarımda verimliliği yükseltmek ve sağlanan üretim artışından vergiler ve gönüllü tasarruflarla sanayiye kaynak aktarmak tarımın sanayiye katkısı bakımından çok önemlidir.

2- Döviz kazancı tarımdan gelmeli

Sanayinin ihtiyacı olan makine-ekipman ve ara malı için dövize ihtiyaç vardır. Bu dövizler tarım ürünlerinin ihracı ile sağlanır.

Oysa ülkemiz dünyayı doyuracak güçte iken tarımsal ürün ithal etmektedir.

3- Gıda ve hammadde kaynağı tarımda var

Sanayinin kullandığı hammadde ile sanayi kesiminde çalışan işgücünün ve kentlerde yaşayan tüketici halkın gıda maddeleri ihtiyaçları da tarım üretiminin artırılması ile karşılanabilir.

4- İşgücü temini kırsal kesimde bol

Sanayinin ihtiyacı olan işgücü daha çok kırsal alanlarda yaşamaktadır. Gerçi sağlıksız kentleşme ile bu tersine dönmekte ve Anadolu boşalmaktadır. Ancak yine de köyler, beldeler, kasabalar sanayi için işgücü kaynağı olmaya devam ediyor.

5- Sanayi ürünlerine talep kırsalda

Sanayi ürünlerini talep edenler arasında yer alan kırsal nüfus sanayi için vazgeçilmez piyasa durumundadır.

6- Huzur ve güven tarım alanlarında

Anadolu kültürü, gelenek ve görenekleri ülkemizde barışın ve huzurun teminatıdır. Huzur ve istikrar da sanayileşmek için gerekli olan koşullardan biridir. Bu nedenle tarımsal nüfus değerli bir ekonomik etmendir.

TARIM DA SANAYİ DE GELİŞSİN

Genel olarak sanayileşme geliştikçe milli gelir içindeki tarımın payı azalır. Burada önemli olan milli gelirin sağlıklı ve sürekli büyümesidir. Tarımın nispi payı azalsa da tarım geliştirilmelidir.

Maalesef paket tarımda gelişmenin ışığını bize göstermiyor. Bakalım Tarımda Milli Birlik Projesi bize umut verecek mi?

Not: Gıda ve yeni hal yasası düzenlemelerini ayrı bir yazıda ele alacağız.

Aydınlık