Perşembe günü düzenlenecek olan AB zirvesinde görüşülecek başlıca konu 'korona tahvilleri' olacak. Bu hisseler sayesinde Kovid-19'a karşı mücadelenin finanse edilmesi ve üye ekonomilerinin yeniden inşasının sağlanması hedefleniyor.

EURONEWS

Korona tahvilleri, AB üyesi ülkelerin piyasaya sürdüğü ortak borçlanma senetleri olarak tanımlanıyor. Ortak olacak fonların kaynağının Avrupa Yatırım Bankası tarafından karşılanması planlanıyor.

AMAÇ BORÇ YÜKÜNÜ PAYLAŞMAK

AB üyesi 9 ülke bu tür tahvillerin tüm Avrupa Birliği geneline sunulmasını istiyor. İspanya, İtalya, Fransa, Belçika, Lüksemburg, İrlanda, Portekiz, Yunanistan ve Slovenya'nın perşembe günü yapılacak AB zirvesi öncesi ortak kaleme aldığı mektupta Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel'den "Piyasalardan fon elde edebilmek için bir Avrupa kurumunun piyasaya sürdüğü ortak bir borçlanma aracı üzerinde çalışılması" isteniyor.

Bu 9 ülkenin ulusal borç yüklerinin de paylaşılması isteğine ise kuzey Avrupa ülkeleri soğuk bakıyor. Almanya, Hollanda, Avustruya ve Finlandiya'dan oluşan bu dörtlü, aynı zamanda vergi planları konusunda da en muhafazakar birlik üyeleri.

Örneğin Almanya yıllar boyunca hiçbir şartta devletin borçlanmasına imkan tanımayan bir 'borçlanmayı frenleme politikası' güttü. Fakat şubattaki koronavirüs krizine karşı bu kuralı uygulamayı bırakacağını açıkladı. Bu karar Almanya politikası açısından büyük bir değişiklik anlamına gelse de ülkenin "korona tahvilleri"ni kabul edeceği anlamına gelmiyor.

'TAHVİLLERİN YANIT OLMASI DÜŞÜK BİR İHTİMAL'

Perşembe günü videokonferans yoluyla düzenlenecek Avrupa Birliği Zirvesi'nde AB Konseyi'nin bu tür bir borçlanmaya 'yeşil ışık' yakması beklenmiyor. Hatta zirve öncesi Almanya ve Hollanda'nın "Korona tahvilleri"ne karşı muhalefette bulunduğu belirtiliyor.

Borçların paylaşılması bu dört ülke için tabu olmayı sürdürüyor. Ortak tahvillerin piyasaya sunulması geçmişte de Avrupa Birliği üyeleri arasında anlaşmazlık yaşanan konulardan biriydi.

2010-2012 arasındaki Avrupa ülkelerindeki kamu borcu krizi sırasında Fransa ve İtalya ortak "Eurobonds" yayınlama fikrini desteklerken, Almanya AB üye devletlerinin mali durumlarını düzenli tutmaları için bireysel sorumluluğa işaret ederek bu fikre şiddetle karşı çıkmıştı.

ALTERNATİF: EURO BÖLGESİ KURTARMA FONU

Avrupa Birliği üyelerinin diğer bir seçeneği de 2008 mali krizi sırasında oluşturulan ve mali yardım veren Avrupa İstikrar Mekanizması'nın (ESM) sağladığı Euro bölgesi kurtarma fonunu kullanmak.

AB üyesi tüm ülkeler bu mekanizmanın sağladığı krediyi tahsis edebilecek ve 2012 krizinde oluşturulan ancak henüz kullanılmamış olan Avrupa Merkez Bankası'ndan özel, sınırsız tahvil alım programı almaya hak kazanacak.

Avrupa Merkez Bankası (AMB), Euro bölgesindeki finansal şartların bozulmaması için 2020 sonuna kadar 1 trilyon eurodan fazla özel ve kamu borç tahvili satın almayı planladığını açıkladı. AMB Başkanı Christine Lagarde ayrıca Avrupa Birliği'nden "Korona tahvilleri"ni piyasaya sunmayı gözden geçirmelerini de istedi.

KAYIPLARI ÖZEL SEKTÖR DEĞİL AB DEVLETLERİ ABSORBE ETMELİ

Avrupa Merkez Bankası eski başkanı Mario Draghi, Avrupa devletlerini koronavirüs krizinden kaynaklanan piyasa kayıplarını "absorbe etmeye" çağırdı.

Draghi çarşamba günü yaptığı açıklamada, "Özel sektörün maruz kaldığı gelir kaybı ve bütçe açığını azaltmak için alınan borç, nihayetinde hükümetlerin hesap özetinde tamamen veya kısmen absorbe edilmelidir" dedi.

Virüsün etkilerini Birinci Dünya Savaşı ile karşılaştıran Draghi, "bu ekonomik şok"un nedeninin de özel sektör olmadığını ve oluşacak mali yükü de sırtlanmaması gerektiğini sözlerine ekledi.