Bizim  Vakfı'nın başkanı olan ve bu vakfın kurucusu olduğu eski  mütevelli heyet başkanı olan , vakıf ve üniversite kaynaklarını haksız olarak kendine ait ya da bağlantılarının bulunduğu şahsi şirketlere aktardığı iddiasıyla 2016'da mahkeme kararıyla görevinden alınarak yerine kayyum atamıştı.  da, Haliç Üniversitesi'nin faaliyet iznini 1 yıl süreyle durdurmuş ve yönetimini 'ne devretmişti. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından 13 Mayıs 2019'da düzenlenen raporda, Topçuoğlu'nun Haliç Üniversitesi üzerinden usulsüz işlemler yaptığı ileri sürülmüştü.

YÖK'TEN SUÇ DUYURUSU
Rapor ardından, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), Mansur Topçuoğlu ve diğer kişiler hakkında üniversite aleyhine gerçekleştirdikleri eylemler için savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Başlatılan soruşturmada bilirkişi, Topçuoğlu'nun zimmetine 40 milyon TL geçirdiğini ileri sürmüştü.  Mali Şube ekipleri geçtiğimiz Cuma günü Mansur Topçuoğlu, baldızı Ceylan Aksoy, kardeşleri Remzi Topçuoğlu, Safa Topçuoğlu ve avukat Mustafa Korkut Hazinedar'ı gözaltına aldı. Emniyet işlemlerinin ardından 6 şüpheli pazartesi günü tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

EMNİYETTE SUSMA HAKKINI KULLANDI
Emniyette susma hakkını kullanan Mansur Topçuoğlu, İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'nde verdiği ifadesinde kendisine kumpas kurulduğunu ileri sürdü. Halen Haliç Üniversitesi'nin mütevelli heyeti başkanı olduğunu söyleyen Topçuoğlu, "Heyet başkanı olarak yeniden seçildim. Ancak kayyum tek başına bir genel kurul yaparak üye olmayan kişilerle üniversiteye başka bir mütevelli heyeti seçti. Ben asliye hukuk mahkemesinden heyete üye olmayan kişilerce genel kurul toplantısı yapılamayacağına dair tedbir kararı aldırdım. O kararı üniversite yönetimine tebliğ ettim. Gözaltına alınmamış olsa idim haftaya yapılacak toplantıya icra ile giderek heyet başkanı olarak çıkacaktım' dedi.

İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Topçuoğlu ifadesinin devamında, "Öğrencilerin ödemelerinin benim şahsi hesabıma gönderilmesi mümkün müdür? Zimmet adı altında menfaat temin etmeyi bırakın Haliç Üniversitesi'ne kefil olmam nedeniyle kendi mal varlıklarımdan borçlarını ödüyorum. Gayrimenkullerim, arabalarım hacizlidir. 12 milyon 311 bin TL alacaklısı olduğum senet ile ilgili ağır ceza mahkemesinde yargılamam devam etmektedir" dedi. Kayyumun görevini kötüye kullandığını ileri süren Topçuoğlu, "Kayyum şikayeti üzerine buradayız. Suçlamaları kabul etmiyorum. Kayyum görevini kötüye kullanmasını örtbas etmek için hakkımda asılsız suçlamalarda bulunmuştur" şeklinde konuştu.

KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU
Topçuoğlu, "İstanbul üniversitesi görevlilerinin mal varlıklarındaki artışları araştırmam ve usulsüzlükleri ortaya çıkarmamam için bu tür suçlamalara maruz kaldım. Ben zimmet suçunu kabul etmiyorum" dedi. Topçuoğlu'nun avukatı ise vakıf yöneticilerinin kamu görevlisi olmadığına dair birçok mevzuat bulunduğunu belirterek, "Özel üniversite yöneticileri kamu görevlisi sıfatında değildir. Kamu görevlisi olmayan bir kişinin bu sıfata büründürülüp tutuklanmaya sevk edilmesi yanlıştır. Müvekkilim suçsuzdur, serbest bırakılsın" ifadelerini kullandı.

TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
Hakimlik, Vakıf Yüksek Öğretim kurumları yönetmeliği kapsamında kamu kurumu çalışanı olan Mansur Topçuoğlu, baldızı Ceylan Aksoy, Mustafa Korkut Hazinedar, Remzi Topçuoğlu ve Safa Topçuoğlu'nun 'zimmet' suçundan tutuklanmasına karar verdi. Kararda, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016 yılında kayyum ataması Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı Başkanı ve Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Mansur Topçuoğlu'nun vakıf ve üniversite üyeliğinin sonlandığı belirtildi. Buna rağmen 2017'de üniversitedeki sıfatı ile bir kısım mahkeme ve icra müdürlüklerinde avukat olarak yer aldığı anlatıldı.

İŞTE KARAR…
Mansur Topçuoğlu'nun baldızı Ceylan Aksoy'a ait olan Teras Gıda Ltd. Şti. şirket çalışanlarının ücretinin Haliç Üniversitesi banka hesabından yapıldığı, öğrenci ücretlerinin okul hesabına değil avukat Mustafa Korkut Hazinedar'a ait bir hukuk bürosunca tahsil edildiği fakat ödemelerin üniversite hesabına geçirilmediği belirtildi. Topçuoğlu'nun şahsına ait olan Yeni Yüzyıl gazetesinin tüm demirbaşları üniversite tarafından alındığı ve çalışan 140 kişinin ücretinin de Haliç Üniversite'si tarafından ödendiği de belirtildi.

.