Süleymanoğlu ‘FETÖ’yü reddettim kafayı bana taktılar’ demişti

Fetullah Gülen'in “Hiç sevmem” diye bahsettiği efsane halterci Naim Süleymanoğlu, geçen yıl verdiği röportajda, "Beni sohbetlerine çağırdılar. Toplantılarına gitmeyince beni hedef seçtiler" demişti. Süleymanoğlu, MİT'çi bir akrabasının da 1990'da Fethullah Gülen'i tokatladığını ifade etmişti.


'İYİKİ SEVMEMİŞ BENİ. BEN DE KENDİSİNİ HİÇ SEVMEDİM'

Süleymanoğlu, Gülen'in kendisi için, 'naim ol' dediğini hatırlatarak, "Beni hiç sevmediğini beyan etmesi benim açımdan çok hayırlı. İyi ki sevmemiş beni. Ben de kendisini hiç sevmedim. TSK'daki darbeciler halkın üzerine kurşun yağdıracak kadar alçaklaşmış. Türk askeri vatandaşının üzerine tank sürmez, TBMM'yi bombalamaz. Bunlara asker demek TSK'daki namuslu askerlere hakaret olur" dedi. 15 Temmuz gecesi İstanbul'da annesinin evinde olduğunu kaydeden Süleymanoğlu, üzerilerinden 3 jet geçtiğini ve deprem olduğunu zannederek dışarı fırladıklarını söyledi. Dünya ve olimpiyat şampiyonu Naim Süleymanoğlu şöyle devam etti:

MİT'Çİ AKRABAM GÜLEN'E TOKAT ATTI

Gülen, 1990'da aranırken Burdur'da yakalanıp İstanbul'a getiriliyor. MİT'in Beşiktaş Yıldız'daki merkezinde sorguya çekiliyor. Onu sorgulayan da, şu an emekli olan MİT'çi bir akrabam. İfadesinde 'Şeker ve tansiyon hastasıyım' demiş. Bir süre sonra da Ankara'dan gelen bir telefonla serbest bırakılmış. Benim akrabam da birkaç tokat vurmuş. Akrabam olduğunu öğrenince bana karşı olumsuz haberler yaptırmaya başladı.

'SEÇİLMEMİ ENGELLEDİLER'

"Zirvede olduğum bir dönemdi. Hem dünya hem de Türkiye'de adım hemen her gün gazetelerde yer alıyordu. Benimle temasa geçmeye çalıştılar. Ben hiçbir zaman yanlarında olmadım. MİT'teki akrabam da, 'Sakın bunlarla işin olmasın, başın ağrır' diyerek beni uyardı. Çok kişi geldi. Beni de kullanacaklardı. Ancak benden yakınlık göremediler. Beni de hep kötü göstermeye çalıştılar. Uluslararası Halter Federasyonu'nun 2000 yılında Atina'da yapılan seçiminde yönetim kuruluna seçildim ve asbaşkan oldum. 4 yıl görev yaptım. 2004'te İstanbul'da yine seçim yapıldı. 130 ülkeden gelen delegelerin bütün masraflarını FETÖ karşıladı. Baskı sonucu beni aday göstermeyip, seçilmemi engellediler. Beni tanımıyormuş veya sevmiyormuş. Hiç önemli değil. Beni dünya tanıyor. Türkiye'ye kazandırdığım madalyalar ortada. Kendisi ne yaptı? Türkiye'ye zarar verdi. İsmini bile ağzıma almak istemiyorum. Ben ülkem için çok fedakarlık yaptım. Kendi ise Türkiye'ye zarar verdi..."

KİMSE İNKAR ETMESİN

"1990'lı yıllar Türk sporunun zirveye ulaştığı dönemlerdi. Spor camiasından bunlarla direkt veya dolaylı olarak çok sayıda insan o gün de sohbetlere gidip, yakınlık gösteriyordu. Beni hem koruma polisim hem de devletin önemli yerlerinden vatansever tanıdıklarım, 'Sakın toplantılarına katılma. Dikkatli ol. Sen şimdi gündemdesin. Dünya, Türkiye seni konuşuyor. Bunların şovuna alet olma' diyerek uyardılar. FETÖ toplantılarına katılmadığım için beni hedef seçtiler. İlerleyen dönemlerde koruma polisim alındı. Yakınlarıma ve arkadaşlarıma her zaman, 'Beni cezalandırmak FETÖ'nün haddi değildir' dedim. Önemli yerlerde yöneticilik yapmamı engellediler. İlerlememi, daha iyi konumda olmamı istemediler. Zirvede olduğum bir dönemde tekliflerine hayır deyince bana kafayı taktılar."