Bazı doktorlar bu konuyu şikâyet ettiklerini ve NHS’nin ırkçılığa karşı sıfır toleransı olduğunu belirtmesine karşın hiçbir soruşturma açmadığını, üzerinde durmadığını ve hiçbir önlem almadığını söylüyorlar


DR. BERNA BRIDGE / OXFORD

Birleşik Krallık Milli Sağlık ÖrgütüNHS ırkçılık suçlamaları ile yankılanıyor. BBC’nin haberine göre Birleşik Krallık’ta görev yapan iki binden fazla doktorun katıldığı bir anket yapıldı. Anket sonuçlarına göre, etnik azınlık olarak nitelenen Müslüman, Pakistanlı, Hintli, Çinli ve Afrika kökenli doktorların yüzde 75’i geçen iki yıl içinde en az bir kere ırkçılıkla karşılaştığını, yüzde 17,5’u da sürekli ırkçılıkla karşılaştığı belirtiliyor. NHS ise ırkçılığa sıfır toleransları olduğunu ileri sürüyor.

Dr. Chaand Nagpaul, ırkçılığın doktorlar kadar hastaların da sağlığını olumsuz etkilediğini, birçok değerli doktor ve sağlık çalışanının meslekte adil bir şekilde yükselmesinin önünü kestiğini, doktorların psikolojisini de bozduğunu belirtiyor. Dr. Nagpaul BBC’ye “NHS’de çalışan herkesin eşit muamele görmeye ahlaki açıdan gereksinimi ve hakkı var” diyor.

YÜZDE 70’İ ARTIK ŞİKÂYET BİLE ETMİYOR

NHS’de çalışan 123 bin doktorun yüzde 40’ı etnik azınlık olarak nitelenen gruptan oluşuyor, oysa genel nüfusta, etnik azınlık yalnızca yüzde 13,8. Ancak etnik azınlık kökenli doktorlara göre NHS içinde “biz ve onlar” şeklinde bir ayrımcılık var. Doktorlar ortamda toksik (zehirli) bir hava olduğunu, meslektaşlarından orantısız şikâyetler aldıklarını ve sık sık ırkçı söylemlerle karşılaştıklarını, hatta bazen fiziksel saldırıya uğradıklarını belirtiyorlar.

Bazı doktorlar bu konuyu şikâyet ettiklerini ve NHS’nin ırkçılığa karşı sıfır toleransı olduğunu belirtmesine karşın hiçbir soruşturma açmadığını, üzerinde durmadığını ve hiçbir önlem almadığını söylüyorlar. Sonuçta, ırkçılıkla karşılaşanların yüzde 70’i şikâyet etmekten vazgeçiyor. Bir siyahi doktor ırkçılıkla karşılaştığında şikâyette bulunduğunu ama şikâyetinin ciddiye alınmadığını belirtiyor. Benzer birçok öykü var.

NHS Tıbbi Direktörü Dr. Nikki Kanani de ırkçılığın ciddiye alınması gerektiğini belirtiyor. “Son yazılan eşitlik raporu (2020) birçok alanda ilerleme olduğunu gösteriyor ama kimsenin ırkçılık, önyargı ve ayrımcılık ile işyerinde karşılaşmaması gerekli ve NHS bunu çok ciddiye almalı” diyor.

ŞİKÂYET GİRİŞİMİNE GÖZDAĞI

Hindistan kökenli şimdi Dubai’de çalışan göğüs hastalıkları doktoru Dr. Jagadish Nanjappa da BBC’ye “2012 yılında, genç bir doktor olarak NHS’de çalışırken çok aşağılandım. Süpervizörüme bir soru sorduğumda, o hastaların, diğer doktorların ve hemşirelerin önünde bana bağırmaya başladı” diyor. Yıl bittiğinde aynı süpervizör Dr. Nanjappa’nın yılı başarıyla tamamladığını onaylamamış, yılı tekrar etmesini istemiş. Dr. Nanjappa bu konuyu süpervizörün bir üstüyle konuşmak istediğinde ise “Bu camia ufak bir camia, eğer şikâyet edersen daha sonra uzman doktor olarak iş bulamayabilirsin” diye kendine gözdağı verilmiş.

Daha sonra da iş bulamamış ve bunu ırkçılık olarak izah ediyor. “Eşim ilk defa beni ağlarken gördü ve doğru olmayan bir şeyler olduğunu o da fark etti” diyor. Bu sorun yalnızca genç azınlıklar tarafından yaşanmıyor, aynı zamanda tecrübeli doktorlar da yaşıyor. Asyalı bir cerrah da benzer bir ayrımcılıkla karşılaştığını söylüyor. “Her gittiğim hastanede ırkçılıkla karşılaştım. İngiliz meslektaşlarımıza oranla 200 kat daha iyi olmamız gerekliliğini hissettim” diye ekliyor.

Irkçılık örtülü ve açık olarak iki şekilde yapılıyor. Açık ayrımcılık ve ırkçılıkta açık olarak bağırıp çağırma, aşağılama, alay etme, meslekte yükselmenin engellenmesi varken örtülü ayrımcılık ve ırkçılıkta görmezden gelme, yokmuş gibi davranma yani dışlama, gerekli bilgileri saklama gibi kanıtlanması daha zor tutumlar öne geçiyor.

NEDEN ÜLKENE DÖNMÜYORSUN?

Asyalı cerrah da bir doktorun ona neden Hindistan’a dönmediğini sorduğunu belirtiyor. Benzer bir yakınmayı ben Oxford’da genç bir Türk doktordan da duydum, süpervizörünün ona Türkiye’ye dönmesini söylediğini ve çeşitli eziyetlere maruz kaldığını, şikâyetlerinin dikkate alınmadığına bizzat şahit oldum.

Asyalı cerrah bir ara ırkçılık nedeniyle işini kaybetme noktasına geldiğini söylüyor. “Genç bir doktora eğitim veriyordum ve bir hata oluştu ama hastanın yaşamını kurtardım. Benzer hataları beyaz doktorlar da yapıyor hatta bazıları hastalarını kaybediyor ancak ben kaybetmediğim halde benim hakkımda soruşturma açıldı, onlar hakkında açılmadı. Soruşturma dört yıl sürdü ve sonunda aklandım ama bu dört yıl içinde birçok ameliyattan menedildim” diye karşılaştığı ırkçılığı net bir biçimde açıklıyor.