Çin’in ABD’nin haber alma elemanları için kullandığı sisteme sızarak CIA ajanlarını ifşa ettiği öğrenildi. 30’dan fazla ajanın deşifre edildiği operasyon ABD istihbaratının en büyük hezimetlerinden birisi olarak tarihe geçti.

Türkiye’deki ajanlık faaliyetleri zora giren ABD’nin Çin’de de büyük hezimet yaşadığı ortaya çıktı. Foreign Policy dergisi, Çin’in 2010-2012 yılları arasında CIA’yı ülke içinde nasıl deşifre ettiğini kamuoyuna açıkladı. ABD merkezli dergiye konuşan yetkililer 30 ajanın ifşa edildiği operasyondan sonra tramva yaşadıklarını itiraf ederek “Kendimizi dokunulmaz sanıyorduk” ifadelerini kullandı.

Dergiye göre, ABD’nin ülke içindeki kullandığı ajanları satın alan Çin yönetimi asıl büyük başarıyı CIA’nın iletişim ağına sızarak yakaladı. Pekin’in ABD adına çalışan Jerry Chun Shing Lee isimli ajanı milyarlarca dolara satın aldığını anımsatan Foreign Policy, siber operasyonun perde arkasına dair ise şu ayrıntıları paylaştı:

PROGRAMA SIZDILAR

“İstihbarat açığı ortaya çıktığında CIA ve FBI neyin yanlış gittiğini ortaya çıkarmak için soruşturma ekibi kurdu. Eski bir ABD’li yetkilinin söylediğine göre soruşturma ekibi hezimete yol açan 3 potansiyel neden tespit etti. Bunlar; muhtemel bir ajanın CIA’nın ülke içindeki ağına dair Çin otoritesine verdiği bilgiler, kimi CIA ajanlarının saflığı ve bunun Çin tarafından tespit edilmesi ve iletişim ağına sızılması. Soruşturma ekibine göre tüm bunların birleşmi ajan ağının ifşasına yol açtı.

Sonuç olarak ABD karşı istihbarat yetkilileri eski CIA ajanı Lee’nin Pekin’in haber alma elemanı olarak çalıştığını tespit etti. Ancak, eski bir ABD’li yetkilinin söylediğine göre sadece Lee’nin ihaneti 2011 ve 2012 yılında Çin’de ortaya çıkan zararı açıklamaz. Bu gerçek Çin’in CIA’nın haber alma elemanları ve onların yöneticilerinin kullandığı sisteme ‘misafir’ olduğu teorisini pekiştirir.

CIA yeni bir kaynakla çalışmaya başladığı zaman genelde onların çifte ajan olma ihtimaline karşı ‘geçici’ bir iletişim sistemi kullanır. İki Amerikalı yetkilinin söylediğine göre bu sistem Çin’de internet tabanlı ve bilgisayarlardan ulaşılacak şekilde kullanıldı. Bu ‘geçici’ sistem istihbarat yekililerinin istediği bu uygulamayı silmesine izin verir ve aynı zamanda işlerin kötü gitmesi durumu göz önüne alınarak ana sistemden ayrılmıştır.

Her ne kadar aynı kodlama sistemini kullansalar da ‘geçici’ ve ‘ana’ sistem Çin’de kesin olarak birbirinden ayrılmalıydı. Teoride, geçici sistem tespit edildiğinde ya da Çin istihbaratı buraya sızdığında ana merkezin halen korumalı olmasını öngörür. Ancak, CIA’nın geçici sistemi teknik bir arıza verdi: CIA’nın ana iletişim programına bağlandı.

Bu tespit edildiğinde CIA ve FBI geçici sistemdeki açıkları tespit etmek için nüfuz testi uyguladı. Siber uzmanlar geçici sistemdeki kaynakların daha geniş bir iletişim mekanizmasına ulaşabildiğini tespit ettiler. ABD’li bir yetkilinin söylediğine göre CIA iki sistem arasına duvar örme konusunu batırmıştı.”