Hazırlayan: Beyhan Korkman

‘STRATEJİK SEKTÖRLERDEKİ ÖZELLEŞTİRMELERİ YENİDEN ELE ALMALIYIZ’

FUAT UĞUR TÜRKİYE

Çin’in stokçulara, karaborsacılara verdiği ağır cezaları biz verebilecek miyiz? Bir başka gerçek daha. Çin’in en büyük 20 şirketi, devlet şirketleri. Bilişim, teknoloji, banka gibi stratejik alanlardaki şirketler bunlar. Ülkedeki üretimin yüzde 40’ı hâlâ devlet fabrikaları tarafından gerçekleştiriliyor. Galiba stratejik sektörlerdeki özelleştirmeleri yeniden ele almalıyız. Ekonomi ve piyasada devlet rehberliği esas alınıyor. Kontrollü kambiyo rejimi var. Yani döviz kurlarındaki anarşiye izin verilmiyor ve bu da özel sektörün önünü görmesini sağlıyor. Tüm bunların hangisi Türkiye’ye uygun? Çin’de asgari ücret 2590 yuan. Türk Lirası olarak 5180 lira. Düşük gibi gelebilir ama enflasyon yüzde 5. Üstelik Çin satın alma gücü bakımından dünya birincisi. Wang Fei haklı, Türkiye daha avantajlı. Misal su kaynakları Çin’e göre daha zengin. Çin’de tarım alanları karasal toprağının yalnızca yüzde 7’si. Bu yüzden Afrika’da toprak satın alıp kendi iç ihtiyacını karşılıyor. Türkiye’de ise karasal alanın yüzde 30,8’i tarıma elverişli. Ve Avrupa’ya Çin’den daha yakın. Evet, Çin ve Türkiye siyasal ve ekonomik olarak farklı ülkeler olsa da Çin’in tecrübelerinden ve ülkemizin bünyesine ters düşmeyecek uygulamalarından istifade etmek gerekli. Ama öncelikle yukarıda da belirttiğim gibi Türkiye’yi dize getirmeye çalışan uluslararası finans çeteleri ve yerli aparatları ile mücadele ederken halkı ihmal etmemek gerek. Millet gazetelerde henüz maaş bordrolarına yansımayan “zam haberlerini” okumaktan bıktık. Bir an önce asgari ücret açıklanmalı, memur, işçi ve emeklilere hayatlarını daha kolay sürdürebilecekleri maaş artışları sağlanmalı. 3600 ek gösterge, 2000 yılı sonrası emeklilerin intibak sorunu ve 20 yıldır ortalama 400500 lira az yatan maaşlarının telafi edilmesi dâhil yapılacakları bir an önce bitirmeli. Üretime dayalı model, ihracat, katma değeri yüksek ürünler, yerli ve millî sanayi. Hepsine tamam. Ama asıl gerçek şu: yapabilmek için iktidarda kalmak zorundasınız…

PERİNÇEK: ABD TANKLARININ 1 NUMARALI HEDEFİ TÜRKİYE’DİR

SAYGI ÖZTÜRK SÖZCÜ

CHP gibi Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de Suriye ile ilişkilerin yeniden başlatılması için çaba gösteriyor. Perinçek, Türkiye'ye yönelik tehditlerin iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor ve şunları söylüyor: “ABD, Yunanistan'ın Dedeağaç bölgesine bin tank getirdi. Bu tankların getiriliş amacı Türkiye'ye dönüktür. ABD makamları, tankların Rusya'ya karşı getirildiğini öne sürse de, bir numaralı hedef Rusya'dan çok Türkiye'dir. Bizi Suriye'yle karşı karşıya getirmek, savaştırmak istiyorlar. O yüzden Suriye'yle iş birliği yapmamız, deniz yetki alanları ve diğer konularla ABD hesaplarını boşa çıkartmamız gerekiyor. Suriye'ye düşmanca politikaları, 'Katil Esad' demeyi bırakıp görüşmeler yapmalıyız.” Bu uyarıları dinleyen olur mu bilemem.

AK PARTİ İÇİNDEKİ ‘SESSİZLERE’ SERT SÖZLER

HASAN ÖZTÜRK YENİŞAFAK

Makam arabalarına bindiniz..! Makam koltuklarına oturdunuz..! Emrinize binlerce bürokrat…

Binlerce memur… Binlerce işçi verildi. Kamunun imkanları sunuldu. Ömrünüzde görmediğiniz itibarı gördünüz..! Bütün bunları bir adamın arkasına sığınarak yaptınız! Ona laf söyleyene bir çift söz söyleyemediniz! Söyleyemezsiniz! Lüks arabalara bindiniz..! Her köşeye bir gökdelen diktiniz! Zenginleşip palazlandınız… Banka hesaplarına dolarları, euroları doldurdunuz..! Dünyalıkta sınır tanımadınız… Emniyet şeritlerini kendinize tahsis edilmiş sandınız!

Süfli duygulara kapıldınız! Bütün bunları bir adam’ın arkasına sığınıp yaptınız! Onun uzun yürüyüşünü durdurmak isteyenlere bir çift söz söyleyemediniz! Söyleyemezsiniz! Çünkü siz “Peygamberinizi bile dinlemediniz, beni hiç dinlemezsiniz!”

KILIÇDAROĞLU İMAMOĞLU KRİZİ SÜRÜYOR

ABDÜLKADİR SELVİ HÜRRİYET

Görüşmede Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’na isminin sürekli cumhurbaşkanı adayı olarak geçtiğini belirterek, ne düşündüğünü soruyor. İmamoğlu, partiden kendisine bu yönde taleplerin geldiğini, bu tür söylentilerin de yine parti içinden çıkarıldığını belirterek, bu durumdan memnun olmadığını ifade ediyor. Peki İmamoğlu’nun verdiği yanıt Kılıçdaroğlu’nu tatmin ediyor mu? Altını çizerek de üstünü çizerek de söyleyebilirim ki, hayır. Tatmin etmiyor.

Kılıçdaroğlu bunun üzerine çok net konuşuyor. Kılıçdaroğlu’nun çok kararlı konuştuğu söyleniyor. İmamoğlu’na, “Bu işin bitmesi gerekiyor.” diyor. Cumhurbaşkanı adaylığını gündemde tutma. Bu işe bir nokta koy, diye konuşuyor. Kılıçdaroğlu’nun kararlı tavrının İmamoğlu’nu gerilettiği söyleniyor. İmamoğlu, Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmede kendisinin cumhurbaşkanı adaylığını istemediğini çok net bir şekilde anlıyor. Çünkü görüşmede Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’ndan İstanbul’un sorunlarına odaklanmasını istiyor. “İstanbul’la ilgilen.” diyor.

HAFTANIN YALANI: ASELSAN SATILIYOR

HİLAL KAPLAN SABAH

Bloomberg'de bir haber çıkıyor ve başlığında Birleşik Arap Emirlikleri'nden bir heyetin "olası iş birliği seçenekleri"ni değerlendirmek üzere ASELSAN'ı ziyaret ettiğinden bahsediyor. Haber bu kadar, başlığında ise sadece "iş birliği" kelimesi geçiyor. CHP'li vekiller Ali Mahir Başarır ve Engin Özkoç ile İYİP'li vekil Aytun Çıray'ın başını çektiği, Halk TV ve benzeri yayın organlarının köpürttüğü bir yalanla "ASELSAN satılıyor" diye ortalığı ayağa kaldırdılar.

Oysaki ASELSAN'ın satılması mümkün değil. %25'i halka arz edilmiş, gerisi TSKGV'ye ait bir şirket söz konusu. Ancak bunu bilmelerine rağmen yalan söylüyorlar. Şimdiye kadar ne ASELSAN ürünlerine ne de başarılarına yer veren bu kötücül zihniyet, bir yalan vesilesiyle ASELSAN'ın kıymetini keşfediyor!

Borsada işlem gören milli bir şirketimizle alakalı ulusal çapta dezenformasyon yürütülüyor ve Sermaye Piyasası Kurulu gibi ilgili kurumlardan çıt yok. Spekülasyona ve olası sonuçlarına dair hiçbir önlem alınmayacak mı? Daha önce de “Merkez Bankası Başkanı değişecek” diyen İYİP'li vekil Durmuş Yılmaz da özür dileyip işin içinden çıkmıştı. Piyasaya etki eden bu tür manipülasyonlarla mücadele köşe yazarlarının işi değil, olmamalı...