Anasayfa
08 Ekim 2019 ( 6 izlenme )

Yörük Toyu manifestosu: Mehmetçiğin yanındayız

Antalya Uluslararası Yörük Toy'u 26. kez Türkiye'nin Yörük Türkmenlerini bir araya getirdi. Urfa'dan Eskişehir'e yüzü aşkın Yörük Obası, dernek ve konfederasyon Toroslar'ın kucağında kenetlendi. Kerkük ve İran Türklerinin de davetli olduğu Toy'da ilk kez Yörük Beyi olarak Yörük Hatun taçlandı.


DEVRİM AŞKIN KARASOY / ANTALYA

Antalya'da, Düzlerçamı piknik alanında haftasonu düzenlenen 26. Yörük Toyu'nun ilk gününde deve katarı ile temsili yörük göçü yapıldı. Eskişehir, İzmir, Aydın gibi illerin halk oyunları topluluklarının yanı sıra, Tebriz'den gelen konuklar geleneksel halk danslarını sergiledi.

İki gün süren etkinliğin sonunda, Avşarlardan, Honamlılara, yurdun dört bir yanından 300 dernek ve konfederasyonun desteklediği Yörük Türkmen Bildirisi, coşkulu alkışlar arasında ilan edildi. Bildiride Vatan Savaşının da, Diyarbakır Anaların evlat nöbetinin de, altı çizildi. Her yıl manifestolarını ilan eden Yörük Türkmenlerin bu yıl ki büyük buluşmasından, demokratik kılıflar altında terörü destekleyen tüm unsurlara karşı mücadele kararlılığı yükseldi. Mehmetçiğe tam destek geldi.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI YOKTU

Etkinlikte aşıklar, Selahattin Kazanoğlu ve Muhsin Yaralı, geleneksel atışma kültürünü sergiledi. Yerel sanatçılar, çoban kavalı, sipsi, cura gibi sazlarla Teke yöresinin halk ezgileri ile sahne aldı. Etkinliğin resmi açılışına, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Kepez Belediye Başkanı, Hakan Tütüncü, Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, Kepez Kaymakamı Hamdullah Suphi Özgödek, Döşemealtı Kaymakamı Cengiz Cantürk, Akdeniz Üniversitesi Yörük Araştırma ve Uygulamaları Merkezi Müdürü Fatih Uslu ve Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan katıldı.

Üç yüz kadar dernek ve federasyonun onay verdiği sonuç bildirgesini, Yörükler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi İshak İltar okudu. Bildirgedeki 13 madde arasında şunlar da yer aldı:

BÖLÜCÜLERE DEVLET İMKANLARI MEN EDİLMELİ

"Bilindiği üzere ülkemiz içeride ve dışarıda geleceğimizi etkileyecek birçok sorunlarla karşı karşıyadır.

Bu sorunları aşmamız ortak değerlerimizde birlikte hareket etmemize bağlıdır.

Türk milletinin devletiyle milletiyle bölünmez bütünlüğü en temel değerimizdir.

Bu anlamda;

1 – Bir insanın anadilini konuşması evrensel bir haktır, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmi dili Türkçedir.

2 – Rengini şehitlerimizin kanından alan ay yıldızlı bayrağımız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tek bayrağıdır.

3 – Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırları Misak-ı Milli ile belirtilmiştir, asla değiştirilemez. Bu günkü sınırlarımızın dışında kalan fakat Misak-ı Milli’nin içerisindeki vatan topraklarına olan gönül bağımız güçlendirilmelidir. Misak-ı Milli sınırlarını tehlikeye düşürecek yakın çevremizdeki her türlü oldubittiye asla müsaade edilmemelidir.

4 – Türkiye Cumhuriyeti ile diğer Türk devletleri ve akraba topluluklarla arasında ortak alfabe çalışmaları neticelenmeli, Türkçemizin bilim dili olarak kullanılması yaygınlaştırılmalıdır.

5 – Demokratik hukuk devleti ilkelerine bağlı kalmak kaydı ile kazanılmış demokratik haklardan doğan yasal gücü, terör örgütlerine maddi ve manevi anlamda servis eden her kim olursa olsun, demokratik kazanımları elinden alınmalı ve devletin her türlü imkânlarından men edilmelidir.

6 – Önceki yıllarda devletimizin iyi niyetli yaklaşımlarından yararlanarak mevzi kazanan terör örgütlerinin, halkın üzerinde kurduğu baskılar neticesinde, evlatlarını teröristlere kaptıran aileler, devletimizin teröristlere göz açtırmamasıyla birlikte terör örgütlerine kafa tutar hale gelmişlerdir. Milletçe terör örgütlerine kafa tutan ailelere desteğimiz tamdır.

Reklamdan sonra devam ediyor 

7 – Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evrensel değerlere dayalı bir dünya devleti olarak kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti hiçbir sosyal gruba, cemaate ve tarikata emanet edilemez.

8 – Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Ortadoğu’da siyasi ve askeri olarak varlığını güçlendirerek devam ettirmelidir. Bu anlamda devletimizin net bir şekilde yanındayız.

9 – Tarımda milli tohuma dayalı üretime geçmeliyiz.

10 – Ormanların gerçek sahibi olan Yörüklerin ormanlardan ayrı bırakılmasıyla, başta orman yangınları olmak üzere birçok olumsuz gelişmeler sürekli olarak gündeme gelmektedir. Ormanlarımız, asli sahibi olan Yörüklere açılmalı ve olumsuzlukların giderilmesi sağlanmalıdır.

11 – Konargöçer Yörük yaşamı teşvik edilmeli, Yörük yaşam biçimi ve kültürü somut olmayan kültürel miras kapsamında korunmaya alınmalıdır.

12 –Esnaf ve sanatkârların durumu ahilik ilke ve geleneği kapsamında yeniden değerlendirilmeli, esnaf ve sanatkârlar bu kapsamda eğitilmeli ve geliştirilmeleri sağlanmalıdır.

13 - Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk dönemlerinde olduğu gibi, madenlerin millileştirilmesi önem arz etmektedir.

Anadolu birliğinin sağlanmasında büyük rol oynayan Anadolu erenlerinin, Alperenlerinin yolundan ayrılmadan birlik ve beraberliğin sağlanmasının yanında bölgemizde ve dünyada güçlü ve etkin bir TÜRKİYE Yörüklerin en temel isteğidir."

YÜZÜNCÜ YILIMIZA BÜYÜK DEVLET OLARAK GİRECEĞİZ

Yörük Türkmen Dernekleri Federasyon Başkanı Abdullah Duman, "Töremiz gereği toylarımızda meselelerimiz konuşulu, ortak degerlerimizde bütünleşilir ve ciddi kararlar alınır."diye konuştu ve emperyalist güçlerin Türkiye'nin ekonomisini ve iç barışını bozmak için giriştikleri oyunların milletçe sağ duyuyla göğüslendiğini belirtti. Duman, "Türk Milleti olarak, yüzüncü yılımıza büyük devlet, bütün Millet olarak gayreti içerisindeyiz. Yörük Türkmen camiası olarak Anadolu'yu yurt tutmuş her insanımızı kardeşmiz olarak görüyor ve 'Yörük çadırının kanatları altında bütün farklılıklar ortak değerlerimizde bütünleşir' deyip kucaklıyoruz." dedi.

Bunlar da İlginizi Çekebilir