'nde muhasebe bölümünde çalışan ve yüklü miktarda parayı zimmetine geçirip ortadan kaybolan 'in 'de yakalanmasının ardından, soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlarda Belediye Başkan Yardımcısı 'in de aralarında bulunduğu 20 kişi daha gözaltına alındı. Şüphelilerden Belediye Başkan Yardımcısı Halit Güleç, muhasebe çalışanı Reşat Elgin,  Müdürü , sekreter Bahar Taşkömür, paraların aktarıldığı iddia edilen paravan şirketin sahibi müteahhit , firma çalışanı Orhan Gedik ile 'resmi belgede sahtecilik', 'zimmet', 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarına karıştığı tespit edilen Taner Tan, , Emrah Gök, Engin Özcan, Beytullah Baltacı, Sinem Çakalaşma Deniz, Kartal Özgür Barutçu, Cem Dindar, Ahmet Ragıp Akay, Tuğrul Kaş ve Tuncay Doğan tutuklandı. Güleç'in şoförü B.E., muhasebe çalışanı S.Ö. ile özel firma çalışanları A.D. ve T.T. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

GEÇİCİ OLARAK YENİ BAŞKAN SEÇİLDİ
Bu gelişmelerin ardından  Belediye Başkanı  ve tutuklu Belediye Başkan Yardımcısı Halit Güleç, İçişleri Bakanlığı'nca görevinden uzaklaştırılırken, AK Partili Meclis Üyesi Mustafa Tutuk belediye meclisinde yapılan oylamanın ardından Yalova Belediyesi'nin geçici belediye başkanı olarak seçildi.

TUTUKLU MÜTEAHHİTTEN SAVCIYA 4 SAYFALIK MEKTUP YAZDI
Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ve paraların aktarıldığı iddia edilen paravan şirketin sahibi müteahhit Bekir Bilgi, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısına 4 sayfadan oluşan mektup yazarak, avukatı aracılıyla iletti. Mektupta, kendisine yatırılan paraların büyük bölümünü Reşat Elgin'e geri verdiğini öne süren Bilgi, bu işlemlerin hukuki zeminde olduğunu düşündüğü için yaptığını yazdı.

"EN ALTTAN EN TEPEYE KADAR..."
Yalova Belediyesi'ndeki zimmet olayına karışan kişilerin kendisini kullandığını iddia eden Bekir Bilgi, yazdığı mektupta, "Yalova Belediyesi, planlı bir şekilde tarafım kullanılarak ve içinde bulunduğum ekonomik sıkıntıdan faydalanılarak soyulmaktadır. Hiçbir şüphem yok ki, bu işten Reşat Elgin'den başlayarak, silsile usulüyle en alttan en tepeye herkesin haberi ve bilgisi vardır. Şayet zimmete geçirilen para miktarı bana dendiği gibi bu kadar yüksek ise nasıl olur da bu paraların avukatlara ve icra dosyalarına yatmadığı anlaşılmaz? Mali Hizmetler Müdürlüğü'nde, müdürden başlayarak birbirini denetleyen kişi ve sistemler mevcut değil midir?" dedi.

Mektupta, son üç yıldır ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Bilgi, şu şekilde devam etti:
"Şirket çeklerimin bir kısmını piyasadan toplamış olsam da hala lu olduğum kişiler var. Şu anda da ödeyemediğim 30 bin liralık çek sebebiyle bir davam daha var. Bin ve iki bin lira limitli ikişer tane kredi kartım var ve son 3 aydır bu borçların sadece asgari tutarlarını ödeyebiliyorum. 2 da şirketime ait krediler bulunmaktadır. Bu kredileri aylardır ödeyemediğimi ve ihtarlar çekildiğini görebilirsiniz. 5 aydır evimin kirasını ödeyemiyorum. Cezaevine girdiğimde evimin doğal gazı borçlardan dolayı kesik durumdaydı. 3 yıldan beri arabam dahi yok. Elime geçen para ile aileme ve özellikle de üniversite ve lisede okuyan yeğenlerime ayda ortalama bin lira para göndermeye çalışıyordum. Ekonomik sıkıntılardan dolayı evlenemedim."

Bilgi, para aktarımı konusunda Reşat Elgin ile arasında geçen konuşma ile ilgili de mektubunda şu bilgiye yer verdi:

"REŞAT ELGİN BENDEN BAŞKASINA AİT TC KİMLİK NUMARASI İSTEDİ"
"Reşat Elgin, bana 'icralardan dolayı sana ve şirketlere ödeme yapamıyoruz' deyip, benden kendimden başkasına ait olan TC kimlik numarası ve isimler söylememi istedi. Ben de, Reşat'a, 'Reşat böyle bir şey olur mu? Bu kişilerin belediyeden alacağı yoksa, nasıl para çıkışı yapılacak' diye sormam üzerine, Reşat da bana, 'Burası bakkal dükkanı mı? Belediye, resmi yer. Kaç yerden ve kişi tarafından denetleniyoruz. Olmayacak şey olsa zaten sana söylemem. Bunu herkes, yani Mali İşler Müdürü Şenay Hanım ve Halit Güleç de biliyor. Yoksa benim böyle bir ödeme yapılacağını düşünmem, akıl etmem ve teklif etmem mümkün mü?' dedi. Gerçekten de söylediği gibi para yatırmalarda hiçbir sorun ve sıkıntı çıkmamıştı. Ben alınan paranın içinden kendi ve iş yaptığım şirketlerin alacaklarından düşüyor ve gerisini Reşat'a teslim edip, onun da bu paraları icralara ve avukatlara yatırdığını düşünüyordum. Bu evrakların tamamı Mali İşler Müdürü Şenay Kaş tarafından mühürlü ve imzalı resmi evraklardır. Ben hala bu olayın bunca zaman nasıl gizli kaldığını anlamıyorum. Bu işin içinde artık sadece Reşat'ın olduğuna asla inanmıyorum. Senede 2 kere müfettişler tarafından denetlenen bir kurumda böylesine bir soygun nasıl olur hala anlayabilmiş değilim."

"REŞAT ELGİN VE BELEDİYE YÖNETİMİNİN KUMPASINA DÜŞTÜM"
Mektupta, Reşat Elgin ve belediye yönetiminin kurduğu kumpasa kurban gittiğini savunan Bilgi, şöyle devam etti:

"Birilerini suçlamak gibi bir niyetim olsa bu şekilde bir itirafta bulunmazdım. Benim firmalarım da çalışan ve gözaltına alınan, tutuklanan şahısların bu olayda hiçbir ekonomik ve ticari menfaati bulunmamaktadır. Bu şahısların hiçbirinin benimle bir iş ticaret ya da menfaat ilişkisi yoktur. Şayet amacım devleti dolandırmak ve soymak olsa yanımda çalışanı ve bu denli samimi olduğum insanları bu işe alet etmezdim. Hepsi işinde gücünde olan insanlar. Reşat Elgin ve belediye yönetiminin oyunu ve kumpasına düştüğüm için başka kişileri de mağdur ettiğim için çok pişmanım. Yalnız bunun şahsım üzerine planlı bir iş olduğunu belirtmek istiyorum. Yargılama sürecinde bunun ortaya çıkacağına inancım tamdır. Zaten Reşat Elgin'in ifadesinde, hesaplarda problem oluğunu Halit Güleç'e söylediğinde, 'Sen işine devam et' dediği görülecektir."

Kendisine belediye tarafından ödenen paranın büyük bölümünü Reşat Elgin'e geri verdiğini ve bu durumdan Mali İşler Müdürü Şenay Reyhan Kaş ile Halit Güleç'in haberi olduğunu yazan Bilgi, mektuba şöyle devam etti:

"Aldığım paraları gösteren listeyi cezaevinde bulunmam sebebiyle geç de olsa buldum. Yazılan rakamlar, benim aldığım rakamlardır. Tarihleri ve banka dekontları karşılaştırıldığında Reşat Elgin'in ve belediyenin geri alıp zimmetine geçirdiği paralar tespit edilmektedir. Artı ile gösterilen rakamlar, benim çeşitli şirket ve işlerden yaptığım hak edişleri, tazminat geri alışlarını ve para aktarmalardan doğan alacaklarımı göstermektedir. Yalan olan işlemlerde benim aldığım parayı alacaklarımdan düşüyor, gerisini de belediyenin icra ve avukat harçları için Reşat Elgin'e geri veriyordum. Belediyenin soyulmasında benim bilerek dahilim yoktur. Bu olayda bankaların son 60 günlük kamera kayıtları önemlidir. Örneğin belediye tarafıma 60 bin liralık ödeme yapmışsa, bunun 47 bin lirası belediye çalışanlarına iade edilirdi. Sonuçta ben hukuken alacaklı olduğum 13 bin lirayı böylelikle belediyeden tahsil etmiş olurdum. Belediyenin hesap dökümleri incelendiğinde, bu para çıkışlarından Başkan Yardımcısı Halit Güleç ve Mali İşler Müdürü Şenay Reyhan Kaş'ın haberdar oldukları görülecektir. Ben sırf alacağımı alabilmek için işin hukuki zeminde olduğunu düşünerek bu işlere karıştım. Tahminime göre, Reşat, Halit, Şenay ve Vefa Salman'ın beni kullanarak temin etmiş oldukları menfaat miktarı çok çok yüksektir."

.