Utku Reyhan, FETÖ'nün 251 kişiyi şehit ettiğini, Gladyo kumpaslarını kurduklarını, suikastlar düzenlediklerini hatırlattı, 'Sayın Kılıçdaroğlu FETÖ’nün belinin kırılmasından neden rahatsız' diye sordu.

AYDINLIK / ANKARA

Kılıçdaroğlu'nun, cezaevindeki FETÖ hükümlü ve şüphelilerini 'gariban' olarak tanımlamasına Vatan Partisi'nden tepki geldi.

Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında FETÖ’den cezaevinde olanlara yönelik söylediği sözlere tepki göstererek, “Kılıçdaroğlu’nun ‘garibanları’, 15 Temmuz gecesi 251 kişiyi şehit etmiştir” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada FETÖ’den tutuklu olanlarla ilgili, “Dayısı olan, parası olan dışarı çıkıyor. Gariban içeride. Siz bunları atıyorsunuz içeri. FETÖ borsasına para yatıranlar dışarıda” şeklinde beyanlarda bulunmuştu. Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan da, Kılıçdaroğlu’nun sözleri ve 15 Temmuz’un siyasi ayağına yönelik tartışmalarla ilgili basın açıklaması yaptı. Vatan Partisi Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Reyhan, Meral Akşener’in de 31 Mart seçimleri öncesi bir mitingde yaptığı konuşmada ‘Garibanlar içerde, çaycı çorbacı içerde, Mehmetçik içerde’ ifadelerini kullandığını hatırlatarak, “Belli ki ‘Garibanlar içerde’ söylemi ortak bir söylemdir. Bu ifadeler içerdeki FETÖ’cüleri aklama ve kurtarma amacı taşımaktadır. ‘Garibanlar içerde’ söyleminde vurgulanan, dışarıda olduklarını iddia ettikleri asıl suçluların yakalanması değil, içerdekilerin aklanmasıdır. Sözde FETÖ’ye karşıymış gibi görünüp, içerideki FETÖ’cüleri aklamaya çalışıyorlar” diye konuştu.

'TBMM’Yİ BOMBALADILAR'

Kılıçdaroğlu’nun ‘garibanlar’ diye tarif ettiklerinin içinde yüzlerce FETÖ’cü sözde general ve çeşitli rütbelerden askerler olduğunu kaydeden Reyhan, şunları söyledi: “Kılıçdaroğlu’nun ‘garibanları’, 15 Temmuz gecesi 251 kişiyi şehit etmiş, 2194 vatandaşımız da ‘garibanların’ eliyle gazi olmuştur. ‘Garibanlar’ TBMM’ye 7 kez bomba atmış, Polis Özel Harekat binasını ve Ankara Emniyet Müdürlüğü’nü bombalamış, Cumhurbaşkanlığı’nı, MİT’i ateş altına almıştır. ‘Garibanlar’ gönül rahatlığıyla vatandaşları taramış, tankla üzerlerinden geçmiştir.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun ‘garibanları’, ‘Fatih Camii’ni bombalayacaklardı’ gibi yüzlerce sahte belgeyi üreten, Türk ordusunun vatansever subaylarını ErgenekonBalyoz kumpaslarıyla Silivri’de, Hasdal’da hapseden, Hrant Dink cinayetleri, Rahip Santoro cinayetleri, Cumhuriyet Gazetesi bombalamaları, Zirve Yayınevi katliamları ve sayamadığımız onlarca Gladyo operasyonuyla Türkiye’de kargaşa çıkarmaya çalışan FETÖ’cü hakimsavcıemniyetçi kişilerdir.”

‘FETÖ’NÜN ABLALARINA ÖZGÜRLÜK İSTİYOR’

Kılıçdaroğlu’nun aynı grup toplantısında, cezaevinde bebekleri olan, başörtülü ‘gariban’ kadınların olduğunu da söylediğini bildiren Reyhan, şöyle devam etti: “Bu söylemin hukuki hiçbir değeri yoktur. Bir insanın anne olması ya da başörtülü olması onun suçsuz olduğu anlamına gelmez. Yurtdışından kontrol edilen sayısız FETÖ’cü sosyal medya hesabı, uzunca süredir ‘Tutsak bebekler’ propagandası yapmaktadır ve sayın Kılıçdaroğlu da onların sözcüsü gibi FETÖ’nün ‘ablalarına’ özgürlük istemektedir. Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz’u ‘kontrollü darbe’ olarak nitelemesi de unutulmuş değildir. ‘Kontrollü darbe’ ya da ‘tiyatro’ söylemi, 15 Temmuz’un asıl sorumlusu olan ABD ve FETÖ’yü gizleme söylemidir. Görüldüğü gibi sayın Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz’a yaklaşımı ile 15 Temmuz sonrası FETÖ’cüleri kurtarma çabası birbiriyle tutarlıdır.”

Reklamdan sonra devam ediyor 

'TESADÜF DEĞİL’

Kılıçdaroğlu’nun, Adalet Yürüyüşü sonrası Maltepe’de okuduğu manifestoda, KHK ile kamu görevinden uzaklaştırılanların tamamının tekrar görevlerine dönmesini talep ettiğini hatırlatan Reyhan, “Demek ki Kılıçdaroğlu, FETÖ’cülerin devlet memuriyetinden atılmasından da rahatsızdır. Kılıçdaroğlu’nun ‘garibanları’ işte bu FETÖ’cülerdir. Sayın Kılıçdaroğlu FETÖ’nün belinin kırılmasından neden rahatsızdır? Hemen her konuda Türkiye’den değil, ABD’den yana tavır alan Kılıçdaroğlu’nun, ABD’nin Gladyosu olan FETÖ’den yana tavırlar takınması tesadüfi değildir” şeklinde konuştu.

‘SİYASİ AYAĞI SAĞDA SOLDA ARAMAYIN’

FETÖ’nün Türkiye’deki ABD varlığını temsil ettiğini, ABD çıkarları doğrultusunda çalışan bir örgüt olduğunu belirten Reyhan, şunları söyledi: “Bu nedenle, Türkiye’deki her Amerikancı siyaset, nesnel olarak FETÖ’nün yanında konumlanır. ABD’nin Türkiye’de darbe ile gerçekleştirmeye çalıştığı ama beceremediği iktidar seçeneği açıktır: CHP + İyi Parti + Gül, Babacan, Davutoğlu + HDP/PKK + FETÖ. 15 Temmuz darbesi başarılı olsa, hiç şüpheniz olmasın, Türkiye’yi bekleyen iktidar bu ittifaktır. 15 Temmuz’un siyasi ayağını sağda solda aramaya gerek yok. Darbeciler başarılı olursa kimlere dokunmayacaklardı? İşte siyasi ayak onlardır. Darbe teşebbüsünden sonra bile FETÖ yargılamalarını itibarsızlaştıranlar kimlerdir? İşte siyasi ayak onlardır.”

‘KİM S400’E KARŞIYSA SİYASİ AYAK ODUR’

FETÖ’nün önce bir kaset komplosuyla CHP önderliğini değiştirip CHP’yi ABD yörüngesine soktuğunu, ardından MHP’de önderliği değiştirmeye çalıştığını ancak bunu başaramayınca MHP’yi bölerek İyi Parti’yi kurdurduğunu kaydeden Reyhan, şöyle devam etti: “FETÖ son olarak da Ak Parti’yi Gül, Babacan ve Davutoğlu ekipleriyle bölmeye çalışmaktadır. Bu gelişmeler CHP için felaket, Ak Parti ve MHP için hayırlı olmuştur. CHP önderliğine bütünüyle Amerikancılar egemen olurken, Ak Parti ve MHP ise içlerindeki ABDFETÖ unsurlarından arınarak daha kararlı bir millî çizgi izlemeye başlamışlardır. Genel Başkanımız Sayın Doğu Perinçek’in önceki gün yaptığı ve Gül, Babacan ve Davutoğlu’nu ‘siyasi ayak’ olarak niteleyen açıklaması bu açıdan oldukça anlamlıdır. Türkiye üzerine ABD ile aynı planları olanlar, nesnel olarak FETÖ’nün siyasi ayağıdır. Kim S400’lere karşı çıkıyorsa, PKK’ya özgürlük talep ediyorsa, yeniden açılım süreci istiyorsa, onlar FETÖ’nün siyasi ayağıdır. Türkiye’de ABD önderliğindeki Atlantik sistemini savunan bütün siyasi gruplar, FETÖ’nün siyasi ayağıdır. Bu tarihsel ve stratejik bir konumlanmadır. ABD’den yanaysanız, FETÖ’den de yana olursunuz.”

DAVUTOĞLU VE KILIÇDAROĞLU'NUN ORTAK TAVRI

Utku Reyhan kendisine sorulan bir soru üzerine de Ahmet Davutoğlu’nun Türkiye’yi Suriye’de yanlış siyaset içine sokan kişi olduğunu belirterek şunları söyledi: “Ahmet Davutoğlu döneminde Türkiye Suriye’de en Amerikancı politikayı izlemiştir. Davutoğlu’nun göreve getirdiği dış işleri bürokratlarının bugün bir kısmı ya tutuklu, ya yurtdışında, ya da meslekten ihraç edilmiştir. Davutoğlu’nun buna bir cevabı var mı? Davutoğlu da tıpkı Kılıçdaroğlu gibi FETÖ soruşturmalarını itibarsızlaştıran ifadeler kullanmıştır.”