Bahçeşehir Üniversitesi Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi (BAUDEGS) Başkanı Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, Yunanistan'ın kararını ve Türkiye'nin yanıtını Aydınlık'a değerlendirdi.

TEVFİK KADAN

Türk Dışişleri Bakanlığı'nın Atina'ya verdiği 12 mil yanıtının eksik olduğunu kaydeden Amiral Cihat Yaycı, Adalar Denizi'ndeki hayati çıkarlarımızın serbest geçişin ötesinde olduğunu söyledi. Amiral Yaycı'nın kanaatleri şu yönde:

"Dışişleri Bakanlığı, karasularının artırılması konusunu sadece 'geçiş serbestisi' bakımından değerlendirmiş. Kıtasahanlığı, MEB, uluslararası sularda eğitim, tatbikat, balıkçılık yapılmasının engellenmesi ise konu bile edilmemiş. Bu açıklamadan; Yunanistan 'Geçişe izin veriyorum' derse karasularının artırılmasını kabul edebileceğimize dair bir anlam çıkıyor. Halbuki zararsız ve transit geçiş hakkımız zaten var, bunun için izne ihtiyacımız yok."

ÜÇ AŞAMA, BEŞ ÖNGÖRÜ

Atina'nın üç aşamalı bir planı adım adım hayata geçirdiğini kaydeden Amiral Yaycı, henüz 2019 yılında 12 mile ilişkin beş öngörüde bulunduğunu ve bunların şimdilerde hayata geçtiğini ifade etti. Amiral Yaycı'nın öngörüleri şöyleydi:

  • İyon Denizi'nden başlayacaklar!
  • Yunanistan; İsrail ve ABD’nin onayını aldığı anda karasularını 12 mile çıkartır.
  • YunanistanGKRY ikilisi; Türkiye'ye karşı ittifak oluşturmak ve Türkiye'yi yalnızlaştırarak kendi egemenlik iddialarını uygulamak niyetindeler.
  • Adriyatik'ten başlayarak karasularını Adalar Denizi ve Akdeniz'de genişletmeyi planlayan Yunanistan, gelecek itiraz konusunda da AB, ABD ve İsrail'e güveniyor.
  • Strateji değil, taktik değiştirdiler.

'ADALARIN AKDENİZ'DE OLDUĞUNU İDDİA EDECEKLER'

Bu esaslar ışığında önümüzdeki dönem Yunanistan'ın hangi adımları atacağını da anlatan Amiral Yaycı, şöyle devam etti:

"Sonraki aşamada Adalar Denizi'nde bulunan Büyük Çuha, Küçük Çuha ve Girit hattının karasularında 12 mil ilan edecekler. Bu da Adalar Denizi’nde 12 mil uygulaması olacaktır.

Daha sonra Türkiye’ye, adaların Doğu Akdeniz’de olduğunu bahane ederek bu kararı kabul ettirmeye çalışacaklar. Halbuki, Türkiye’nin 3 Aralık 2010 yılında Uluslararası Hidrografi Organizasyonu’na (IHO) deklare ettiği üzere; Doğu Akdeniz ve Adalar Denizi ayrımı Büyük Çuha, Küçük Çuha, Girit, Kaşot, Kerpe, Rodos adalarının Akdeniz'e bakan uçlarından Akyar Burnu'na ulaşacak şekilde oluşturulan hattır. Bu adalar, Adalar Denizi’ndedir. Yunanistan’ın görüşü de böyledir."

'MİLLİ BİR DURUŞLA TEPKİ GÖSTERİLMELİDİR'

"Yani bu adaların karasularının 12 mile çıkarılması, Adalar Denizi'nde Yunan karasularının 12 mile çıkarılması anlamına gelir ve 'casus belli' (savaş sebebi)'dir. Bu, Türkiye için asla kabul edilemez bir durumdur. Ülkemiz teyakkuzda olmalıdır. Türkiye’nin milli menfaatlerine son derece aykırı olan bu noktaya gelmeden önce, henüz ilk aşamadayken ülkemiz ve halkımız büyük riskin farkına varmalı, yeterince sesli şekilde, milli bir duruşla tepki göstermelidir."