Yalanla Mücadele
07 Ağustos 2020 ( 10 izlenme )

Twitter neden medya organlarını 'devlet destekli' diyerek etiketliyor?

Twitter, perşembe günü itibarıyla 'devlete bağlı' medya kuruluşları, editörler ve gazetecilerin etiketleneceğini duyurmuştu. Açıklamanın ardından bazı medya organları 'afiliated media' şeklinde etiketlenmeye başladı. Konuya ilişkin olarak akademisyen, sendika temsilcisi ve gazetecilerle konuştuk.


BURAK DEMİRBAŞ

Twitter, perşembe günü hükümetin kontrolündeki medya ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) daimi üyeleri Rusya, Fransa, ABD, İngiltere ve Çin'in temsilcilerine, özellikle yetkililere ve diplomatlara ait hesapları etiketlemeye başlayacağını duyurdu. Dün ilk örnekleriyle karşılaştığımız etiketlemede bazı medya organları “affiliated media” olarak etiketlendi.

SputnikTASS gibi medya organları “Russia state-affiliated media”; CRIXinhua gibi medya organları ise “China state-affiliated media” olarak etiketlendi. Ancak İngiltere merkezli BBC, ABD merkezli Voice of Amerika (VOA) gibi medya organları herhangi bir etiketlemeye maruz kalmadı. Twitter yaptığı açıklamada, büyük ölçüde jeopolitik ve diplomasi ile uğraşan hesaplar, devlete bağlı medya kuruluşları ve devlete bağlı medya kuruluşları ile ilişkili editörler veya üst düzey gazeteciler gibi kişilerin de etiketleneceğini duyurdu. Twitter açıklamasının devamında bu politikanın, ilerleyen zamanlarda başka ülkeleri de kapsayacak şekilde genişletileceğini söyledi. 

Kamil Erdoğdu

Konuya ilişkin Aydinlik.com.tr’ye açıklamalarda bulunan Çin Ulusal Radyosu Türkçe Servisi’nin (CRI Türk) Haber Müdürü Kamil Erdoğdu şunları söyledi:

“CRI için konuşacak olursak başka ülkelerin iç işlerinde operasyonel olarak kullanılmıyor, birinci elden veriyor. Biz de BBC gibi CRI Türkçe’yi kurduk ama devletlerin iç işlerinden uzak durmaya çalışıyoruz. BBC açık açık Çin’i yıpratmaya yönelik fabrikasyon haberler yapıyor. CRI böyle bir şey yapmıyor. Devlet destekli olması onlara bir nesnellik kazandırıyor gibi gözükse de kazandırmıyor. BBC her gün yalan söylüyor. Ciddi anlamda sorunlu haberler, haberin sağlam kaynaklara dayanmadığı ise çok açık belli oluyor. Amaç, okuru yönlendirmek ya da bir kısıtlama yaptıklarında kendilerine haklılık kazandırmaktır.” 

Sputnik ve RİA Novosti'nin bağlı olduğu Rossiya Segodnya Uluslararası Haber Ajansı da konuya ilişkin bir açıklamada bulundu. Sputnik'te yer alan açıklamada 'Twitter’ın çifte standart suçlamalarını önlemek için Batı medyasına yönelik de aynısının yapılmasını bekledikleri' ifade edildi.

Twitter'in kararını değerlendiren Rossiya Segodnya Genel Müdürü Dmitriy Kiselev şunları söyledi:

"ABD’den farklı olarak biz kendi devletimizden utanmıyoruz. Devlet medyası, Avrupa geleneği. Fransa ve İtalya’da varlar. İngiliz BBC, devletin topladığı vergilerle hayatta. Twitter, okurlarını seçenekten mi mahrum bırakmak istiyor?"

İlkay Akkaya

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Sekreteri İlkay Akkaya, Aydinlik.com.tr'ye verdiği demeçte Twitter'ın tutumunu ve gazeteciler için mevcut riskleri değerlendirdi. Akkaya şunları söyledi:

"Twitter'ın açıklamasına göre, ilk aşamada Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi olan Çin, Fransa, Rusya, Büyük Britanya ve Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) resmi hesaplarında uyarı yer alacak. Ancak ilk hamlenin Rusya ve Çin menşeli TASS, Sputnik, RT ve Xinhua News'a yönelik olması soru işaretlerine neden oldu. Twitter’ın Rusya ve Çin devlet medyası ile bağlantılı sitelere işaret koyup ABD, Fransa, İngiltere devletleriyle anılan siteler için yapmaması bir nevi sansür olarak nitelendirilebilir." 

‘GAZETECİLER HEDEF HALİNE GELEBİLİR’

Twitter’ın, "devletlerin finanse ettiği ancak editoryal bağımsızlığa sahip olan" kurumlar açıklaması da tartışmaya muhtaç. “Embedded muhabirliğin” ortaya çıkartıldığı özellikle Irak ve Körfez Savaşı sırasında aldıkları tutumlarla bütün Dünya’da eleştirilere neden olmuş kurumların “editoryal bağımsızlığa” sahip olduklarını ileri sürmek biraz iddialı oluyor. Her ne kadar uzun vadede değerlendirilmesi gereken bir uygulama olsa da ilk hamlenin bu şekilde olması gölge düşürdü.

Öte yandan aynı işaretin bu kurumlarda çalışan gazeteciler içinde konacağı belirtilmiş. Bu gazetecileri hedef haline getirebilir. Özellikle üçüncü dünya ülkelerinde bu uygulamanın nasıl sonuçlar doğurabileceği tahmin edilebilir. Zaten ülkelerde yabancı haber ajanslarında çalışan gazeteciler türlü zorluklarla karşılaşırken gazetecilere yönelik psikolojik savaşa zemin hazırlayabilir. Bu açıdan endişe verici. 

Teknolojideki hızlı değişim Dünya’daki bütün dengeleri değiştiriyor. Devletler arası gerilimler artık sosyal medya şirketleri üzerinden sürdürülür hale geldi. ABD ve Çin’in son günlerde Tiktok ve WeChat üzerinden atışmaları bunun bir örneği. Olağanüstü bir hızla gelişen teknoloji ile bilginin paylaşımı haberciliği klasik tanımının dışına çıkarttı. Bu açıdan internet ve sosyal medya gazeteciliğin artık ayrılmaz bir parçası. Bu açıdan uluslararası sermayenin bu süreci kontrol etmek için her şeyi göze aldığı, ulusal ya da uluslararası güçlerin kontrolü elde tutmak için medyayı propaganda aracı hâline getirmeye çalıştığını görüyoruz. 

Özellikle sosyal medya alanlarının bir algı savaşı cephesine dönüştü. Bugün internet artık “doğru” ve “yanlış” kelimeleriyle birlikte anılır oldu. Okuduğunuz her şeyin teyite muhtaç olduğunu biliyoruz. Bu açıdan bütün dünya bu alanın nasıl doğru şekilde yönlendirileceğini tartışıyor. Tabii bununla birlikte gazeteciliği. Bu açıdan özellikle dünya piyasalarında söz sahibi olan şirketlerin hareketlerine ince okumalar yapmak gerekiyor. Twitter ve Facebook’un hamleleri de buna dahil.

Süleyman İrvan

Twitter’ın kararı sonrası etiketlenen medya organlarının durumunu, Twitter’ın kararının yaratacağı etkileri ve okur açısından ne şekilde yorumlanacağını Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan ile konuştuk. İrvan'ın değerlendirmeleri ise şöyle:

  • Twitter, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden oluşan beş devlette, devlete bağlı medya kuruluşları ile yine devlete bağlı medya kuruluşları ile ilişkili editörler veya üst düzey gazeteciler gibi kişilerin Twitter hesaplarında "State-Affiliated Media" ibaresinin yer alacağını açıkladı. Bu durum hakkında neler söylemek istersiniz?

"Eğer Twitter bunu saydamlık adına yapıyorsa ve adil ve objektif biçimde uyguluyorsa doğru bir uygulama olabilir. Neden, çünkü yurttaşların kendilerini bilgilendiren medya kuruluşlarının arka planında ne olduğunu, kimler / hangi devletler tarafından desteklendiğini bilmeleri iyidir. Bence Twitter bu uygulamayı sadece beş devletle sınırlamamalı, tüm dünyada devlet destekli medyayı da içerecek biçimde geliştirmeli. Ama dediğim gibi, bunu objektif ve adil biçimde yapmalı."

  • Twitter’ın bu tercihinde CRI, Xinhua, Sputnik gibi hesaplarda "State-Affiliated Media" ibaresi yer alırken VOA, BBC, ve AFP gibi medya organlarının hesaplarında bu ibarelerin olmadığı göze çarpıyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

"Benim de ilk dikkatimi çeken bu oldu. Örneğin 1942 yılında Amerikan propagandası yapsın diye kurulan ve devlet tarafından finanse edilen Amerika’nın Sesi (VOA) hesabında herhangi bir uyarı yok. Oysa daha bir buçuk ay önce BBC Türkçe’de yayımlanan bir haberde ABD Başkanı Donald Trump, Amerika’nın Sesi ile Özgür Avrupa Radyosu’nu içinde barındıran ABD Küresel Medya Kurumu’nun başkanlığına tartışmalı bir atama yapmıştı. Eğer State-Affiliated Media” tanımından hareket edeceksek, BBC de devlet destekli, AFP de aynı şekilde. Twitter sanıyorum bu ibareyi sadece Rusya ve Çin’deki devlet destekli medya için kullanıyor. Bu yanlış. En ironik habere de VOA’nın sayfasında rastladım. Haberin başlığı şu: “Twitter Devlet Bağlantılı Basını Etiketliyor”. Haberdeki şu paragraf aslında Twitter politikasını net biçimde ortaya koyuyor: Twitter, devletlerin finanse ettiği ancak editoryal bağımsızlığa sahip olan Amerikan yayın kuruluşu NPR ya da İngiliz yayın kuruluşu BBC gibi kuruluşların etiketlenmeyeceğini belirtti. Şirketin sözcüsü, etiketlenecek medya kuruluşlarının listesini vermedi; ancak listede Amerika’dan bir medya kuruluşu bulunmadığını doğruladı."

  • Twitter, çalışmayı daha sonra başka ülkelerde de yapacağını açıkladı. Bu uygulamanın Türkiye’de başlaması durumunda bizi nasıl bir tablo bekliyor? Bu konuda neler düşünüyorsunuz? 

"Bu uygulama, dediğim gibi eğer objektif ve adil biçimde gerçekleşseydi Twitter kullanıcıları için çok faydalı bir hizmet olabilirdi. Mevcut haliyle tartışmalara yol açacak ve istenen faydayı sağlamayacaktır. Twitter’ın mevcut politikasını gözden geçirmesinde yarar var diye düşünüyorum."

  • Twitter’ın bu çalışmasına okurun gözünden bakacak olursak yönlendirici buluyor musunuz?

"Mevcut haliyle taraflı bir politika olarak görüyorum, ancak benim çerçevesini çizdiğim biçimde objektif davranırsa Twitter kullanıcıları açısından bilgilendirici bir hizmet yapmış olur. Sonuçta bilginin kaynağını bilmek medya okuryazarlığının da bir gereğidir."

  • Sizce bu durum uzun vadede gazetecileri ne şekilde etkiler?

"Gazetecileri de etiketlemeye başlarsa büyük tartışmalara yol açar. Bence gazetecileri etiketlememeli. Zaten bunu yapabileceklerini de sanmıyorum."

Aydınlık

Bunlar da İlginizi Çekebilir