Kiev’de 23 Ağustos 2021 tarihinde “Kırım Platformu” toplanıyor. Ukrayna yönetimi, Avrupa ülkeleri ve ABD temsilcilerini bu toplantıya çağırarak, etkinliği dünya kamuoyunun gündemine oturtmak istiyor. Toplantının amacı, Rusya’ya yönelik baskı sağlayacak uluslararası mekanizmaları harekete geçirmek. Platform, uzun vadeli amacını da Kırım’ın Ukrayna’ya geri dönüşünü sağlamak olarak açıklıyor.

Türkiye de Ukrayna’nın girişimi olan “Kırım Platformu” toplantısına davet edildi. Türkiye’nin “Kırım Platformu” zirvesine katılacak olması, Anadolu Ajansı’na yaptıkları açıklamalarla Ukrayna milletvekili Rüstem Umerov ve Kırım Tatar Milli Meclisi üyesi Gayana Yüksel tarafından destek gördü.

Aydınlık, Kırım Platformu’nun düzenleyicilerinin ABD ve FETÖ bağlantılarıyla ilgili önemli bilgiler edindi. Bu isimlerin başında Rüstem Umerov geliyor.

‘AMERİKA’NIN ÇOCUKLARI”

Aydınlık’a bilgi veren Ukrayna’daki yerel kaynaklar, Rüstem Umerov’un doğrudan ABD’yle ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. Diğer taraftan Umerov’un, yabancı devletlerden aldığı fonların bir kısmını kendi kişisel amaçları için kullandığı aktarılıyor. Ukrayna milletvekili Umerov, açık kaynaklarda da ifade edildiği üzere, gençliğinde ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Geleceğin Liderleri Değişim Programına (FLEX) katılmış.

Bunlarla birlikte Rüstem Umerov, Ukrayna döneminde FETÖ’den destek alan Kırım Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı’nın üstün yetenekli çocuklar için açtığı Kırım yatılı okulunda eğitim görmüş.

Kardeşi Ruslan Umerov (kimlik bilgilerine göre Aslan Ömer Qırımlı) da bu okulda okumuş ve FETÖ bağlantılı. İki kardeş de Kiev’de “Amerika’nın çocukları” olarak anılıyor.

ABD VAKFINDAN DESTEK

Kırım Tatar Milli Meclisi’nden İskender Bariyev ise ABD Kongresi tarafından finanse edilen Ulusal Demokrasi Vakfı’ndan (NED) kaynak sağlıyor. Kurucuları, vakfın Soğuk Savaş sırasında CIA aracılığıyla yürütülen “demokrasiyi destekleme” programlarını finanse etmek için kurulduğunu açıkça belirtiyor.

NED, dünyanın birçok ülkesinde de iç işlerine karışmakla suçlanıyor. Vakfın Türkiye’de de birçok basın kuruluşunu hükümet aleyhine yayın yapması amacıyla fonladığı biliniyor. NED, Hong Kong’daki ABD destekli eylemlerden sonra Çin’de de kapatılmıştı.

Bu üçlü, Ukrayna’daki Kırım Tatar toplumuna yönelik çalışan ABD etki ağının en önemli isimleri. Ayrıca bu isimlerin FETÖ bağı, Kırım Platformu’nun Türkiye’ye karşı bir tuzak olduğunu ortaya koyuyor.

EMİNE ERDOĞAN’IN KATILIMI

Aydınlık’ın edindiği başka bir bilgi de Kiev’e Emine Erdoğan’ın beklendiği. Erdoğan’ın Kırım Platformu’nun etkinliğine katılması, TİKA projelerinin sunumu üzerinden planlanıyor. Ancak Ukrayna iktidarı, bu ziyareti dünya kamuoyuna Ankara’nın Kiev’e koşulsuz desteği olarak yansıtmaya hazırlanıyor.

TÜRK-RUS İLİŞKİLERİ İÇİN CİDDİ SONUÇLAR DOĞURUR

Kırım Platformu’nun dış hamileri, Türkiye’nin zirveye katılımını Ankara ile Moskova arasında geniş çaplı bir jeopolitik çatışmayı körüklemek için kullanacak. Moskova, “Kırım Platformu”nu son derece düşmanca ve toprak bütünlüğüne karşı bir tecavüz olarak kabul ediyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, “Kırım Platformu” da dahil olmak üzere diğer devletlerin Kiev planlarında yer almasının, Rusya tarafından ülkenin toprak bütünlüğüne doğrudan bir tecavüz olarak görüleceğini söylemişti.

Moskova açısından Kırım’ın Rusya’ya katılmasını tanımamak ayrı bir şey, Kremlin’in kendisine meydan okuma olarak gördüğü bir girişime faal olarak katılmak başka bir şey. Böyle bir adımın Türk-Rus ilişkileri için ciddi sonuçlar doğuracağı açık.

2014’ten bu yana Ukrayna’nın ana müttefiki olan ABD’nin Kırım Platformu’nda Ulaştırma Bakanı ve LGBT aktivisti Pete Buttigieg tarafından temsil edilmesi de dikkat çekici. ABD, Ukrayna’nın Kırım açılımını destekleyen ana güç olarak Türkiye’yi lanse etmeye çalışacak, kendileri ise gölgede kalacak.

FETÖ’YÜ MEŞRULAŞTIRMA ÇABASI

Ukrayna tarafından FETÖ bağlantılı kişilerin Kırım Platformu’na katılması ve onlar aracılığıyla FETÖ’nün Kırım Tatar Milli Meclisi üzerindeki etkisi, son derece tehlikeli. Bu, FETÖ’yü meşrulaştıracak bir rol oynayacak ve onları uluslararası gündemin eşit haklara sahip katılımcıları olarak gösterebilecek. Uluslararası düzeyde FETÖ’nün fikirleri, Türkiye’nin tavrı olarak da algılanabilecek.

Ayrıca Türk hükümetinin temsilcilerinin ve hatta muhtemelen Emine Erdoğan’ın FETÖ’cülerle aynı platformda yer almaları da ciddi sakıncalar barındırıyor. ABD güdümündeki Ukrayna hükümetinin FETÖ’yle ilişkilerinde şaşılacak bir durum yok. Ancak Ankara’nın bu tuzağa düşmesinin Türkiye’nin ulusal ve uluslararası çapta FETÖ’yle mücadelesini olumsuz etkileyeceği kesin.

TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEKİ FIRSATLAR

Oysa ABD’nin Afganistan’dan apar topar kaçtığı ve dünyada en güvenilmez ortak olduğunu gösterdiği günümüzde Türkiye’nin önünde önemli fırsatlar var. Çok kutuplu dünya kurulurken Suriye’den Güney Kafkasya’ya, Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e Afganistan’a kadar Türkiye’nin milli çıkarları ve bölge istikrarı açısından değerlendirebileceği ciddi bir ittifak potansiyeli bulunuyor. Ankara için bu uluslararası işbirliğini harekete geçirmek bir zorunluluk.

Kıbrıs ve Kırım meselelerini Moskova’yla birlikte ele alarak bölgeye yönelik Atlantik saldırısını göğüslemek adına da bu zorunluluk kendini hissettiriyor. Kıbrıs ve Kırım meselelerinin birlikte çözüme kavuşturulması, iki açıdan önemli: Birincisi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki güvenliğini sağlamak. İkincisi, ABD’nin Türkiye ve Rusya’yı karşı karşıya getirip bölgede kendi planları için uygun ortam yaratmasını engellemek.

Aydınlık, Kırım Platformu’yla ilgili gerçekleri ortaya koymaya önümüzdeki günlerde de devam edecek.