Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar 4 Nisan 2024 tarihinde Habertürk TV’de yaptığı açıklamalarda özetle şunları söyledi; Dünyada çatışmaların artması ve sürelerinin uzaması ilginç gelişmelere neden olmaktadır. Örneğin Atlantik tarafının 155 mm obüs mermisi üretimi Ukrayna ve İsrail’e yetmemektedir. Ukrayna’ya 300 adet obüsün teslimi ile Ukrayna günde ortalama 60008000 obüs mermisi kullanmaya başlamıştır. Bu da aylık sadece Ukrayna’ya 200.000 adet obüs mermisi gerekmekte olduğunu göstermektedir. Bu merminin dünya fiyatı ise 2000 dolardan 8500 dolara kadar çıkmıştır. Amerika bu merminin kullanım adetlerini üretememekte dolayısı ile hem Ukrayna hem de İsrail’e bu mermileri tedarikte sıkıntı çekmektedir. Amerika bu mermileri yılda 1 milyon adet ve Avrupa 1 milyon 400 bin adet üretmek için harekete geçmiştir. Rusya kendi ihtiyacını Kuzey Kore’den temin etmektedir. Türkiye ürettiği bu mermileri doğrudan Ukrayna’ya (Abdullah Ağar söylemedi ama İsrail’e) ihraç etmek istememekte. Bunun yerine ihracatı Amerika’ya yapmaktadır.

Bu açıklama birçok gerçeği içinde barındırmaktadır.

  • Türkiye İsrail’e dolaylı olarak silah tedariği yapmaktadır.

  • Batı sisteminin silah ve mühimmat tedariğinde ciddi sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunları aşmak için kendi kaynakları yeterli olmayıp, dışarıdan destek almak ihtiyacı duymaktadır.

  • Bugün dünya ölçeğinde Atlantik ve Asya arasında açılan 2 cephede; Ukrayna ve Gazze cephelerinde bile savaşın silah ve mühimmat fiyatlarını ciddi şekilde artırdığı, bu iki cepheye bir başka cephe eklenmesi durumunda vaziyetin savaşan taraflar, özellikle Atlantik için ciddi sorunlara neden olacağını göstermektedir. Savaşın tedarik kısmında sadece 155’lik obüs mermisi dahi ve sadece Ukrayna için aylık maliyeti 200.000 * 8.500 = 1 milyar 7 yüz milyon dolar tutmaktadır. Buna uçak, tank piyade vs. yüzlerce hatta binlerce savaş kalemini eklediğimizde karşımıza yıllık trilyon dolarların üstünde bir maliyet çıkmaktadır. Avrupa, Rusya’nın el konulan 300 milyar dolarına neden ihtiyaç duyduğu böylece açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Rusya buna karşılık, Batı’nın Rusya’da bulunan 288 milyar dolarlık malına el konacağını açıklamıştır.

  • Atlantik'in yeni bir cephe açması durumunda yaşayacağı güçlükler artık ciddi biçimde yoksullaşmayı beraberinde getireceği gerçeğidir.

  • Sadece yoksullaşma değil yeni cephenin tedariği de ayrıca büyük sorun oluşturacaktır. Türkiye cari açık sorununu çözmeye çalışmaktadır. 2021 yıl sonu itibariyle 2022’de iki hatta üç katına çıkan enerji fiyatları Türkiye’ye zor bir dönem yaşatmıştır. İçinde bulunduğumuz günlerde enerji fiyatları, özellikle akaryakıt fiyatları tekrar artmaya başlamıştır. Ham petrolün varil fiyatı 90 doları bulmuştur.

Türkiye’nin ABD’ye ihracatı son yıllarda artış göstermektedir. Özellikle, ABD’nin Çin’den tedariğini azaltma kararı sonrası Türkiye’den ithalatı artmıştır. 2023 yıl sonu itibariyle Türkiye’nin ABD’ye ihracatı, Almanya’ya yapılan 21 milyar dolar ihracat tutarının ardından 15 milyar dolar ile ikinci sıradadır.

ABD’nin bu savaş mühimmatı gereksinimi Türkiye için ikna! edici bir ihracat kalemi olarak öne çıkmakta izlenimi uyandırmaktadır. Hem tutar hem de kârlılık olarak ciddi bir ihracat kalemi.

Basında ABD’nin; Irak’ın Türkiye’ye KerkükYumurtalık boru hattından ham petrol pompalamaya tekrar başlaması konusunda girişimlerde bulunması haberleri. Türkiye’nin Atlantik talepleri doğrultusunda yapısal reformlar kapsamında anayasa değişikliği girişimleri, PKK’ya karşı sanki çözüm sürecinin tekrar başlayacağı türü izlenimlerin artması. Seçim sonuçlarının son yıllarda bozulan iç gelir dağılımı sonuçlarına bağlı olarak şekillenmesi, halkın bu haklı talebine yıkıcı muhalefet kapsamında PKK ve diğer Atlantik muhalefet güçlerinin elinin güçlenmesi sonucunu doğurmuştur.

Türkiye Atlantik'e teslimiyet ya da Asya’nın yanında yer alma seçeneklerinin arasına sıkışmış durumdadır. Önümüzdeki süreç bu taraflar arasında karar verme sürecidir.

Ancak Türkiye, Mustafa Kemal dönemindeki gibi ABD mandasını reddedecek ve Asya’da onurlu ve başı dik yerini alacaktır.

Aydınlık