Anasayfa
2018-11-22 01:44:22 ( 4 izlenme )

TürkAkım ve Beşli İttifak

Şu son günlerin haberlerini yan yana koyunuz ve toplayınız, çıkan sonuca bakınız, Türkiye nereye gidiyor ve hatta dünya nereye gidiyor sorusuna yanıt bulacaksınız.

TÜRKAKIM

Türk Akımı ile Rusya + Türkiye + Batı Avrupa bağlantısı stratejik anlam kazandı. Türkiye ve Rusya Cumhurbaşkanları Recep Tayyip Erdoğan ve Putin’in vurguladıkları gibi, uzun vâdeli bir dostluk geliştiriliyor. Türkiye, başka ülkelerin dayatmalarına meydan okuyor.

2019 Türkiye için de dünya için de kritik bir yıl. Rusya’dan Türkiye’ye S-400 füzelerinin sevkiyatı da 2019 sonunda başlıyor. ABD’nin tehditleri burada da boşa çıktı.

Türk Akımı adını Türkiye verdi. Bu akım, evet Türk-Rus ve Avrupa akımı. Ancak merkezinde ve ön cephesinde Türkiye bulunuyor. O nedenle TürkAkım adı, tam yerine oturdu.

BEŞLİ İTTİFAK

Katar’ın Beşli İttifak önerisini Türkiye’ye Vatan Partisi duyurdu. Katar, Irak ile en üst düzeydeki görüşmede, bu öneriyi gündeme yerleştirdi. Gerçekçi bir plan! Türkiye + Suriye + Irak + İran + Katar, ittifak oluşturma yolundadır.

Beşli ittifak, ABD dayatmalarına yeni bir meydan okumadır. ABD’nin Batı Asya ülkelerini Sünnî ve Şiî/Alevî bloklarına bölme planı yerle bir olmuştur. ABD emperyalizmi ve İsrail’in Hazreti Ali-Muaviye Savaşını hortlatma kışkırtması bozguna uğramıştır.

OKYANUSTAN OKYANUSA İNSANLIK CEPHESİ

TürkAkım’ı ve Beşli İttifak önerisini yan yana koyarsanız, Batı Avrupa’dan Türkiye, Rusya, Suriye, Irak, İran ve Katar’a kadar bir ittifak oluşmaktadır. Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve Çin’in Bir Kuşak Bir Yol Projesi, bu ittifakı Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Hindistan, Pakistan, Kore ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne kadar genişletiyor.

Böylece Pasifik Okyanusu’ndan Atlas Okyanusu’na kadar bir insanlık cephesi kuruluyor. Bu cephenin ağırlığını bağımsız yaşamak isteyen devletler oluşturuyor. Bugün emperyalizme karşı mücadelenin esas gücü, millî devletlerdir. İnsanca yaşamak isteyen halklar da bu cephenin içindedir. Bu cephe, millî bağımsızlık ve üretim cephesidir. Dünya üretiminin gelişmesinde lokomotif görevi yapan ülkeler bu cephede bulunuyor.

YENİ BİR DÜNYA KURULUYOR

Yeni bir Dünya kuruluyor.

ABD ve Dolar saltanatının sonuna gelmiş bulunuyoruz.

Reklamdan sonra devam ediyor 

Türkiye, Yeni Dünyanın kuruluşunun ön cephesinde yer alıyor. ABD’nin FETÖ Gladyosunun darbesini ezen ve PKK terörünü hendeklere gömen Türkiye, Yeni Dünyanın kuruluşuna silahlı mücadeleyle ve aynı zamanda ekonomik örgülerle katkıda bulunuyor. 2014 yılından bu yana yürüyen süreç budur.

ATATÜRK DEVRİMİNİ TAMAMLAYACAĞIMIZ İKLİM

Yeni Dünyanın ön cephesinde bulunan Türkiye, büyük kararlara ilerlemektedir. Bu süreç, iki yüzyıllık Türk Devriminin tamamlanması sürecidir.

Avrasya, Türkiye’nin Atatürk Devrimini tamamlayacağı iklimdir. 1945 yılı sonrasında ABD denetimi altına düşen Türkiye, şimdi ABD denetiminden kurtularak Atatürk Devrimini tamamlayacağı bir sürece girmektedir. Bunun adı, devrimdir. Şimdi Üretim Ekonomisini inşa ederek ilerleyeceğiz. Bunu başarmak için Millî Hükümeti kurmak, Türkiye’nin önündeki siyasal gündemdir.

Millî Hükümet, işçi ve çiftçisinden sanayici ve tüccarına kadar Üretici Sınıfların hükümetidir. Millî Hükümet, siyasal düzlemde Vatan Partisi, Ak Parti, MHP ve CHP’yi bir araya getirirse, milletin en geniş güçlerini kucaklar. Ak Parti’yi dışlayan hükümet planları, millî değildir, çünkü milletin önemli bir kesimini karşısına almakta ve HDP ile koalisyon peşinde koşmaktadır.

Soruyorum: AK Parti’yi dışarda bırakan bir hükümeti, bugünkü güç dengelerinde kimlerle kurabilirsiniz? O zaman HDP ve FETÖ ile el ele vermek dışında bir çözümünüz var mı? Yok! O zaman, ABD’nin hükümet planının içindesiniz!

GERİ DÖNÜŞ YOK

Kamuoyunda görüyoruz, okuyucularımız da soruyor: Türkiye yeniden ABD’nin kucağına düşmez mi?

Bu soruyu soranlar yanında, öyle olmasını isteyenler de var. Özellikle HDP/PKK, CHP, İyi Parti’nin oluşturduğu Atlantik yanlısı güçlerin bütün umudu burda.

Şu anda bir CHP yöneticisini dinliyorum Ulusal Radyo’dan. Batı’dan kopma telaşı içinde. Batıdan koparak, demokrasiden kopuyormuşuz!

Batı bağlantıları yüzünden 70 küsur yıldır Atatürk Devrimi’nden kopmuş olmamız, onları ilgilendirmiyor. Demokrasiyi de, ABD emperyalizminin tanımladığı gibi, Atlantik sistemine bağlılık içinde görüyorlar.

Ancak umutları boşuna! Bu sürecin geri dönüşü yoktur. Vatan Partisi Merkez Karar Kurulu, bu konuyu 22 Eylül 2018 günlü toplantısında enine boyuna değerlendirdi. Bütün olaylar Parti’nin saptamalarını doğrulamaktadır. Atlantik güçlerinin beklentileri mezara gömülmektedir.

Türkiye, Vatan Savaşının açtığı mecrada ilerliyor. TürkAkım ve Beşli İttifak önerisi, Türkiye’nin geri dönüşü olmayan bir sürece girdiğinin son olgularıdır.

Yolumuz açıktır, bahtımız açıktır.


Aydınlık

Bunlar da İlginizi Çekebilir