OPEC+’nın petrol üretimini günlük 2 milyon varil düşürme kararının yankıları sürüyor. İngiliz Financial Times gazetesi, 1973’te OPEC kararıyla ortaya çıkan petrol krizini hatırlatarak, gelişmeyi ‘Yeni Petrol Savaşı’ vurgusuyla değerlendirdi

MUSTAFA ALTINKAYA

OPEC+’nın fiili lideri konumunda olan Suudi Arabistan ile Rusya’nın tam bir görüş birliğine vararak kesinti kararı alması ABD’yi sarstı. Biden’ın temmuz ayında gerçekleştirdiği Suudi Arabistan ziyareti petrol kesintisi kararının alınmasına engel olamadı. İki liderin tokalaşmak yerine yumruk tokuşturması ziyaretin trajik özeti oldu. Financial Times’ın yorumuna göre ABD, Suudi Arabistan’a kesinti yapmaması için “yalvarmaya” gitti, ama başarılı olamadı.

ABD’NİN BASKISI İŞE YARAMADI

Üretimin arttırılması yönünde ABD’den gelen tüm baskılara rağmen OPEC+, Kovid19 salgını başlangıcından bu yana son iki yılın en büyük kesintisini yaptı. Beklenin üstünde bir miktarda (günde 2 milyon varil) kesinti yapılması, 82 dolara kadar düşen brent ham petrolün varil fiyatını 98 dolara dayandırdı. Wall Street Journal’a göre günde 2 milyon varil üretim kesintisi küresel arzın yüzde 2’si olsa da OPEC+ ülkeleri, yıl boyunca gayrıresmi yollarla günlük kotalarını 3 milyon varil civarında azaltmıştı. ABD petrol fiyatlarının düşmesi için karşı önlemle stratejik petrol rezervini devreye sokarak piyasaya petrol sürmüştü. Kasımda gerçekleşecek olan ABD ara seçimleri öncesinde yapılan bu hamle ABD’nin petrol stoklarının 1984'ten bu yana en düşük seviyesine indirdi.

NOVAK’IN VARLIĞI AÇIK MESAJ

Suudi Arabistan başta olmak üzere OPEC ülkelerinin bu karar ile birlikte Rusya tarafında konumlandığını söyleyen ABD’li uzmanlar özellikle Rusya’nın Avrupa’ya gaz ihracatını koz olarak kullandığı bir kışa girerken petrol arzının düşürülmesi görüşmelerinde ABD’nin baskısına rağmen Rusya Başkan Yardımcısı Alexander Novak’ın toplantıya katılması açık bir mesaj içeriyor.

Nitekim kesinti kararının ardından Beyaz Saray’dan “Putin’in Ukrayna’yı işgalinin küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri ile uğraşırken, OPEC+’in kesinti yapmaya yönelik basiretsiz kararından dolayı Başkan Biden hayal kırıklığına uğramıştır.” açıklaması gelmişti.

‘SUUDİ ARABİSTAN, ABD  BASKISINA BOYUN EĞMEYECEK’

Financial Times’a kararı değerlendiren kıdemli OPEC gözlemcisi Roger Diwan “Enerji – Güvenlik ittifakının bir parçası olarak uzun süredir askeri destek alan Suudi Arabistan’ın bu adımını özgürleşmeye yönelik bir hamle olarak yorumlayabiliriz. Bu karar Suudi Arabistan’ın önümüzdeki süreçte ABD baskısına boyun eğmeyeceği ticari ve diplomatik çıkarları doğrultusunda hareket edebileceğinin göstergesidir.” dedi.

Biden’in küresel enerji danışmanı ve Suudi Arabistan ile aylarca mekik diplomasisi yürüten elçilerden biri olan Amos Hochstein, OPEC+ toplantısından sonra katıldığı bir televizyon programında ABD yönetiminin yanıtının daha fazla yerli petrol üretmek olacağını öne sürdü.

Son birkaç aydır ABD'deki büyük petrol üreticileri ile görüşüldüğünü söyleyen Hochstein “Üretimi artırmak için ABD'li müttefiklerimizle birlikte çalışacağız. Onlara ‘üretimi arttırmak için neye ihtiyacınız var?’ dedik.” şeklinde konuştu.

‘KARAR YARARSIZ VE AKILSIZCA’

Financial Times’a röportaj veren ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, OPEC+’nın petrol üretimini azaltma hamlesinin küresel ekonomi “yararsız ve akılsızca” olduğunu söyledi. Yellen, “OPEC+’nın kararının yararsız ve akıllıca olmadığını düşünüyorum. Nasıl bir etki yaratacağı belirsiz, ancak kesinlikle, karşılaştığımız koşullar altında bana uygun görünmeyen bir şey.” dedi.

COOK: EVRENİN MERKEZİ OLDUKLARINA İNANIYORLAR

ABD Dış İlişkiler Konseyi'nin (Concil for Foreign Relations CFR) üyelerinden Steven Cook OPEC kararı kapsamında Suudi Arabistan’ı değerlendiriken “20 yıllık Amerikan beceriksizliği olarak gördüklerini ve Amerika'nın aslında bölgedeki güvenlik ve istikrarın kaynağı olmadığını iddia edebilirler. Şu anda evrenin merkezi olduklarına ve herkesin onlara gelmesi gerektiğine gerçekten inanıyorlar.” dedi. Beyaz Saray Ulusal Ekonomik Konseyi direktörü Brian Deese ise kararı “gereksiz ve yersiz” olarak nitelendirdi.

‘PUTİN’DEN YARDIM İSTESİNLER’

Temsilciler Meclisi Demokratları Tom Malinowski, Sean Casten ve Susan Wild geçen çarşamba bir açıklama yaptı. ABD birliklerinin ve füze savunma sistemlerinin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikler’'nden çıkarılmasını teklif eden bir yasa çıkarmak üzere çalıştıklarını dile getiren kongre üyeleri “Amerikan birliklerinin ve müttefiklerinin bu hizmeti aktif olarak bize karşı çalışan ülkelere sunmaya devam etmeleri için hiçbir neden görmüyoruz. Suudi Arabistan ve BAE, Putin'e yardım etmek istiyorsa, savunmaları için ondan yardım istemeliler.” açıklamasında bulundular.

‘YENİ DOSTLARI OLDUĞUNU  GÖSTERMEYİ AMAÇLIYORLAR’

Washington Post gazetesinde yer alan bir yoruma göre bu karar Başkan Biden’ın dış politikada başarısızlığının göstergesi ve ABD ile müttefiklerine aynı anda birkaç cephede indirilmiş bir darbe. Washington Post’a göre Suudi Arabistan petrol piyasanın kontrolünü yeniden ele geçirmeye ve fiyatı belirleme gücüne sahip olduğunu göstermeye çalışıyor. Suudi Arabistan, gazeteci Cemal Kaşıkçı suikastı ardından kendisini “parya” olarak nitelendiren bir ABD başkanına siyasi sinyaller veriyor. Yeni bir pencere açarak Pekin, Yeni Delhi ve Moskova’da başka dostları olduğunu göstermeyi amaçlıyor.

‘HER ÜLKENİN KENDİ HİKAYESİ VAR’

Kulislerde dönen bilgiler ışığında OPEC’in görüşüne göre Washington petrol pazarına müdahale etmeye başlamıştı. Biden yönetiminin geçen yılki Stratejik Petrol Rezervi’nden piyasaya petrol sürme kararı OPEC üyeleri için rahatsız ediciydi. BAE Enerji Bakanı Shuail AlMazrouei, OPEC'in üreticilerin yeni petrol arzına yatırım yapmaya devam etmelerini sağlamak için hareket ettiğini söyledi. OPEC toplantısından sonra gazetecilere açıklamada bulunan Mazrouei “Bunu yapmazsak, üretim bir uçurumdan düşecek. Yatırım eksikliğinden endişe duyuyoruz.” dedi. Batılılar tarafından yapılan OPEC’in Rusya’nın yanında yer aldığı eleştirilerine yanıt veren Mazrouei “Avrupanın kendi hikayeleri var, Rusya'da kendi hikayeleri var. Biz şu veya bu ülkenin yanında yer alamayız.” dedi.

Kesinti kararını değerlendiren OPEC’in Kuveyt genel sekreteri Haitham AlGhais, “Her şeyin bir bedeli var, enerji güvenliğinin bir bedeli var.” dedi.

‘ARTIK WASHİNGTON’DAN EMİR ALMIYORUZ’

BAE’de siyaset profesörü olan Abdulkhaleq Abdulla, "Şu anda herkesin Körfez petrolüne, herkesin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne ihtiyacı var. Washington'dakilerin bazıları kesinlikle yeni bir Körfez olduğunun farkında değil ve artık Washington'dan emir almıyoruz.” dedi.

RUSYA: OPEC+, ABD’NİN KANUNSUZLUĞUNA KARŞI ÇIKTI

Rusya Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Dmitry Peskov, Russia 1 TV kanalında OPEC+’nın petrol üretimini kısma kararının sağduyu için bir zafer olduğunu söyledi. 2019 yılında Putin’in Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaretlerin bu kararın alınmasında rol oynadığını söyleyen Peskov, “Genel olarak, Devlet Başkanı’nın karşılıklı saygıya, yarara ve güvene dayalı ilişkiler kurmayı başarması, elbette bu, en kritik anları tartışmaya yardımcı oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

OPEC+ kararı nedeniyle ABD’nin tam anlamıyla öz kontrolünü kaybetmeye başladığını söyleyen Peskov, ABD’nin asıl amacının küresel enerji piyasalarını istikrarsızlaştırmak pahasına Avrupa’yı Rusya’ya karşı yaptırımlara zorlamak olduğunu söyledi. Peskov, “ABD piyasaya ek petrol salarak rezervleri manipüle etmeye çalışıyor. OPEC+ sorumlu bir tutum alarak bu kanunsuzluğa karşı çıkıyor. Bu nedenle bu karar bizim için bir zafer değil, bu sağduyunun zaferidir.” dedi.

NOVAK: “SAĞDUYUNUN ZAFERİ”

OPEC toplantısına katılan Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Alexender Novak, Russia 24 TV’ye verdiği demeçte “Bu eşi benzeri görülmemiş bir karar, çünkü 2,5 yıldır almadığımız bir karar. Bu karar öncelikle, özellikle sonbaharkış döneminde, talebin düştüğü ve arzın ayarlanması gerektiği bir belirsizlik dönemine giren piyasanın dengelenmesiyle ilgili.” dedi.Aydınlık