Anasayfa
2019-05-14 10:28:59 ( 22 izlenme )

Sözde Pontus soykırımı ve müttefikini iyi seçmek

Ankara’da KESK’in ev sahipliğinde 'Pontos Soykırımı' adıyla paneli düzenleniyor. Sözde soykırımdan Atatürk de sorumlu tutuluyor. Haliyle birçok vatansever itiraz ediyor.


MUSTAFA SOLAK/ Tarihçi

Bugün AKP’nin hukuksuzluğuna, tek adamlığına itiraz etmek adalet, demokrasi, barış, faşizm, eşit yurttaşlık, barış, özgürlük kavramlarıyla yürütülüyor. AKP karşıtı olan herkesle bu kavramların cazibesine kapılarak bir araya gelenleri görebiliyoruz. Ankara’da KESK’in ev sahipliğinde “Pontos Soykırımı” adıyla paneli düzenleniyor. Sözde soykırımdan Atatürk de sorumlu tutuluyor. Haliyle birçok vatansever itiraz ediyor.

İyi ama KESK ve aynı anlayıştakilerle ile 1 Mayıslarda, başka ortamlarda bir araya geldiklerini unutuyorlar.

Örneğin 1 Mayıs. İzmir’de 1 Mayıs kürsüsünden “Öcalan’ın heykelini dikeceğiz” diyen Selahaddin Demirtaş ve “sırtımızı PKK’ye yaslıyoruz” diyen Figen Yüksekdağ’a selam yollandı. Tokat’taki kutlamalarda CHP İl Gençlik Kolları Başkanı, İstiklal Marşı okunmamasına tepki gösterdiği için alandan uzaklaştırıldı.[1]

KAYYUM ÜZERİNDEN HDP/PKK'YE SELAM

Bakırköy’deki kutlamada DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu “Bu memleket çocuklar ölmesin dediği için hapishaneye giren Ayşe öğretmenindir” dedi ama “Bu memleket çocuklar okusun dediği için PKK’nin katlettiği Aybüke öğretmenindir” demedi. KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen “130 binden fazla kamu emekçisini sorgusuz, sualsiz, hiçbir hukuki delil olmaksızın işinden, ekmeğinden ettiler. İhraçlara karşı mutlaka kazanacağız” dedi ama “PKK, FETÖ ile ilişkisi somut olarak kanıtlananlar serbest bırakılmasın, ekmeğinden olsun” demedi. Çünkü 130 bin kişinin hepsinin yargılanmaksızın serbest kalmasını istiyor. KESK Eş Genel Başkanı “Halkın iradesine saygı duymayanlara, seçimlere el koymaya çalışanlara karşı halkı ilgilendiren her kararın öznesi olmak istiyoruz” diyerek kayyuma karşı çıktı ama HDPli belediye bakanlarının PKK’ye destek verdiğini söylemedi. Ona göre PKK’yi destekleseler de halk seçtiği için görevden alınmamalıydı.

PKK VE FETÖ'YE ÖZGÜRLÜK

Kurumlar adına ortak basın açıklamasında da PKK ve FETÖ’den dolayı ihraç edilenlerin yargılanmaksızın geri dönmelerine yönelik şu benzer ifadeler vardı:

“KHK’lerle binlerce emekçiyi açlığa mahkum eden ve tüm arsızlığıyla ‘ağaç kökü yesinler’ diyen kumpasçılar, gasp ettikleri mazbatalarla halkın iradesini çalan hırsızlara karşı, ‘oy kullanamazlar’ dedikleri KHK’lılar, 1 Mayıs Meydanlarında ‘oy kullandık ve siz kaybettiniz’ diye haykırıyor… Muhalif gazetecileri, akademisyenleri, siyasetçileri hapishanelere doldurup, duyma görme bilme hakkımızı elimizden alanlara karşı, sokak afişlerimizle, bildirilerimizle buluştuk.”

“Gazetecilere özgürlük”, “tecrit” sözleriyle FETÖ ve özellikle de PKK’de tutuklu olanlara selam yollandı:

“Tecrite karşı cezaevlerinde ve dışarıda devam eden açlık grevlerini ve açlık grevcilerinin seslerini duyurmak için alanlardayız. Hapishanelerde tecrite karşı açlık grevleriyle seslerini duyurmaya çalışan binlerce tutsağı görünmez duyulmaz kılanlara karşı 1 Mayıs alanından sesleniyoruz.”

Reklamdan sonra devam ediyor 

"TÜRK MİLLETİ" YERİNE "TÜRK, KÜRT ARAP, LAZ..." VURGUSU

Ortak açıklamada “Türk Milleti” yerine “Türk, Kürt, Arap, Laz, Alevi, Sünni kadın erkek LGBTİ+” vurgusu yapıldı:

“CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ya kadar uzanan bu ırkçı faşist zorbalığa, devlet şiddetine karşı, Türk, Kürt, Arap, Laz, Alevi, Sünni kadın erkek LGBTİ+ olarak tüm farklılıklarımızla yan yana 1 Mayıs alanlarındayız.”

YURTTAŞLARIN EŞİTLİĞİ YERİNE "EŞİT YURTTAŞLIK", "BARIŞ" SÖYLEMİYLE PKK/PYD'YE DESTEK

Basın metninde “eşit yurttaşlık”, PYD’ye operasyonlara şu şekilde karşı çıkılmaktadır:

“Eşit yurttaşlık onurlu barış ve özgürlük diye haykırıyoruz. Savaşa karşı barışı savunuyoruz. Bizler; savaşlara, sınır ötesi operasyonlara, hayatların yerinden edilmesine karşı barışta ısrar edenleriz. Biz işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, yoksullar, ezilenlerin, “bir merminin fiyatından haberimiz yok ve öğrenmek de istemiyoruz”! Biz, savaş ve çatışma politikalarıyla, ülkenin bugünü ve geleceğine dair umutsuzluk, çaresizlik ve inançsızlığa sürükleyenlere karşı buradayız. 1 Mayıs alanında umudu büyütüyor ve haykırıyoruz.”

DİYARBAKIR DEĞİL "AMED"

Basın metnindeki bir ifade de şöyle:

“Toprağımızı ve sularımızı ranta heba edenlere, toprakla beraber yaşamı betona gömenlere karşı, Ayder yaylalarından, Amed surlarından, Munzur gözelerinden, kuzey ormanlarından esen rüzgarla buluştuk.”

ANADİLDE EĞİTİM TALEBİ

Metinde anadilin öğrenilmesini değil anadilde eğitimi savunarak ülkeyi federatif yola sürükleyen şu cümleler kullanıldı:

Reklamdan sonra devam ediyor 

“Geleceği karanlığa atan AKP iktidarına karşı laik, bilimsel, demokratik, parasız ve anadilde eğitim diyen eğitimciler olarak 1 Mayıs alanlarındayız.”[2]

Ankara Tandoğan’daki 1 Mayıs kutlamasında kürsünün yanına asılan “anadilde eğitim” pankartı, mitingin düzenleyicilerinden Birleşik Kamu İş konfederasyonunun müdahalesiyle indiriliyor. Anlaşılıyor ki bu konfederasyon, mitingin ortaklarıyla daha önce bu tür sıkıntıları konuşmamış.

Bakırköy’de ki 1 Mayıs’ta HDP korteji yürüyüşü esnasında CHP’nin ses aracı HDP tutuklu eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde bestelediği “Korkma Bağır” isimli şarkısını çaldı.[3] Bunlarla ortak ve bunarın düzenleyiciliğinde yapılan 1 Mayıs gibi etkinliklerde Atatürkçü dernek, sendika ve partiler FETÖ ve PKK’ye karşı uyanık olmak yerine “105 bin masum içeride, biz hepsini özgürlüğüne kavuşturacağız” söylemini içeren metinleri dinliyorlar.

Yetmedi, Bakırköy’deki kutlamada ortak basın açıklamasında “gazetecilere özgürlük”, “tecrit” sözleriyle FETÖ ve PKK’den tutuklu olanlara selam yollandı. “Türk Milleti” yerine “Türk Milleti” yerine “Türk, Kürt, Arap, Laz, Alevi, Sünni kadın erkek LGBTİ+” vurgusu yapıldı. “Yurttaşların eşitliği” yerine “eşit yurttaşlık”, “barış” söylemiyle PKK/PYD’ye destekte bulunuldu. “Diyarbakır” yerine “Amed” denildi. Anadilin öğrenilmesini değil anadilde eğitimi savunarak ülkeyi federatif yola sürükleyen cümleler kullanıldı.”[4]

Oysa 1 Mayıs işçi sınıfının emeğine, ülkesine, bağımsızlığa sahip çıktığı gün olmalıydı. Kürsüden Türk Bayrağı’nı dalgalandırmak, İstiklal Marşı’nı okumak, Atatürk ve antiemperyalizm vurgusu yapmak isteyenler, Kocaeli’deki gibi ayrı 1 Mayıs kutlaması yapmalıydılar.

Bu söylemleri KESK, DİSK, TMMOB, TTB, HDP yönetimleri dile getiriyor. Atatürkçü taban (kimi ADD, Eğitim İş şubeleri, çeşitli partilerdeki vatanseverler, vb) ise AKP karşıtlığı uğruna bunlarla daha fazla biraraya gelmeye başladı. AKP’ye, CHP’ye, MHP’ye, ona, buna kaşı olabilirsiniz ama bu emperyalizmin planlarına, vatana, milli birliğe hassasiyetinizi örselememeli. Bu kesimden uzaklaşalım ve milli temelde hareket edenlerle ortaklaşalım.

Bunlar da İlginizi Çekebilir