, katıldığı bir televizyon programında gündeme dair soruları yanıtladı. Soylu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

15 günde sosyal medyada provokasyon yapan 2 bin 863 hesap belirlendi. Bunların yüzde 70'i FETÖ, PKK, DHKPC gibi terör örgütleriyle ilintili.

İmamı, polisi, jandarması, Kızılayı, öğretmeni, devletin bütün birimleri, kaymakamı, valisiyle 725 bin yaşlı insanımızın evine gittik.

Emniyette 30, jandarmada 18, 4 kaymakam ve bir valinin koronavirüs testi pozitif çıktı.

Şehirlerarası yolculuk yüzde 98,9 düştü. Şehir değiştiren vatandaşlarımıza 14 gün evden çıkmamalarını ısrarla iletiyoruz.

"21 İLDE KARANTİNA VAR"

Şu anda 21 ilimizde 50 belde, köy ve mezrayı karantinaya aldık.

"FORM İMZALATIYORUZ"
Karantinada kalanlar şimdi de çıkıyorlar. Bir form imzalattırıyoruz. Gideceğiniz yeri biliyoruz, valimize de kaymakamımıza da söyledik. Telefonunuzu, adresinizi aldık. 14 gün boyunca sizi takip edecekler. O formda şu yazıyor: Evden çıkmayacağım, kimseyle sosyal temas kurmayacağım.

BELEDİYELERİN YARDIM TOPLAMASI

Birtakım belediyeler, vakıflar, dernekler yardım toplamaya başladı.

Yardımı kimler toplar? 2860 sayılı kanunda çok açık bir şekilde belirtilmiş. Benim görevim kanuna uymak, kanunu ihlal etmeye çalışanlara müsaade etmemek.

Dernekler, vakıflar, kamu kurum ve kuruluşları yardım toplayacaklarsa kaymakam/validen izin alır ve İçişleri Bakanlığı bilgilendirilir.

İSTİSMARA KARŞI YETKİ İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NDA
Biz hep beraber Elazığ ve Malatya'yı yaşadık. AFAD'a kampanya açtık. Bir televizyonda Acun Ilıcalı program yaptı. Kendisi istedi ve yaptı. Orada para topladı. Hesaplarımız ortaya çıktı. Vatandaşlarımız da gönderdi. Ben yardımın iznini kimden aldık? İçişleri Bakanıyım istediğimi yapabilir miyim? Hayır. Cumhurbaşkanımıza yazdık ve Cumhurbaşkanı izin verebilir. AFAD'a izin aldık. Elazığ ve Malatya Belediyesi biz de toplamak istiyoruz diye ortaya çıkmadı. Toplanan yardımdan şehir istifade etti.

Yardım toplamada neden izin alınıyor? Çünkü bu kamunun işidir. 2860 sayılı kanun diyor ki: Sadece yardım toplamakla kalmayacaksın, denetleyeceksin. Bu yetkiyi istismar edilmemesi için bize veriyor.

Devlet izin vermeden sen banka numaraları açıklarsan, siz başka bir devlet oluşturmak istiyorsunuz demektir.

İMAMOĞLU'NA YARIM SAAT ANLATTIM
Bugün beni İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da aradı, yarım saat kendisine anlattım. Bir belediyenin niçin yardım toplamak için izin alması gerektiğini kanunla beraber ifade ettim.

Peki belediye bağış alabilir mi? Alabilir. Bugüne kadar aldı. Daha yeni Ankara Belediyesi bağış aldı. Peki nasıl aldı? İki türlü alabilirler. Şartlı veya şartsız bağış. Ama bu yardım değildir. Yardım toplamayla bağışı ayıran biraz önce söylediğim kanunlardır. Belediye şartlı bağış alır.

Örneğin siz evinizi bağışlıyorsunuz ama diyorsunuz ki, ben evimi bakım yurdu yapmak istiyorum. Veya dersiniz ki ben arsayı bağışlıyorum, arsanın üzerinde şunun yapılması için bağış yapıyorum.

Sosyal medya provokatörlerinin sistematik saldırısı

Şartlı bağış için de Meclis'ten onay alınacak. Kanun böyle söylemiş. Kanun demiş ki: Sen belediyesin, senin elinde yetki var, toplum yararına belediye meclisi kabul ederse ben kabul ederim.

Şartsız bağış da şöyle alınır: Gelir birisi, belediyeye dilekçe verir. Büyükşehir veya ilçe belediye başkanı şartsız bağışın alınacağını onaylar. Yarın da bir durum olursa sorumlusu sensin diye kanun koruyucu belediye başkanını yetkilendirmiş.

"NEREDE KALDI 2000 YILLIK DEVLET GELENEĞİ?"
Burama kadar geldim! Bugün bana TBMM'de hakaret edenlere söylüyorum: Nerede kaldı 2000 yıllık devlet geleneği? Gel İçişleri Bakanı ol bakalım yapabilecek misin? Bu kadar basit mi idare etmek? O zaman HDP'li belediyeler çıksınlar istediği yardımı toplasınlar, PKK'ya da göndersinler!

"PARLAMENTER SİSTEMDE BU KADAR HIZLI KARARLAR VEREMEZDİK"
Bu kadar kritik problemler karşısında patlama ihtimalimiz çok yüksekti parlamenter sistemde. Eğer bugün kadar hızlı karar alınıyorsa, tüm bakanların birbirleri arasında bu kadar güçlü bir bağ varsa, bu yeni sistemin ortaya koyduğu süreçtir. Yeni sürecin ortaya koyduğu dinamizmdir.

PARLAMENTER SİSTEMDE OLSAYDIK, BU KADAR HIZLI KARARLAR VEREMEZDİK
50 yıl sonra da 100 yıl sonra da bu ülke bu sistemin ortaya koyduğu dinamizmden istifade edecektir.

Sayın Cumhurbaşkanımız, hükümetimiz her alanda teste giriyor. Herhangi birinde aksama olsaydı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin üzerinde boza pişiriyorlardı.