Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,  Dışişleri Bakanı Heiko Maas ile birlikte ortak bir basın toplantısı düzenledi. Mutakatlar ilgili mevkidaşına bilgi verdiğini söyleyen Çavuşoğlu, "'na gelen ölçüsüz tepkiler güvenimizi sarstı. Almanya'dan beklentimiz müttefiklik ruhuna uygun davranmasıdır" dedi.

İşte Bakan Çavuşoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar:

Almanya ile daima yakın iş birliği içinde olmak istiyoruz. Barış Pınarı Harekatımıza Almanya'dan gelen ölçüsüz tepkiler sebebiyle maalesef güvenimiz sarsıldı. Almanya'dan beklentimiz aramızdaki müttefiklik ruhuna uygun davranmaları ve terör karşı dayanışma içinde hareket etmeleridir. Almanya'da yaşayan Türkler kendilerini baskı altında hissediyorlar. Havaalanında uçağa binmek isteyen yolculara PKK yandaşlarının nasıl muamele ettiğini görüyoruz.

Esasen bugünkü görüşmelerimizde  meselesini tüm boyutlarıyla ele alma fırsatı bulduğumuz için memnunum. ABD ve Rusya'nın varılan mutabakatlarla sahada oluşan yeni durumu tanıdıklarını da vurguladım. Bu harekatın birçok amacı var; Suriyeli lerin geri dönmesi de bunlardan bir tanesi. Mülteciler gönüllü ve güven içinde dönmeleri gerekiyor, tüm toplantılarımızda bu durumun altını çizdik. Terör örgütünden temizlendikten sonra bölgeye mülteciler yerleştirilecek.

AB ilişkilerini de konuştuk. Almanya ile güçlü bağlarımız ve tarihi ilişkilerimiz var. Biraz önce bahsettiğim tüm konularda da Almanya ile yakın iş birliği içinde olma arzusundayız. Önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanımızın Johnson, Macron ve Merkel'le bir araya gelmesini de görüştük.

ALMANYA'NIN GÜVENLİ BÖLGEYE ASKER GÖNDERME ÖNERİSİ
Öncelikle Almanya kendi içinde anlaşsın. Farklı görüşler olduğunu görüyoruz.  en başta 'ın fikriydi. Samimi çaba sarf ettik. ABD'nin samimi olmadığını sahada gördük.

BARIŞ PINARI HAREKATI BÖLGESİNE DÖNENLERİN SAYISI
BM'nin duyurduğu rakamı paylaşmak istiyorum; Barış Pınarı Harekatı bölgemize 30 bin kişi geri dönmeye başladı.

SURİYE MİLLİ ORDUSU İLE İLGİLİ İDDİALAR
Ordumuz insani konulardan en hassas ordudur. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı bölgelerimizde sivilleri hedef aldığımıza dair iddialar geldi sonradan dile bile getirilmedi. Bu harekat başladıktan sonra Türkler Kürltere saldırıyor dendi. Tel Abyad ve Resulayn bölgesinin nüfusunun yüzde 90'ı Arap. Kimyasal silah kullandığımız iddia edildi. Trump bile ABC'nin yalan yayınını skandal olarak niteledi ve hatta Twitter hesabına sabitledi. Bu teröristlerin ne çok destekçisi varmış, bunu bu süreçte gördük. En küçük bir ihlal ve şikayet de olsa biz bunu soruştururuz. Cumhurbaşkanımızın bu konuda çok net talimatı vardır. En küçük insan hakları ihlalini bile biz tolere etmeyiz. Bizim mücadelemiz terörledir, teröristledir. Her bir iddiayı çok saçma da olsa soruşturuyoruz. SMO'yu DEAŞ'çı ya da cihatçı olarak nitelemek doğru değildir. Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinde 3 binden fazla DEAŞ'lıyı onlarla etkisiz hale getirdik. PKK ile mücadele ederken birden DEAŞ'çı oluyorlar. Doğru bir yaklaşım değil.

Almanya Dışişleri Bakanı Maas'ın konuşmasından öne çıkanlar:

TÜRKİYE ÇOK ÖNEMLİ BİR NATO MÜTTEFİKİDİR
Son olarak 'ta BM'de görüştük ve yoğun şekilde Suriye'yi ele aldık. Aramızda önemli görüş ayrılıkları var fakat böyle bir durumda konuşmamız lazım. Birbirimiz hakkında değil. Ciddi bir diyaloğa ihtiyacımız var. Biz Türkiye ile bu diyaloğu sürdürmek istiyoruz. Türkiye'nin AB ile olan ilişkileri bakımından ortak sorumluluklarımız var. Almanya için Türkiye çok önemli bir NATO müttefikidir. Biz şu anda bu savaşın çok uzun sürdüğünü görüyoruz, önümüzde kış var. Tekrar korkunç bir savaşın yaşandığı kış olup insanların acı çekmesini istemiyoruz. Türkiye, Almanya ve AB olarak sorumluluğumuz var.

ATEŞKESİN SÜRMESİ VE UZATILMASI ÇOK ÖNEMLİ
Son olarak New York'ta BM'de görüştük ve yoğun şekilde Suriye'yi ele aldık. Aramızda önemli görüş ayrılıkları var fakat böyle bir durumda konuşmamız lazım. Birbirimiz hakkında değil. Ciddi bir diyaloğa ihtiyacımız var. Biz Türkiye ile bu diyaloğu sürdürmek istiyoruz. Türkiye'nin AB ile olan ilişkileri bakımından ortak sorumluluklarımız var. Almanya için Türkiye çok önemli bir NATO müttefikidir. Biz şu anda bu savaşın çok uzun sürdüğünü görüyoruz, önümüzde kış var. Tekrar korkunç bir savaşın yaşandığı kış olup insanların acı çekmesini istemiyoruz. Türkiye, Almanya ve AB olarak sorumluluğumuz var.

Soçi mutabakatının ardından yeni gerçeklerle karşı karşıyayız. Bu konuyu görüştük. Soçi'nin sonuçlarını ele almak durumundaydık. Sağduyu ile adım atmalı ve Suriye'deki durumun istikrar kavuşması için çaba harcamalıyız. DEAŞ'la mücadele sona ermiş değil. Soçi mutabakatı kapsamında ateşkesin sürmesi ve uzatılması çok önemli.

Türkiye'nin belirli koşulların yerine getirilmesi durumunda bu hususu ilerleteceği yönünde mesaj aldık. Oradaki insanların ve oraya geri dönmek isteyen sivillerin çıkarlarının da bunu mümkün kılması açısından da önemli olduğunu düşünüyorum. Bir diğer konu ise Soçi'de yapılan mutabakat temelinde Türk güçlerinin Kuzey Suriye'de kalıcı varlığı olmaması, geçici bir statüko olarak değerlendirilmesi, bunu da konuştuk ve teyit ettik.

.