AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Gündemin oldukça yoğun olduğu kritik toplantının ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik açıklamalarda bulundu.

Çelik'in açıklamaları şöyle;

"Öğretmenlerimize tek tek teşekkür ediyoruz, şükranlarımızı sunuyoruz. Her birimizin hayatının dönüm noktasında mutlaka bir öğretmenimiz var. Hiçbirinin hakkını ödeyemeyiz. Her birine bir kez daha Öğretmenler Günü vesilesiyle teşekkür ediyoruz. Özellikle Covid süresinde büyük gayret gösteren eğitimcilerimize AK Parti MYK'sı olarak şükranlarımızı arz ediyoruz.

"DİYARBAKIR ANNELERİ MAALESEF GÖRMEZDEN GELİNMEYE DEVAM EDİLİYOR"

Diyarbakır annelerinin mücadelesinin tarihe geçecek iki boyutu var. Annelerin vicdan nöbetiyle, evlatlarına kavuşma çığlığı ile bu eylemleri yapmaları, ikincisi de ana akım pek çok yer, gerek yabancı basın tarafından sistematik bir şekilde görmezden gelinmesi. Terör örgütü tarafından dağa kaçırılan çocuklarına kavuşmak için mücadele veriyorlar. Maalesef görmezden gelinmeye devam ediliyor. O annelerin çığlıkları evlatlarına ulaşıyor ve kavuşmaya devam ediyor.

Geçenlerde bazı STK'lar, şehitler, gazilerle ilgili onlara destek verdiler, bir kere daha destek verenlere şükranlarımızı arz ediyoruz.

CHP'Lİ ÇEVİKÖZ'ÜN "MANDACI" İFADELERİ

CHP'li sayın Çeviköz'ün bazı açıklamaları oldu. Burada bizim her zaman bu tip açıklamalar olunca biraz bekliyoruz, acaba tashih etme imkanı söz konusu olabilir mi diye. Türkiye'nin milli menfaatleri konusunda bilinci pekiştirmek için buna dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Beklememize rağmen bu açıklamalar yapılmayınca biz de açıklamalarımızı yaptık.

Mesele sadece eleştirmek için değil, siyasetin hiç bir zaman ana motivasyonu olmaması lazım eleştirmek. Temel bir eleştiri getirdik. Seçilmiş bir başkandan demokrasi talep etmek, yanlış bir şeydir. Türkiye demokrasi için şehit vermiş bir ülkedir. Bununla kalmıyor, S400'leri iptal edeceklerini söylüyorlar iktidara geldikleri zaman. Patriot verilirse hala almaya hazır olduğumuzu söyledik. Bize acil lazımdı ve Rusya'dan aldık. Bu bir kes kopyala siyasetidir. İthal ekameci bir demokrasi anlayışıdır. Demokrasiyi mal gibi görüp bir yerden bir yere ithal edebileceklerini düşünüyorlar. Niçin Türkiye'nin hava savunması için elde ettiği tedarik ettiği sistemleri iade edeceksiniz? Ya da Libya'da meşru siyaseti desteklemeyi niye eleştireceksiniz? Ayrıca Suriye'den asker çekmemizi söylüyorlar. Suriye'den asker çekilince ne olacak? Ahlaki olarak asla kabul edilemeyecek bir söz olduğunu söylüyoruz. Uyarmamıza rağmen bu açıklamayı yapan siyasetçi arkadaşımız bunu düzeltmek yerine çıktı, bizim eleştirilerimizin kötücül bir değerlendirme olduğunu söyledi.

"İTHAL DEMOKRASİDEN BAHSEDİYORUZ"

Demokrasinin evrensel niteliğine dönük olarak bir dayanışma meselesinden bahsetmiyoruz. Tam tersine başka bir yerden ithal demokrasiden bahsediyoruz. Şunun söylenmesi gerekiyor ABD hükümetine; Geçmişte yapılan hataları yapmayın. Demokrasimizi tehdit eden unsurlar başka, yeni yönetime şunu söylemek lazım. PKK/PYD'ye Trump döneminde tırlarla silahlar gönderdiniz, en önemli yaklaşım bu örgüte verilen silahların toplanması, PKK/PYD'ye yönelik olarak eğitim çalışmalarının sonlandırılması ve terör örgütü olarak yaklaşılmasıdır.

Diğer bir söylenmesi gereken husus da şudur; Türkiye'nin milli iradenin yegane temsilcisi olan TBMM'nin bombalanmasında terör örgütü FETÖ'nün DEAŞ gibi karşılanmasıdır. DEAŞ'a ne yapılıyorsa FETÖ'ye de aynısı yapılması gerektiği söylenmeliydi. Tam tersi yöne girip, F35'lerin Türkiye'ye verilmemesini eleştiriyor musunuz? Kapalı Maraş'ın da açılmasını eleştiriyorlar. KKTC'ye Güney Kıbrıs'la aynı hukuk çerçevesinde yaklaşmıyorlar. Dolayısıyla bunlar demokratik açıdan dayanışma anlamına gelmeyen sözlerdir. Demokratik açıdan karşılıklı olarak değer dayanışması anlamına gelmeyen sözlerdir. Bir de kendisini demokratik bir irade yerine koyup kendi ülkesini başka ülkeye şikayet edip bir demokrasi talebinde bulunuyor. Başkalarından demokrasi talep etmeden önce nasıl demokrat olunur özeleştirilerine girmeleri kendileri için ve ülke için faydalı olacaktır.

 TÜRKİYE'NİN REFORM SÜRECİ

Önemli bir reform eylemini Türk siyasi hayatına paketlerle uygulamalarla ortaya koyduk. Reform demek demokrasinin toplumun tüm kılcal damarlarına ulaşması demektir. Dolayısıyla reform süresi demokrasinin derin sürecidir. Toplumun çıkarları değişir, vatandaşımızın taleplerinin devletimize yansımasında yeni ihtiyaçlara gerek duyulur.

"İRİNİ HAREKATI DERHAL SONLANDIRILMALIDIR"

Yapılan aramayı şiddetle protesto ediyoruz. Hamburg isimli savaş gemisi, Ambarlı limanından insanı yardım taşıyan gemimize müdahale etmiştir. Şu net bir durumdur. Burada herhangi bir şekilde ambargoyu delen Türkiye devleti değildir. O toplu mezarların getirdiği yükten kurtulmak için Türkiye'ye karşı yanıltıcı propagandalar üretenler bu tip bir takım haberler üretiyorlar. Almanya ile bu konularda yakın bir istişaremiz var. Bütün bunları dikkate alarak bu tip eylemlerde bulunmamaları gerektiğinin altını çiziyor. Bu aramalar korsan aramalardır. Tabi sonra ülkemizin itirazıyla aramayı sonlandırmışlar. AB kendi üyesi olan bazı ülkelerin gayri meşru girişimlerinin peşinden gitmemelidir.

 AZERBAYCAN'IN KARABAĞ ZAFERİ


Kazanımlar bundan sonra önemlidir. Bu anlaşmaya bağlı olarak 20 Kasımda Azerbaycan ordusu girdi. Şimdi burada Azerbaycan'ın belirleyeceği bir yerde Rusya ile ortak merkez kurularak. Türk ordusu bu barışın kazanımları konusunda gözlem yapacak. TBMM'de yetkiyi verdi.

Anlaşmaya bağlı olarak Ağdam reyonuna 20 Kasım'da Azerbaycan ordusu girdi.Ermenistan'ın Kelbecer'den ayrılması gerekiyordu. Birazcık ertelenmiş olması.Burada Azerbaycan'ın belirleyeceği yerde Rusya ile Türk askeri bu barışın kazanımların konusunda gözlemcilik yapacak. Azerbaycan'a desteğimizi bir kez daha yineliyoruz.

AVRUPA'DA İSLAMOFOBİ: BU BİR HASTALIKTIR

Fransa'da İslam düşmanlığıyla ilgili çok fazla eylem çıkıyor. 10 yaşındaki çocukları öğretmenleri şikayet ediyor, polis onları evinden alıyor. 3'ü Türk, terör merkezine götürerek sorgulamaya çalışıyor.Bu yanlışlıklardan ders çıkaracak, Fransız demokrasini zedelemekten kaçınacak şeylerden kaçınmak yerine yanlış uygulamaları devamını görüyoruz.

Fransa'nın içerisindeki tartışmalar da son derece doğru mecrada seyrediyor. Özellikle bazı akademisyenler bu adımların Fransız demokrasisini zedeleyen adımlar olduğunu söylüyor. DEAŞ'ın Avrupa'daki karşılığı oradaki faşistlerdir. Oradaki faşistlerin eylemleri ile DEAŞ'ın eylemleri birbirini destekliyor. Avusturalyalı üst düzey komandoların masum insanların göz göre göre katlettiği ortaya çıktı. Bunu kınıyoruz. Daha büyük kaygılara sahibiz.Güçlü adımların atılması gerektiğini, gereken soruşturmaların, cezaların verilmesi gerektiğini net bir şekilde ifade ediyoruz.

Fransa yanlış uygulamaları sürdürüyor. Fransa'nın içerisindeki tartışmalarda son derece doğru mecralarda seyrediliyor. Bu bir hastalıktır. Yani DEAŞ insanlık için en tehlikeli terör örgütlerinden biriyse Avrupa'da DEAŞ'ın karşılığı faşistlerdir. Doğru prensiplerle bunlarla mücadele edilmesi gerekir.

SORU CEVAP BÖLÜMÜ

"ARINÇ'IN SÖYLEMLERİ KABUL EDİLMEDİ"

Kendileri istifalarını sundular. Cumhurbaşkanımız da kabul etti. MYK'da bu konu değerlendirildi. MYK'da Arınç'ın söylemleri kabul edilmedi. Bu değerlendirmelere katılınmadığı ifade edildi.

Kendileri istifalarını sundular, sayın Cumhurbaşkanımız da kabul ettiler. MYK'da bu konu değerlendirildi. Sayın Arınç'ın görüşlerinin MYK'mız tarafından kabul edilmediği kanaatine sahiptir. Bu değerlendirmelere katılınmadığı açık şekilde ifade edildi.

Bakanlıklarımızın ilgili çalışmaları var. Bunlar değerlendirilecek aşamaya geldi. Aynı şekilde partide siyasi, hukuki konularda yürüttüğümüz çalışmalar vardır. Karantinadan çıktığımızda önümüzdeki dönemde atılacak siyasi adımlarla ilgili olarak kapsamlı bir değerlendirme yaptığımızı, sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarının alındığını söylemiştim. Biz siyasi parti olarak kendi çalışmalarımızı yapıyoruz. Bakanlıklarımızın da çalışmaları var. Her biri olgunlaştığında Cumhurbaşkanımıza ve genel başkanımıza sunularak, tartışılıp son kararlar verilecektir.

Vatandaşımızın taleplerinin, arzularının devlet hayatına daha çok yansıması lazımdır. Görev yapan her kurum ve her kişi meşruiyetini vatandaşımızın verdiği iradeden alıyor. Toplumun çeşitli kesimlerinin sorunlarının çözülmesi o kadar hızlı hale geliyor.

Kongrelerimize Kovid konusunda alınan tedbirler vesilesiyle bir müddet ara verdik. Ondan sonra yeniden değerlendireceğiz. Çalışmalarımızı bu şekilde sürdürüyoruz."