İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, sahte rapor düzenleyerek FETÖ mensubu olmayan öğrencilerin Kuleli Askeri Lisesi'ne girişine engel olan doktorlar hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Veryansın Tv, FETÖ'cü doktorlar hakkında hazırlanan fezlekeye ulaştı.

Soruşturma sonucu 19 doktor ve Fetullah Gülen hakkında hazırlanan fezleke İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

Fetullah Gülen’in örgüt yöneticisi olarak yer aldığı fezlekede, 12’si tutuklu 19 doktorlara, “Silahlı terör örgütüne üye olmak”, “Cebir ve tehdit kullanarak eğitim ve öğretime engel olmak”, “Resmi belgede sahtecilik” suçları yöneltiliyor. Fezlekede, 2013 yılında okula giremeyen 33 öğrenci müşteki sıfatı ile yer aldı.

HÜCRE TİPİ YAPILANDILAR

Fezlekede, FETÖ’nün TSK içerisindeki kadrolaşmaya her şeyden fazla önem verdiğine dikkat çekildi. Bu kapsamda, subay yetiştirmek üzere kurulan Askeri Liseler ile Deniz, Hava ve Kara Harp Okullarındaki öğrenci ve bunları yetiştirmekle mükellef sıralı komutanlar ve öğretim görevlisi akademisyen subayların kendi örgüt mensuplarından olması için hücre tipi yapılanmayı esas alan geniş kapsamlı bir faaliyete giriştikleri vurgulandı.

FİRESİZ KADROLAŞMA VE YAYILMA

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’ya kadar TSK içerisindeki güç ve etkinliğinin tesisi amacıyla özellikle Kara, Hava, Deniz ve Jandarma Deniz ve Jandarma Genel Komutanlığı Personel ve Tayin Daire Başkanlıklarında neredeyse firesiz bir kadrolaşma / yayılma gerçekleştirdiğine dikkat çekilen fezlekede, askeri eğitim kurumlarının ilerleyen süreçte nasıl örgütün kontrol ve hakimiyetine girmeye başladığı ayrıntılarıyla anlatıldı.

Harp okulları ve askeri liselerde, örgütün faaliyet stratejisinin ayrı esasa dayandığı ifade edildi.

FETÖ’nün, Türk Silahlı Kuvvetlerine öğrenci olarak yerleştirdiği örgüt mensuplarının her birinin mahrem yapılanmada “abi” dedikleri sivil bir şahıs ile hafta sonu tatillerinde haftalık veya 15 günlük periyodik aralıklarla örgütsel görüşmeler yaptıkları ve bu görüşmelerde diğer öğrenciler hakkında verilen bilgiler doğrultusunda toplu fişleme listeleri hazırlandığı yine ayrıntılarıyla fezlekede anlatıldı.

Söz konusu listelerin örgütün militanı konumundaki bir takım sıralı komutanlara ulaştırılmasıyla “Kendilerine verilen listede isimleri yazılı öğrencilerin mezuniyetini engellemek için, görev ve yetkilerini her yönüyle suistimal ederek, örgüt mensubu olmayan veya herhangi bir nedenle örgütten ayrılmış öğrencileri akıl almaz sebepler ve sudan nedenlerle disiplin yolları ile yıldırdıkları” ifade edildi.

ŞOK MANGALARI… İŞKENCELER…

Yine, FETÖ’cü subayların, hedefe koydukları ve hiç bir surette mezun etmeyi düşünmedikleri askeri öğrencileri, “normal bir disiplin ve itaat kavramıyla bağdaşmayacak şekilde (bunları eğitim faaliyeti içerisinde yaparak) özellikle eğitim kamplarında, öğrencileri mangalar halinde saatlerce süründürmek, cansız nesnelere saatlerce selam verdirmek, susuz bırakmak, yemek gibi en temel ihtiyaçlar için 10 dakika gibi yetersiz bir süre tanıyarak, yemekten sonra koşturmak suretiyle, bu öğrencilerin kusmalarını sağlamak, yine açık arazide icra edilen eğitim ve intibak kamplarında, gece bu öğrencilerin periyodik ve sistematik olarak yataklarından kaldırılarak, toprak zemin üzerinde süründürme gibi işkence ve eziyet mahiyetindeki eylemlere maruz bıraktıkları” kaydedildi.

Kara, Deniz ve Hava Harp Okullarından, bu yöntemlerle ayrılmak zorunda bırakılan askeri öğrencilerin beyan ve anlatımları ve temin edilen itirafçı örgüt mensuplarının beyanları doğrultusunda kapsamlı bir soruşturma yürütüldüğü ve şu ana kadar toplanan deliller kapsamında örgütün askeri okullarda kendilerinden olmayan öğrencileri tasfiye sürecinin, her bir askeri okul için aynı esas ve uygulamalara dayandığı ifade edildi.

1922 ÖĞRENCİ KARA HARP OKULUNDAN AYRILMAK ZORUNDA BIRAKILDI

Fezlekede, “FETÖ’nün büyük bir network ağı ve profesyonelce geliştirdiği bir sistem üzerinde, 20062013 yılları arasında Türk Silahlı Kuvvetlerine subay yetiştirmekle görevli, askeri kurumlarda kendi isteği ile ayrılma veya sağlık kurulu kararı ile ayrılmak zorunda bırakılan askeri öğrenci sayısı, Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri görülmeyecek kadar korkunç bir sayıya ulaşmıştır” ifadelerine yer verildi.

Bu kapsamda; toplam 1922 askeri öğrencinin Kara Harp Okulundan ayrılmak zorunda bırakıldığı tespit edildi.

FETÖ yüzünden askeri okullardan ayrılmak zorunda kalan öğrenci sayıları yıllara göre şöyle sıralandı:

20012007 yılları arasında 150,

FETÖ’nün faaliyetlerinin hız kazandığı 2008 yılında 262,

2009 yılında 465,

2010 yılında 283,

2011 yılında 330,

2012 yılında 222,

2013 yılında 200,

2014 yılında 160 askeri öğrenci.

Söz konusu rakamlara sağlık kurulu raporu marifetiyle ayrılan askeri öğrenciler dahil edilmedi.

FETÖ’nün Hava Harp Okulu Komutanlığı’ndaki yasa dışı faaliyetlerinin ise çok daha trajik olduğu vurgulandı. 2000 – 2006 yılları arasında okuldan ayrılan öğrenci sayısı sadece 71 iken, 20062014 yılları arasında ayrılmak zorunda bırakılan öğrenci sayısı 780 olduğu tespit edildi.

Fezlekede, “Hava Harp Okulunun her yıl aldığı askeri öğrenci sayısının 200225 civarında olması dikkate alındığında, bu rakamın, çok daha vahim sonuçlara yol açacağı ortadadır” denildi.

KULELİ ASKERİ LİSESİ 15 TEMMUZ’DA ETKİN ROL OYNADI

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında askeri lise ve özellikle Kara ve Hava Harp Okullarının çok etkin rol oynadığına da dikkat çekildi fezlekede. İstanbul Çengelköy Kuleli Askeri Lisesi’nin 15 Temmuz 2016’ya kadar FETÖ’nün hakimiyet ve kontrolüne geçtiği, darbe girişiminin başlamasına yol açan İstanbul’daki Boğaz Köprülerinin tutulması ve geçişlerin engellenmesi yönündeki ilk faaliyetlerin, soruşturma dosyasında ifadelerine başvurulan mağdurların sınıf amirleri olan P.Yb.Turgay Ödemiş, P.Alb.Mehmet Karabekmez ve P.Bnb.Ahmet Taştan’ın emir ve talimatlarıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Yine bu kişilerin emir ve komuta ettiği örgüt mensubu askerler tarafından vatanını sevmekten başka hiç bir beklentisi olmayan mağdur yurttaşların şehit edildiği ve pek çok vatandaşın yaralanarak gazi olduğu hatırlatıldı.

‘KULELİ FETÖ’NÜN ÇİFTLİĞİ HALİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ’

Fezlekede müşteki ifadelerine de yer verildi. Şikayetçi Furkan Şırlağancı ifadesinde, 2013 yılı Mayıs ayında 6068 civarında askeri öğrenci ile birlikte muayeneye gittiklerini belirterek, 1.5 dakikalık muayene sonucu doktorun askeri öğrenci olamayacağına dair rapor verdiğini söyledi. Şırlağancı, “Bir kumpas olduğunu o tarihten itibaren anlamaya başladım. Çünkü bariz bir şekilde haksız bir şekilde disiplin cezaları verilip puanları düşürülen 50’ye yakın öğrenci birbirimizi tanıyorduk. Bunlar diğerlerinden ayrı bir şekilde muayeneye yollandığı için hakkımızda askeri öğrenci olamaz raporu verileceğini biliyorduk” dedi.

Şırlağancı, “Geriye dönük olarak yaptığım inceleme ve değerlendirmede, Kuleli Askeri Lisesi’nin bizlerin öğrenci olduğu dönemde adeta Fetullahçı çetenin çiftliği haline dönüştürüldüğünü ve kendilerinden olmayan tüm öğrencileri disiplin ve sonrasında sağlık kurulu raporlarıyla askeri öğrencilikten çıkarıldıklarını düşünüyorum” dedi.

MEZUNİYETE 2 AY KALA ‘ASKERİ ÖĞRENCİ OLAMAZ’ RAPORU VERDİLER

Hakkında sahte rapor düzenlenen müştekilerden Ömer Kılıçaslan ifadesinde; şunları kaydetti:

“2013 yılı Mayıs ayında mezuniyetime 2 ay kala ben ve bir kısım arkadaşlarım sağlık muayenesi için Hava Harp Okulu Yeşilyurt Polikliniğine götürüldük. Aynı gün süren muayenelerimiz sonunda, bana ‘1. Derecede mitral kalp yetmezliği, minimal dorselomber skolyoz (hafif sırt ve bel omurlarında açı sapması), göz ve aleji’den dolayı askeri öğrenci olamaz raporu verildi. Doğal olarak hiç beklemediğim birşeydi, beni ve ailemi perişan etti. Çünkü mezuniyetime 2 ay kala sudan sebeplerle hakkımda askeri öğrenci olamaz raporu verilmişti.”

2012 yılında İzmirMenteş’teki askeri kampında yaşadıklarını anlatan Kılıçaslan, “Gitmeden evvel 2. ve 7. takımı (2024 kişi arası) son sınıf öğrencilerinden seçerek oluşturmuşlardı. Biz İzmirMenteş’e gittiğimizde bu 2. ve 7. takım öğrencilerine askeri disiplin işleyişi ve mantalitesiyle bağdaşmayacak biçimde, askeri eğitim kılıfı altında, yaz sıcağında asfalt üzerinde sürünme, özellikle dikenli arazide kısa kollu kamuflajla sürünme, bir hafta boyunca sabah 5, gece 24’e kadar eğitim faaliyetine tutulma. Gibi hadiseler yaşadık” dedi. Kılıçaslan, “Kuleli Askeri Lisesinden hemde sağlık nedeniyle ayrılmak benim hayatımı kararttığı gibi ailem toplum nezdinde adeta yetersiz ve itibarsız bir insan durumuna soktu beni” diyerek sahte rapor veren doktorlardan şikayetçi oldu.

KOMUTANIN KAYBOLAN BİSİKLETİNİ ARAMA…

İfadesinde çeşitli bahanelerle kendisine sürekli disiplin cezaları verildiğini söyleyen müşteki öğrenci Abdülkadir Özpay, Menteş kampında boş arazide kovan toplama, Bölük Komutanı Top.Yzb. Mehmet Umut’un kaybettiği bisikleti arama gibi işler yaptırıldığını, takım arkadaşları ve kendisinin aşağılandığını ifade etti. Top.Yzb. Mehmet Umut tarafından “Senden asker olmaz.., sen bir yere gelemezsin.., dışarı gitsen de senden hiçbir şey olmaz” gibi gurur ve onur kırıcı sözlerle arkadaşlarının yanında topluca baskı ve eziyete maruz kaldıklarını kaydetti. Özpay, şüpheli tabiplerin, Kuleli Askeri Lisesi’nde FETÖ’nün tıbbi sacayağını oluşturduğunu belirterek, şikayetçi oldu.

Müşteki Burak Berat, Kuleli Askeri Lisesi’nin son sınıfında iken “Mitral kalp yetmezliği” raporu sonucu okuldan uzaklaştırıldığını belirterek, “Okul ile ilişiğim kesildikten sonra Trabzon Ahi Evren Kalp Hastanesi’ne giderek aynı durumu aktarıp muayene oldum. Sonuç olarak böyle bir hastalığımın olmadığı ile alakalı belgeyi tarafıma ibraz ettiler” dedi.