ABD'de Joe Biden’ın yönetime gelmesiyle birlikte Fırat’ın doğusundaki PKK/PYD'lilere yönelik silah ve mühimmat sevkıyatı hız kazanırken, Türkiye’ye karşı konumlanma da başladı. Cizre’nin hemen karşısında Suriye-Türkiye sınırına çok yakın Ayn Divar’da üs kurma çalışmalarına başlayan ABD'nin, son bir haftadır bölgeye inşaat malzemesi taşıdığı öğrenildi. 

KRİTİK NOKTA AYN DİVAR

Bölgeyi yakından tanıyan, geçmişte bölgede çalışmış kaynaklar ABD’nin Ayn Divar’da yeni üs faaliyetini doğrularken, "O bölgede bir lojistik geçiş merkezleri vardı. Ancak görünen o ki ABD bu bölgeyi daha hareketli kullanacak" dediler. ABD’nin Cizre’nin hemen karşısına kuracağı üssün esas hedefinin Türkiye olduğunu, Türkiye’nin PKK’ya müdahale etmemesi için kullanılacağını kaydeden kaynaklar, "Burada üs kurulursa ABD, Irak ile Suriye arasındaki Semelka/Fişhabur kapısını da güvence altına almış olacaktır. Bunun yanında Türkiye’nin uzun süredir açmaya çalıştığı Ovaköy Sınır Kapısı ve Ovaköy-Telafer-Musul-Bağdat hattını da denetim altına alma çabası öne çıkıyor" bilgisini verdiler.

İKİ YENİ ÜS

Irak ve bölgedeki gelişmeleri yakından takip eden uzun süre bölgede görev yapmış bir başka kaynak da şu bilgileri verdi: "Biden sonrası ABD, bölgede hareketlendi. Gerçi hep aktiflerdi, ama son dönemde dikkat çeken bir kıpırdanma görülüyor. ABD'nin İran sınırında Kandil bölgesine yakın bir üs kurduğu haberleri geliyordu. Şimdi Suriye-Irak sınırının en kritik bölgesine bir askeri üs kurmayı planladığı anlaşılıyor. Bu iki yeni üsle bölücü terör örgütü PKK'yı koruma altına almayı planlıyorlar. Ancak bununla başka bir hal ortaya çıkacak. PKK, sağlı sollu Kuzey Irak yönetimini zorlayacaktır. ABD’nin yeni Irak planında PKK’ya daha fazla rol vereceğinin göstergesi." Türkiye’nin bölgeye 47 kilometre yakınında bir gözlem merkezi olduğunu kaydeden bölge uzmanları, Irak Merkezi Hükümeti'nin buranın boşaltılmasını istemesine de dikkat çektiler. İran'a yakın grupların Erbil'i hedef almasına, İran Türkiye'ye Haşdi Şabi üzerinden baskı kurmaya çalışırken, ABD'nin de PKK’yı kullanarak Türkiye'yi bölgeden çıkarmak isteyebileceğine vurgu yaptılar. Bu yolla Kürt yönetiminde tasfiyenin gündeme gelebileceğini ifade ettiler.

ÖN CEPHE

Konu ile ilgili olarak Aydınlık’a bilgi veren Kamışlılılar, ABD’nin yeni üs kurmayı planladığı Ayn Divar’ın çok kritik bir yer olduğunu kaydederek şu bilgileri verdiler:

"Ayn Divar en iyi savunma noktasıdır. Cizre’yi ve Dicle’yi tepeden görür. Semelka kapısını, Türkiye’den Irak’a açılması konuşulan Ovaköy hattını da kontrol edebilir. Aynı zamanda bölgenin lojistiğini istediği zaman kesebilecek bir yer. Çok stratejik bir nokta. Bütün sahayı olduğu gibi denetleyebilir. Son günlerde bu hatta Amerikalıların hareketliliğini civardaki herkes bilir. Bizler de işimiz gereği her gün buralara gider geliriz. Bizler de bir şeyler olduğunu düşünüyoruz."

IŞİD BAHANE

Son günlerde Suriye’de IŞİD’in yeniden faaliyetlerini artırdığına vurgu yapan bölge kaynakları, "IŞİD’in faaliyetlerinin ABD’nin çıkarları ile birlikte artması eski günleri hatırlatıyor. Geçmişte ABD nereyi hedef gösterdiyse IŞİD oraya yöneliyordu. Artık IŞİD’in CIA-MOSSAD örgütü olduğunu herkes biliyor. Şimdi yeni planlar çerçevesinde IŞİD yeniden sahaya sürülmeye başlandı. ABD, IŞİD bahanesiyle PKK/YPG’ye yasallık kazandırmaya çalışıyor. Avrupalıları da IŞİD’le ikna etme taktiği izliyor" diye konuştular.

ARAB NEWS

İngiltere’den yayın yapan Arab News haber sitesi de geçtiğimiz günlerde yeni ABD Başkanı Joe Biden'ın IŞİD kalıntılarının ortadan kaldırılmasını Ortadoğu politikasının kilit önceliği olarak belirlemesine koşut, IŞİD'le savaş koalisyonunun Türkiye-Suriye sınırında yeni askeri üs inşası için kolları sıvadığını yazdı. Yeni üssün PKK/YPG kontrolündeki Haseke’ye bağlı Ayn Divar (Çavuşköy) kesiminde olduğunu bildirdi. Arab News ayrıca, geçen ay Rus askeri polisinin ABD'nin Irak'taki üslerine lojistik ve askeri destek göndermek için kullandığı Ayn Divar'daki bir otoyolun yakınına konuşlandığını da hatırlattı. 

Arab News'in görüşünü aldığı Washington merkezli düşünce kuruluşu Savaş Araştırmaları Enstitüsü'nün hükümet ilişkileri bölümünün direktörü Nicholas Heras, ABD'nin yeni üs için Ayn Divar'ı seçmesinin stratejik bir hamle olduğunu ve kuzeydoğu Suriye'deki varlığını uzun vadeli kılmayı hedeflediğini söyledi. Heras, "Üs, IKBY'den Suriye'nin kuzeydoğusuna en önemli geçiş noktasının yakınında olacak. Burası, IŞİD'le savaşta Suriye'ye ikmal ve takviye girişi için en çok kullanılan yol" dedi. ABD askerlerinin bu yeni üsten insansız hava araçları gibi hava varlıklarını da kullanabileceğini, bunun kalan IŞİD liderleri ve unsurlarına yönelik keşif ve saldırılar için çok kullanışlı olacağını anlatan Heras, "Ancak Ayn Divar bir ileri operasyon üssünden ibaret, İncirlik'in ölçeği, imkanları ve kalıcılığına sahip bir üs değil" ifadesini kullandı. Heras, Ayn Divar üssünün İncirlik’ten değil, Erbil Hava Üssü'nden takviye edileceğini vurguladı.

Arab News'a konuşan İstanbul merkezli Omran Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden Navvar Saban da yeni üssün ABD'nin bölgedeki stratejisi için bir zorunluluk olduğunu belirtti.

EM. ORG. EDİP BAŞER: 'TÜRKİYE HIZLA TEDBİR ALMALI'

Daha önce bölgede görev yapmış emekli komutanlar Ayn Divar’da ABD üssünün Türkiye’ye tehdit ve Suriye’de PKK-YPG’yi koruma amaçlı olduğunu belirterek Türkiye’nin buna izin vermemesini istediler. Cizre’de PKK’nın hendek eylemleri sırasında görev yapmış emekli bir komutan, ABD’nin Ayn Divar’a üs kurmasının doğrudan Türkiye’ye mesaj olduğunu vurgulayarak, hendeğe gömülen PKK’yı Suriye’de yeniden diriltmek için kalkan oluşturmaya çalıştıklarını bildirdi.

Eski 2. Ordu Komutanı Emekli Orgeneral Edip Başer de Aydınlık’a yaptığı açıklama, Türkiye’nin konuyu bütün yönleriyle araştırması gerektiğini kaydederek, "ABD’nin sınırımızın hemen dibinde, Türkiye, Suriye, Irak sınırının kesişme noktasındaki Ayn Divar’da üs kurması, ilerde Türkiye aleyhine bir durum oluşturabilir. Türkiye hızla buna karşı tedbirler geliştirmeli, Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlıkları gerekli girişimlerde bulunmalı, gerekli önlemleri almalıdır" dedi. ABD’nin tavrının uluslararası hukuka da uymadığını ifade eden Başer, ABD’nin üs kuracağı belirtilen yerin Suriye toprağı olduğunu hatırlattı.

EM. TOĞG. FAHRİ ERENEL'E SON HAMLELERİ SORDUK: 'TÜRKİYE'NİN ELİ KOLU NATO'YLA BAĞLANMAK İSTENİYOR'

Türkiye’nin Şırnak sınırında ABD'nin faaliyetleri hızlandı. Türkiye, Irak ve Suriye sınırının kesişim noktasında yer alan Ayn Divar bölgesinde, ABD yeni bir üs kurma çalışmalarına başladı. Cizre ilçesinin karşısında yer alan Ayn Divar şu anda PKK işgali altında. Haseke’deki hareketliliğin de arttığı bu dönemde, NATO’dan Irak’taki kuvvetini 'güçlendirme' kararı çıktı. Bir yandan da gözler Sincar’da. Bölgeyi yakından izleyen Emekli Tuğgeneral Fahri Erenel gelişmeleri Aydınlık’a yorumladı.

AYN DİVAR'A YIĞINAK YAPILMASI VE HASEKE'DEKİ GELİŞMELER NEYİN HABERCİSİ?

"ABD, hem Irak hem de Suriye'nin kuzeyinde daha etkin olmak istiyor. Bunun için de faaliyetlerini hızlandırdı. Irak ve Suriye sınırı boydan boya son derece hareketli. Esasında ABD’nin bahsettiğiniz bölgedeki faaliyetleri yeni değil. Haseke’yle birlikte düşünelim. Rusya da ABD de güçlerini bu bölgede artırmaya çalışıyor. ABD, Haseke'nin hemen yakınında olan bu bölgede yeni bir üs oluşturmaya çalışıyor. Irak’ın kuzeyinde de karşılıklı hamleler yapılıyor."

RUSYA'NIN IRAK'IN KUZEYİNDE ETKİSİ NASIL?

"Etkisi kuvvetli. ABD’den daha eski tarihlere dayanan bir ilişkisi var. Erbil Hükümeti'yle uzun vadeli petrol ve altyapı anlaşmaları yapan bir ülke. Ceyhan'a giden yeni bir doğalgaz hattı açılması için anlaşma imzalanmıştı. Irak'a yine altyapı tesisleri yapımı için ciddi destek sağlayan bir Rusya ve Erbil bölgesinde enerji konusunda ciddi yatırımlarda bulunan bir Çin var. Erbil'de iki tane çok önemli konsolosluk binası yapıldı. Bunlardan biri ABD’ye ait. Büyük, gösterişli bir bina yaptılar, bu da buraya verdikleri değeri gösteriyor. Onunla birlikte eşdeğer aynı büyüklükte Çin de yaptı. Çin'in en büyük büyükelçilik ve konsolosluk binası diyebiliriz. Çin buraya 'Kuşak ve Yol'un en önemli noktalarından birisi gözüyle bakıyor. Dolayısıyla önemli bir aktör."

NATO’NUN 'KUVVET ARTIRMA' KARARI DENGELERİ NASIL DEĞİŞTİRECEK?

"NATO'nun tehdit olarak gördüğü Rusya ve Çin, hemen Amerika'nın burnunun dibinde. ABD ısrarla Rusya ve Çin'e karşı NATO'yu bölgeye sokmak istiyor. Bu Trump'ın da hayaliydi. NATO'nun harekat alanını genişleterek Ortadoğu ve Pasifik'e götürmek amacındalar. Türkiye'nin de elini kolunu bağlama gayesi var. Türkiye'nin arzu etmediği bir konu bu. Çünkü hemen burnumuzun dibinde Amerika şemsiyesi altında bir NATO'nun gücü olması, Türkiye'nin olası bir sınırdışı harekatını da engellemiş olacaktır. Yani şu anki durum itibarıyla ABD, Suriye'de Rusya'yla anlaşmış görünerek bu Suriye Demokratik Güçleri adı altında Arap aşiretleri ve Roj Peşmergeleri anlaştırarak bir özerk yönetim kurma çalışmasında. Hatta bunun için Rusya'nın kontrolünde rejimle Suriye Demokratik Güçleri arasında da bazı anlaşmalar var. Hem Irak'ta hem de diğer tarafta baktığımızda DEAŞ'ın etkisiz hale getirilmesi gibi bir hava ortaya konuluyor. Bu ABD'nin, gerek Irak, gerekse Suriye'de kalıcı olması için ortaya atılmıştır."

GARA’YA İLK KEZ KARADAN GİRDİK

TAM BU SIRADA GARA'YA OPERASYON DÜZENLEDİK…

"Gara’ya düzenlenen operasyon, evet, terör örgütünün elinde olan vatandaşlarımızı kurtarma amacı da içeriyor. Bunun olumlu olumsuz yanları tartışılabilir ama gözlerden kaçan önemli bir aşaması daha var. PKK terör örgütüne yönelik ciddi bir uyarı niteliğindeydi. Çünkü biz Irak'ın kuzeyinde Gara bölgesi hariç hemen hemen bütün bölgeleri ezberledik diyebiliriz. Hakurk , Avaşin, Basyan, Kandil dahil ezbere biliyoruz. Oysa Gara'ya bugüne kadar hava operasyonu dışında kara operasyonu hiç icra etmedik. Daha önce özel kuvvetlerin, komandonun postalının değdiği bir yer değil. O nedenle zor bir operasyondu. Böyle bir operasyonun varlığı PKK terör örgütünü Gara konusunda da endişelere sevk etti. Dikkat ederseniz her bir hamleyle daha çok güneye doğru çekiliyorlar. Ben Kandil'in artık o kadar önemli olmadığını düşünüyorum. ABD açısından da bir önemi olmadığını düşünüyorum. Çünkü ABD’nin temel hedefi Irak'ın kuzeyinde, özellikle Erbil Hükümeti'ne baskılar nedeniyle devreye girmeyen bağımsızlık referandumunu eninde sonunda yaptırmak. Onun akabinde Roj Peşmergeler ile PKK terör örgütünün arasını bularak Suriye Demokratik Güçleri'nin, terör örgütünün içindeki bu yapıyı da güçlendirerek Irak'ın kuzeyi gibi uygun bir idari yapıya getirmektir."

SOÇİ ZİRVESİNDE İSRAİL'İN SURİYE'DEKİ SALDIRILARINA YÖNELİK AÇIKTAN BİR TUTUM ALINDI. BU VURGUNUN METNE İLK KEZ GİRMESİ HANGİ GELİŞMELERİN HABERCİSİ?

"İsrail, gerek Suriye'den gerekse Irak'tan, öncelikle İran'a bağlı milis güçlerin gönderilmesini istiyor. Bunun için bir çaba gösterecekler. Soçi'de İsrail'e bölge güvenliğini ve diğer ülkelerin güvenliğini tehdit ediyorsun derken, esasında Rusya ve Türkiye'nin İran'a da mesajı var. Soçi'de güçlü bir mekanizma kurulduğu için bu mekanizmanın gereği olarak İsrail'e böyle bir uyarıda bulundular. İsrail madem böyle bir hava harekatında bulunuyor, hem de sık sık bulunuyor, o zaman burada Rusya'ya S-400'leri neden çalıştırmadığını sormak gerekiyor. Madem bu ülkenin güvenliğinden sorumlu ve anlaşmayla gelmiş pozisyonda. İran'ın da burada milislerinin elinde hava savunma sistemleri var. 1.5 ay evvel Rusya'nın kontrolündeki bir yerde İsrail'in üst düzey yetkilileri ile rejimin üst düzey yetkilileri arasında görüşmeler yapıldı. Yani İranlı milislerin bu bölgeden gönderilmesi karşılığında ekonomik durumları çok kötü olan rejime maddi destekte bulunma gibi konular. O yüzden de İran milisleri, Suriye'de öncelikli hedef haline geldi. Hatta Deyrezor ve Rakka'da DEAŞ'ın bu bölgeye yerleştirilmesi tamamen İran milislerine karşı olarak yapılıyor. Deyrezor ve Rakka'da çok sayıda DEAŞ militanı var. Bunlara yönelik hiçbir operasyon yapılmıyor. Operasyonlar sözde Irak tarafına yığılmış durumda. Hatta bu bölgelerin bir kısmını PKK terör örgütü bıraktı. Bazı petrol kuyularını ortak çalıştırıyorlar. Bu yüzden ben öncelikle Suriye'nin kuzeyinden başlayarak NATO'nun da kontrolü altında, ABD'nin de yine Rusya ile koordineli olarak -ki Rusya'da PKK/PYG'yi bırakmak istemiyor- aynı aktör üzerinde oynadıklarına göre ortak bir noktada birleştiklerini düşünüyorum. Bu bölgede kantonel yapıya bağlı, kültürel özerklik gibi birçok konuda anayasa çalışmalarının 5. safhasında hiçbir sonuç alınamadı. Tabii burada NATO, Rusya ilişkileri var." 

NATO'NUN BÖLGEYE GELMESİYLE RUSYA'NINN POZİSYONU NE OLACAK?

"O konuda da ben bir anlaşmaya varılmış olabileceğini düşünüyorum. Rusya'ya bazı tavizler vererek etkinliğini artırabilirler. Yeniden bir bağımsızlık referandumu sürecine gidilebilir. Bu sefer diğer ülkeler de bir takım baskıyla, örneğin İran'ın buna ses çıkarılması halinde İran'a yapılan yaptırımların hafifletileceği gibi, zor durumda olan İran'a bunlar söylenebilir."

TÜRKİYE BU PLANA KARŞI HANGİ HAMLELERİ YAPABİLİR?

"Fırat Nehri ile Kobani arası kesinlikle birleştirilmelidir. Çünkü bu iki taraf arasında Türkiye huzur bulamayacaktır. Yani sınırımızın güvenliği de tam sağlanamayacaktır. Burada bir sürü mutabakatlar yapıldı. Hiçbiri mutabakatlara uymadı. Yani bunlar tarihe gömüldü kaldı. O yüzden ne Amerika'dan ne Rusya'dan bir taviz beklemeden, Barış Pınarı Harekatı mutlaka batıya doğru genişletilmelidir." 

ABD SİNCAR’DA TÜRKİYE’Yİ GÖRMEK İSTEMEZ

SİNCAR'A OPERASYON İHTİMALİ VAR MI?

"Gara Dağı, peşmergelerle birlikte, Sincar'dan önce mutlaka tam anlamıyla kontrol altına alınmalıdır. Bu tabii zaman alır. Çünkü PKK terör örgütü güneyden, kuzeyden, doğudan sıkıştığı için buraya yığınak yaptı. 600 civarı bir köyü kontrol ettiği söyleniyor. Dolayısıyla burası zor olacaktır ama Gara ve Sincar bölgeleri tam anlamıyla kontrol edilmeden Irak'ın güvenliğinin de tam anlamıyla sağlanmasının zor olacağını düşünüyorum. Yani evet Sincar'a biz hava harekatı yapabiliriz, aynen hücum harekatı dediğimiz gibi nokta hedeflere hareket edip işi bitirip tekrar çekilebiliriz ama unutmayalım, Haşdi Şabi burayı takviye etti, PKK ile işbirliği içinde ve dolayısıyla İran bu anlamda işbirliğinde. Talabani de bu unsurları destekliyor. Sincar, ABD’nin Türkiye'nin elinde kalmasını veya Türkiye tarafından etkisiz hale getirilmesini istemediği bir bölge. Çünkü Suriye'nin kuzeyinde ana temas noktası olarak bu bölge duruyor."

BİDEN'LA BİRLİKTE PSİKOLOJİK HAREKAT DA HIZLANDI...

"Hillary Clinton film şirketi kurdu. Şimdi kitap çıkarıyorlar. 'Sözde Kobani'nin Kızları' diye. Amaçları YPG'yi meşrulaştırmak."


Aydınlık