Ekonomi yönetimine bakarsan “işler tıkırında”.

Ama değil.

Halkın geçim sıkıntısı büyüyor.

Yılbaşında memur ve emeklilere 4+5 zam yapılmıştı.

Yapılan zamlar bunun birkaç katı oldu.

6 aylık gıda enflasyonu yüzde 30’a dayandı.

Elektrik, benzin, … de ayrı.

En son doğalgaza yüzde 15 zam yapıldı.

Diğer zamları da tetikleyeceği açık.

Anadolu deyimi ile;

İşçinin, memurun, çiftçinin, … ümüğü sıkılıyor.

EN KÖTÜSÜ GERİDE KALDI MI?

Ekonomiden sorumlu bakan konuştu.

Özetle şunları söyledi:

“Enflasyon 2019 hedefinin altında kalacak.

Büyümede yılın 2. yarısı ve 2020 pozitif olacak.

Faizler inecek.

2019 bütçe açığı yüzde 3’ün altında seyredecek.

Yedek akçe hazineye aktarıldı.

Para basmakla alakalı değil.

…”

Sonra da “En kötüsü geride kaldı” dedi.

Bakandan bu sözü duyunca tedirginlik hissettim.

Daha önce dört kez söylemişti.

Üstelik de işsizlik için!

Ama sonrası felaket oldu.

SICAK PARA GİRİŞİ

Bakan devam etti.

“Haziran - Temmuz'da Türkiye'ye çok ciddi para girişi oldu.

10 milyar doları buldu.”

Dahası da var:

“Son bir yılda Türkiye’ye güvenip yatırım yapanlar yüzde 20 ile yüzde 60 arasında para kazandı. Aksi işlem yapanlar ise kaybetti.”

10 MİLYAR DOLAR

10 milyar dolar büyük para. Türkiye’ye girmiş.

Ama nasıl girdiği belli değil.

Ödemeler dengesi rakamları Mayıs’a kadar gösteriyor.

Şu anda sonrası yok.

Hisse senedi ve DİBS piyasasına gelen ise sadece 390 milyon dolar.

Brüt rezervler ise 2,8 milyar dolar yükselmiş.

Garip bir durum var.

Şeffaflık olmayınca spekülasyonlar artıyor.

Reklamdan sonra devam ediyor 

Eski Hazine Müsteşarı Faik Öztrak da “Peki, bu 10 milyar dolar nerede? Yani ciğer buysa kedi nerede? Kedi buysa ciğer nerede?” diye soruyor.

KÂRLAR TÜRKİYE’NİN PARASI

Türkiye’ye gelen yabancıların kârı yüzde 20-60 arası.

Yabancılar üretime gelmedi.

Sözkonusu olan sıcak para.

Kârı da çok yüksek.

Bakan kahramanlık gibi sunuyor.

Ama, o kârlar Türkiye’nin parası.

Eti, kemiği… Alıp gidiyorlar.

NASIL KÂR ETTİLER

Peki nasıl kâr ettiler?

Yöntem çok basit.

Dışarıdan dolar geliyor.

Yüksek fiyattan TL’ye çevriliyor.

Hazine kağıdına veya faize yatırılıyor.

Dolar düşünce tekrar alıp gidiyorlar.

El çaka, yer çaka durumu var.

Hele bir de atılacak adımlardan önceden haberin varsa!

Ekonomistler hesap yapmış;

8 Temmuz’da 1 milyon dolar getiren biri DİBS (Devlet İç Borçlanma Senetleri) piyasasında 23 günde 70 bin dolar kazanmış. Yüzde 7. Gerisini siz düşünün.

VURGUN

ABD’de 10 yıllık tahviller yılda 1,8 veriyor.

Türkiye’de ise 23 günde yüzde 7.

ABD’de 3,5 yılda kazandıklarını bizde 23 günde kazanıyorlar.

Bakanın kahramanlık gibi sunduğu bu.

Yıllık yüzde 60 kâr eden kim var?

Hangi sektör var?

ABD’de 30 yılda kazılan para

Sistemde bir değişiklik yok.

Yabancılar Türkiye’yi söğüşlemeye devam ediyor.

ÜRETİME YÖNELMEYİNCE!

İzlenen politikalar duvara tosladı.

Ama hâlâ aynı politikalarda ısrar ediliyor.

“FED faiz düşürdü. Sıcak para bize gelir. Bu paralarla krediler işler. İnşaat tüketimi canlanır” beklentisi hakim.

Üretimi teşvik yok.

Sanayide çarkları döndürme planı yok.

Tarımı büyütme yok.

Yeni iş sahaları yaratma yok.

Bunlar olmayınca olacaklar belli.

“Yok olma” kervanına yeni katılacaklar var.

Ülkeye yazık ediliyor.


Aydınlık