Ulusal Kanal programcısı Çağdaş Cengiz’in Muğla Milas'ta yaptığı yayın sırasında yangın çıktı. Olay yerindeki yetkililer ve köylüler bir anda büyüyen yangının sebebinin sabotaj olduğu konusunda hemfikir: 80 milyona duyurun, buraları yakıyorlar!

Türkiye'nin 47 ilinde çıkan yangınlarla mücadele sonuç verdi, yangınların büyük bölümü kontrol altına alındı. Yangınları olay yerinden aktaran Ulusal Kanal, sabotaja şahit oldu. Ulusal Kanal programcısı Çağdaş Cengiz'in Muğla Milas'ta olay yerinden yayın yaptığı sırada en yakın yangın yerine yaklaşık 5 km uzaklıkta bir yangın daha çıktı. Bir anda büyüyen yangın, ekiplerin müdahalesiyle kısa sürede söndürüldü. Olay yerindeki yetkililer ve köylüler, yangının sebebinin sabotaj olduğu konusunda görüş birliği içindeydiler: "80 milyona duyurun, buraları yakıyorlar!"

Yangın anını anlatan Ulusal Kanal programcısı Çağdaş Cengiz, son yangın yerinin, en yakın yangın yerine en az 5 km uzaklıkta olduğunu vurguladı. Yangının saat 20.22 civarında güneş battıktan yaklaşık bir saat sonra çıktığını belirten Cengiz, bir dakika içinde bir ağacın tamamının parladığını ve siyah dumanların çıktığını söyledi. Olay yerinden kaçarak uzaklaşan siyah motosikletli birisini gördüklerini belirten Cengiz, bu bilgiyi jandarmaya da ilettiklerini, jandarmanın kendilerine, bu şekilde başka şikayetler geldiğini söylediğini aktardı. Şikayetler üzerine, bölgenin güvenliğinden sorumlu jandarma ekipleri, sivil araçların bölgeye girmesini yasakladı. Aydınlık'ın olay yerinden edindiği bilgiye göre jandarma ekipleri, ormanların kundaklandığını belirtti: "Yine yaktılar. Biliyoruz buraları yakıyorlar. Komutanlarımız haber verdi, köyün giriş çıkışlarını tuttuk, teyakkuzdayız. Buraların yakıldığını bütün Türkiye'ye, 80 milyona duyurun, gözünüzü seveyim. Buraları yakıyorlar. Kundaklandığını biz millete anlatamıyoruz. Basının girmesini de engelliyoruz buraya. Basın da yanlış bilgi, eksik bilgi veriyor. Ama siz buraların yandığını 80 milyona duyurun. Biz burada hazırız."

KÖYLÜLER: BURALARI BİRİLERİ YAKIYOR

Bölgede yaşayan köylüler de ormanların bilerek yakıldığını vurguladı. Köylüler şunları iletti: “Biz biliyoruz bunları birileri yakıyor. Tahmin ediyorduk, işte size denk gelmiş. Köylüler hep ayaktayız.

“Yangının çıktığı ilk günden itibaren çevre köylerden 300-400 kişi sürekli dağları dolaşıyoruz. Bahçelerde nöbet tutuyoruz. İddia edildiği gibi yol kesmiyoruz, dağlara su taşıyoruz, baştan su koyuyoruz ki yangın çıkarsa kullanılsın diye. İzmir girişinde yakalanan dört kişi buradan kaçtı, Bahçeliklerde saklandı.”

MADDE MADDE ANLATTI

Çağdaş Cengiz sosyal medya hesabından yangınla ilgili Ulusal Kanal'a saldırılarda bulunanlara da madde madde yanıt verdi. Cengiz, Twitter hesabından şunları yazdı:

Yangın başlama yeri: Mevcut yangın alanına en az 3 km uzaktaydı... Mevcut yangın da iyice sönümlenmişti... Duman azalmıştı... Orada bir kıvılcım sıçrama ihtimali sıfır. Yangın başlama yeri: Birkaç km çapında, daha önce yanan hiçbir şey yok... Yeşil ağaçlar ve çalılar var... Yani söndürüldüğü düşünülen bir yangın alanının yeniden harlanma ihtimali sıfır. Yangın başlama yeri: Yol üzeriydi... Kundaklama ve hızla uzaklaşma için çok uygundu... Yangın başlama yeri: Güney cephesi, Kemerköy Termik Santrali'nin oraya dek, santral etrafındaki tek yanmamış (Yani yanabilir) alan... Rüzgâr yönü, dumanın seyrinden anlaşılıyor... Yangın başlama saati: 20.22 idi... Neredeyse 1 saattir direk güneş ışığı yoktu... Havanın iyice serinlediği anlardı... Yangının başlama saati: Havanın kararmasına dakikalar kalaydı... Helikopter müdahalesi biterken, kaçmak ve saklanmak için gereken karanlık gelirken gerçekleşti... Yangının heyecanıyla hemen kavranamayan bir gözlem: Siyah giyimli, motosikletle olay yerinden uzaklaşan bir şüpheliyi gördü ekip arkadaşlarım... Bilgiyi hızla ilettiğimiz güvenlik güçleri "Bize de aynı bilgi geldi" diyerek teyit ettiler... Olay sonrası bütün bilgileri aktardığımız güvenlik güçleri de öfkeyle durumu anlatan köylüler de kundaklama olduğunu kesin bir dille ifade ettiler... Habere yapılan yorumlarda komple teorileri de görüyorum... Günlerdir, canla başla yangınla mücadele eden, ormancılar, itfaiyeciler, asker, polis, köylü, Ulusal Kanal'ın dahil olduğu bir planlı yangın ve çekim iddiası; gülünç olmanın ötesinde, ahlaksızlıktır... "Yangın çıkıyor, hemen müdahale ile söndürülüyor, canlı yayınlanıyor... Kimi kandırıyorsunuz!!!" Türevi gülünç komplo teorilerinin, aptallıktan değil... Kundakçı PKK ve ağababası ABD'yi gizleme çabasından yazıldığını da biliyoruz... Ama gerçeği maskeleyemeyeceksiniz!

VERİLER ŞÜPHEYİ ARTIRIYOR

Ulusal Kanal canlı yayınında görüntülenen yangını izleyen uzmanlar, yangının insan etkisiyle ortaya çıktığını vurguladı. Orman Mühendisleri Odası Başkanı Hasan Türkyılmaz, yangınlarda terör örgütlerinin sabotajlarının parmağı olduğunu vurguladı. Çıkan yangınlarda mevsim normallerinin üstündeki sıcaklıklar, düşük nem oranı ve kuvvetli rüzgar gibi faktörlerin katkısına da dikkat çeken Türkyılmaz, bunun uzman terörist işareti olduğunu bildirdi. Türkyılmaz şunları söyledi:

‘FETÖ-PKK İŞBİRLİĞİ’

"Hepsi sabotajdır demiyorum ama büyük bir kısmının sabotaj olduğunu düşünüyorum. Terör örgütüyle onları perde arkasında maşa gibi kullanan, huzurumuzu bozmak isteyen uluslararası ekiplerin organizasyonunu yaşadık. Türkiye'den kaçmış bazı eski yazar takımının da PKK bu işi üstlenince 'Tam Türkiye'nin huzurunu bozmak üzereydik. Sahiplendiniz. Yanlış yaptınız' açıklamaları var. FETÖ'nün PKK'nın bu paylaşımını reddettiği ve kaldırttığı ortada. Bu işin uluslararası bir sabotaj olduğu belli. Yangının teknik verilerine baktığımızda da bunu güçlendiriyor.

“Sahadaki gördüğümüz manzara şu: teknik olarak iklimin mevsim normallerinin çok üstünde olduğu, sıcaklığın, nem oranının düşük olduğu, rüzgarın çok şiddetli olduğu alanlarda yerleşim yerlerine sirayet edecek. Kısaca uzman terörist mantığıyla yangınların bir kısmının çıkartıldığı ortada. Sadece Manavgat yangını bir gün içinde 12 km'lik banda mahkum olabiliyor. Normal bir teknik modellemeyle bu iş yapılmamış olsa, hiçbir tabii yangın bir iki saat içinde 12 km’lik bir alan içerisinde kontrol altına alınmaz. Bütün bunları üst üste koyduğumuzda burada bir sabotaj olduğu, bunun sahibinin de PKK artı FETÖ ve bunları maşa olarak kullanan Türkiye düşmanı uluslararası güçlerin olduğu konusunda benim görüşüm net. Ama bilgi devlettedir.”

"Yangının birçok sebebi var. Kozalak sıçraması gerekmiyor illa. Vatandaşlarımızın bilinçsizce attığı cam parçacıklarının güneş temasıyla gündüz kıvılcıma dönmesi söz konusu olabilir. Vatandaşın geçerken izmarit atması söz konusu olabilir. Ancak genel fotoğrafı yorumladığımızda az önce söylediklerim geçerlidir. Bu verileri alt alta koyduğumuzda sabotaj şüphesi artırıyor diyebilirim. Ateş savaşçısı işçi memur mühendislerimize kahramanca başarılarından dolayı tebrik ediyor başarılar diliyorum.

‘KOZALAK DEĞİL İNSAN ETKİSİ’

Orman Mühendisi Doğanay Tolunay da yangınların sebebinin kozalak sıçraması olması ihtimalinin de düşük olduğuna dikkat çekti. Tolunay şöyle konuştu: "Asıl yangınla sonradan çıkan yangın arasındaki mesafe çok uzak. Herhangi bir şekilde kozalak ya da başka bir korun rüzgarla taşınması sonucu çıkması olasılığı çok az duruyor. Yangının hemen yol kenarında başlaması nedeniyle kasıtlı ya da kaza ya da ihmal sonucunda mı olduğunu söyleyemem. Ama bir şekilde insan etkisiyle çıkarılmış gibi duruyor. Ancak bunun bir sabotaj mı ya da herhangi bir şekilde yoldan geçen birisinin ihmali, izmaritini atması sonucunda mı olduğu konusunda görüntüler yetersiz. Önceki yıllarda yine bu sabotaj iddiası üzerinde durulmuştu. Ancak sayının çok çok az olduğunu görüyoruz. Burada önemli olan net bilgiler olmadan yorum yapmamak. Ve kolluk kuvvetlerine ve savcılıklara güvenmek gerekiyor. Bu yangın nedenlerinin net olarak ortaya konulması, bundan sonraki yol haritamız için de son derece önemli. Bunun ihmalden ya da kazayla çıkması halinde insanların bilinçlendirilmesi gibi önlemler alınacakken, kasıtlı ya da terör amacıyla çıkartıldıysa bu sefer de daha çok güvenliğin, öncelikle istihbaratın güçlendirilmesi, kritik zamanlarda ormanlarda kolluk kuvvetlerinin önlemler alması şeklinde yapılacaklar var. O nedenle sakin olup olayın çözülmesi, delillerin incelenmesi için kolluk kuvvetleri ve savcılıklara güvenmek gerekiyor.”

Aydınlık