Yazarlar
21 Şubat 2019 ( 45 izlenme )

S-400’de işbirliği uzay yolunu açabilir

Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sisteminin ekim ayında teslim edileceği açıklandı. S-400’le başlayan işbirliği süreci, Türkiye’nin uzay yolculuğunda yeni kapılar açabilir


TEVFİK KADAN

ABD, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 almaması için baskısını sürdürüyor. Uzmanlar ise ABD’nin kaygılanmasını anlamlı buluyor. Çünkü S-400 almak, uzun soluklu bir işbirliğinin ilk adımı olacak

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’nin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı gizlice arayarak S-400 alımından vazgeçirmeye çalıştığı iddia edildi. Türkiye’nin kararını değiştirmek için tehdit dahil her yolu deneyen ABD’nin telaşı, çok da yersiz değil. Rusya ile işbirliği sürecinin sadece S-400 alımıyla bitmeyeceğini belirten emekli Hava Tümgeneral Beyazıt Karataş, S-400’lerin de korunmaya ihtiyacı olduğunu, bunun için ileri süreçte orta ve alçak mezilli diğer Rus hava savunma sistemleri alma ihtiyacının da doğacağını belirtiyor. Ortak üretim gibi methotların da gündeme gelebileceğini vurgulayan Karataş, ikili ilişkilerin gelişmesinin uzaya faydalı yük atma konusunda bir işbirliğine de yol açabileceğini belirtiyor.

Türkiye’nin Rusya’dan almaya hazırlandığı S-400 hava savunma sisteminin ekim ayında teslim edileceği açıklandı. Türk personelin nisan ayında Rusya’ya giderek eğitimlere başlayacağı öğrenilirken, ardından da Rus teknik personelin Türkiye’ye gelerek sistemi harbe hazır hale getirmesi bekleniyor. Türkiye’nin Avrasya ile ilişkilerini geliştirmesinden rahatsız olan ABD ise S-400 yerine kendi Patriot’larının alınması konusunda ısrarcı. S-400’lerin beşinci nesil F-35 jetlerine karşı tehdit olduğunu iddia eden Amerikalılar, Türkiye’yi açıkça yaptırım uygulamakla tehdit ediyor.

Daha önce Çin’den uzun menzilli hava savunma sistemlerinin alımıyla ilgili görüşmeleri yürüten eski Milli Silahlanma Direktörü Beyazıt Karataş, S-400 alımının savunma sanayiinde ne gibi yeniliklerin önünü açabileceğini Aydınlık’a anlattı. S-400 alımının her şeyden önce siyasi bir karar olduğunu vurgulayan Karataş, sistemin stratejik önemine ilişkin şunları söyledi:

S-400’ÜN KORUNMAYA İHTİYACI VAR

“Sistemin tam adı, uzun menzilli yüksek irtifa hava savunma sistemi. Bu sistem uzaktan ve yüksek irtifadan gelen uçak, helikopter, balistik füzeler gibi hava soluyan cisimlere karşı savunma sağlıyor. Hava savunması çepeçevredir. Savunacağınız yerin bir radar ve füze menzili vardır. Buna göre füzelerinizi yerleştireceksiniz. Hem derinliğine savunma sağlayacaksınız, hem de çepeçevre savunma sağlayacaksınız. Buradaki önemli nokta, uzun menzilli yüksek irtifa hava savunma sistemlerinin de korunmaya ihtiyacı olduğudur. Bu stratejik bir silahsa, o zaman öncelikli hedef olacaktır. S-400’ler uzun menzilli oldukları için alçak irtifada ölü noktaları olur. Çepeçevre savunma anlamında, bunların da aynen bir askeri üssü korur gibi orta ve alçak menzilli başka hava savunma sistemleriyle korunması gerekiyor. Bu sistemleri alan her ülke orta ve alçak irtifa hava savunma sistemlerine de ihtiyaç duyuyor. Yani S-400 gelip konuşlandığı andan itibaren, önümüzdeki aşamada işbirliğinin gelişmesine bağlı olarak, Pantsir-S1 gibi başka Rus hava savunma sistemlerinin de S-400’lerle entegre olarak çalışması ihtiyacı ortaya çıkacaktır. Bu Rusya’dan da alınabilir veya Rusya-Türkiye işbirliği olarak ortak üretimle de gerçekleştirilebilir. Ürettiğimiz milli sistemlerin de bunlarla entegrasyonu için işbirliğini ihtiyaç var.”

RUS PERSONEL 3-5 YIL TÜRKİYE’DE KALACAK

“ABD’liler için bir diğer sorun da Rus teknik personelin Türkiye’de uzun süre kalacak olması. Bu silahların Türkiye’ye konuşlanması, harbe hazır gelmesi sürecinde Rus teknik personeli Türkiye’ye gelecek. Bu personel 3-5 yıl civarında ülkemizde kalacak. Başlangıçta sayıları biraz fazla ama eğitim ve harbe hazırlık süreleri ortaya çıktığında bu sayı azlacak. Fakat her zaman teknik işbirliği açısından Rus personel Türkiye’de bulunacak. Sayıları da en az 50 ile 100 arasında olması gerekir.”

Reklamdan sonra devam ediyor 

UZAYA FAYDALI YÜK ATMA

“Rusya’yla ilişkilerin geliştirilmesi, ileride uzaya faydalı yük atma konusunda da işbirliğinin yollarını açabilir. Uzaya faydalı yük atma, roket yapımı gibi düşünülebilir. Sonra üstüne ister uydu koy ister balistik füze. Çin ile daha önce yaptığımız anlaşmaya sadık kalmış olsaydık, uzaya faydalı yük atma konusunda çok fazla mesafe almış olacaktık. Çünkü Kasırga, Yıldırım ve Bora’yı Çin’le yaptık. Uzun menzilli füzeleri de alsaydık işbirliğinin kapasitesi artacak, teknik işbirliği ve bilgi paylaşımı olacaktı. Bizim uzaya faydalı yük atma konusunda Çin’le yapacağımız anlaşma da önümüzü açacaktı. Bu çok stratejik bir konu. Bu sistemlerin alınıp satılması için karşılıklı olarak güven telkin edilmesi gerekir. Türkiye’nin Suriye ile resmi görüşmelere başlaması gibi görüntüler, güvenirliğini artırır. Rusya ile devam eden nükleer santral yapımı ve TürkAkım gibi projeler de buna katkı sağlar.”

Eğitim ilkbaharda teslimat ekimde

Rus devlet savunma sanayi şirketi Rostech’in Uluslarası İşbirliği ve Bölgesel Politikalar Direktörü Viktor Kladov, Türk askerinin ilkbaharda S-400 füze savunma sistemleri eğitimlerine başlayacağını açıkladı.

Sputnik’e Türkiye ve Rusya arasında imzalanan S-400 füze savunma sistemleri tedarik anlaşmasının gidişatı hakkında açıklamalarda bulunan Kladov, “Anlaşma, takvime kati biçimde uyularak başarılı bir şekilde ifa ediliyor. Türk askeri, anlaşmanın koşullarına uygun olarak ilkbaharda S-400’ler konusunda eğitim almaya başlayacak” dedi. Kladov, S-400 bataryalarının teslimatına ilişkin detayların ise daha sonra açıklanacağını söyledi.

EKİMDE HAZIR

Öte yandan Türk Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, NTV’de katıldığı bir programda yaptığı açıklamalarda, Rusya’dan alınacak S-400 hava savunma sistemlerinin ekim ayında hazır olacağını söyledi.

Dört batarya 2.5 milyar dolar

Türkiye, anlaşma kapsamında dört adet S-400 bataryası için Rusya’ya 2.5 milyar dolar ödeyecek. Bu miktarın bir kısmı Rusya’dan kredi alınacak. Dünyada kullanımda olan en iyi hava savunma sistemlerinden biri olarak gösterilen S-400, insanlı ya da insansız her türlü hava aracının yanısıra hem seyir hem de balistik füzeleri imha edebiliyor. Azami menzili 400 km, ulaşabildiği en yüksek irtifa 30 kilometre olan bu sistem, ayrıca her hedefe iki füze kilitleyerek eşzamanlı olarak 80 hedefi vurabiliyor.


Aydınlık

Bunlar da İlginizi Çekebilir