Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Türkiye'nin ev sahipliğinde bir araya geldi. Tüm dünyanın gözü buluşmadaydı. Toplantıyı tüm dünyadan yüzlerce gazeteci takip etti.

Çavuşoğlu, Kuleba ve Lavrov ile Antalya Diplomasi Forumu (ADF) marjında yapılan RusyaUkraynaTürkiye üçlü dışişleri bakanları toplantısı öncesi ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Toplantı Antalya'daki Regnum Carya Otel'de saat 11.25'te başladı, 12.50'de sona erdi. Toplantının ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ayrı ayrı basın toplantısı düzenledi.

Lavrov, “Bugünkü görüşmemiz sonucunda müzakerenin yerini alacak hiçbir şeyin olmadığı anlaşıldı.” dedi. Görüşmenin Türk tarafının teklifiyle yapıldığını hatırlatan Lavrov “Sayın Erdoğan'ın Putin ile yaptığı görüşme sonucunda bu karar alınmıştı. Ukrayna krizinin çözümüne yönelik her girişimi destekleriz. Bugünkü görüşmemiz sonucunda müzakerenin yerini alacak hiçbir şeyin olmadığı anlaşıldı. İnsani konuları ele aldık.” diye konuştu.

'YANLIŞ YERE SAPTIRMAYIN'

Ukrayna'da sivillerin gönüllü birlikler tarafından canlı kalkan olarak kullanıldığını belirten Lavrov, Belarus'ta iki ülke arasındaki görüşmelerin çözüme ulaşmasını istediklerini anlattı. Lavrov “Ukrayna krizinin topluca, bütün tarafların çıkarlarını gözeterek çözüme kavuşturulmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu.  Ukrayna'ya uyarıda bulunan Lavrov “Ukraynalı meslektaşlarımız tarafından, ki bunu sürekli yapıyorlar, herhangi bir şekilde gerçek müzakere yolunun yanlış yerlere saptırmamalarını istiyoruz. Biz Rusya tarafının günlük insani koridor açılması önerisini tekrarladık. En etkili ve en güvenli güzergahların seçilmesini amaçlıyoruz.” dedi.

'AB KENDİ İLKELERİNİ ÇİĞNİYOR'

Anadolu Ajansının sorusu üzerine Lavrov şunları söyledi: “Özel harekat nasıl devam ediyor. Bu değerlendirmeleri Savunma Bakanlığı yapıyor. Her şeyin plana göre devam ettiğini söylüyor. Ukrayna’nın yurtdışından silah tedariğini tehlikeli olarak görüyor. AB kendi ilkelerini çiğniyor. Bu silahlar, teröristler tarafından sivil havacılığa tehdit olarak kullanıyor. Binlerce roketatar kullanılıyor.

'AVRUPA'YA DA YAYILABİLİR'

“AB’ye soruyoruz: Siz Rusya Federasyonu’na yönelik bu tehdidi nasıl durduracaksınız? Bu Avrupa’ya da yayılabilir. Biz diğer ülkelere saldırmayacağız. Aslında Ukrayna’ya da saldırmadık. Uzun yıllardır teklif sunduk, kimse bizi dinlemedi. Putin, bu konuda çok ayrıntılı şekilde konuştu. Halk cumhuriyetlerine saldırılar uzun süredir planlı şekilde sürdürülüyordu.”

'PUTİN ZELENSKİY İLE GÖRÜŞÜR'

Pervıy Kanal'ın iki ülkenin temaslarına ilişkin sorusu üzerine Lavrov şu ifadeleri kullandı: “Görüşmeler bir sorunun çözülmesi için yapılmaktadır. Paralel temas grupları kurulmasını istediler. Birçok girişim devreye girdi. Bunlar çok basitçe açıklanabilir: Kendi yükümlülüklerini dış etkiyle yerine getirmeme niyetindeler. Kuleba ile Putin ve Zelenskiy’in bir araya gelme ihtimalini görüştük. Umuyorum ki ileride Putin ile Zelenskiy’in bir araya gelmesi gerekliliği ortaya çıkar. Şimdilik bu aşamaya gelebilmek için hazırlık çalışmaları yapmamız gereken dönemdeyiz. Putin, Zelenskiy ile görüşmeyi reddetmiş değil, bir gün böyle bir görüşme gerçekleşebilir.

“Rusya tarafı, Belarus’taki görüşmelerin son turunda Ukrayna’ya, hukuki belge taslağı hâlinde son derece somut teklifler iletti. Ukrayna tarafı da bu teklifleri danışmak için Kiev’e götürdü ve yakın zamanda bunlara somut yanıtlar vereceğini söyledi.”

'ETNİK GRUPLARA YÖNELİK BİYOLOJİK SİLAHLAR'

Laboratuvarlara ilişkin bir başka soruya Lavrov şöyle yanıt verdi: “Pentagon'un Ukrayna topraklarında onlarca askeribiyolojik laboratuvarlar oluşturduğu iddiaları bizi endişelendiriyor. Bu konuda sorular yönelttik ve yanıt bekliyoruz. Bunların barışçıl amaçlı yapılmadığı çok açık.

“Rusya, Ukrayna’daki laboratuvarlarda yapılan biyolojik silah deneyleri konusunda açıklama istediğini belirten resmi bir belgeyi ABD’ye iletti. Ukrayna’da ABD’nin desteği ile üretilen biyolojik silahlar belli etnik gruplar üstünde etkili olacak biçimde geliştirilmişler.”

Ukrayna'nın yeni bir Nazi hükümeti yönetiminde tehdit oluşturmasını istemediklerini vurgulayan Lavrov, ekonomik yaptırımlara da değindi: “Bir daha asla Batılı ortaklarımıza bağımlı olmayacağız. Burada şirketler de siyasi saldırının aleti olmuştur. Öyle bir tedbir alacağız ki, benzer bir duruma bir daha düşmeyeceğiz. Hiçbir kesim, ekonomimize karşı adım atamaz hale gelecek. Hayatımızın, halkımız için belirleyici olan alanlarında bir daha asla Batı’ya bağımlı olmamak için her şeyi yapacağız.”

'SİLAHLANDIRAN DEVLETLER İÇİN DE TEHDİT'

Wall Street Journal muhabirinin sorusunun ardından Lavrov “Bizler, Ukrayna'yı silahlandıran ülkelerin, kendileri için devasa bir tehdit oluşturduğunu düşünüyoruz. Burada Stinger füzeleri ve roketatarlar var. Ukraynalı yetkililer, silahları hiçbir belge ve kayıt olmadan dağıtıyor.” dedi.

'NÜKLEER SAVAŞI BATI GÜNDEME GETİRDİ'

“Nükleer savaş çıkar mı?” sorunun ardından Lavrov “Buna inanmıyorum, inanmak istemiyorum. Rusya, hiçbir zaman NATO ülkelerine karşı askeri eylemde bulunma planı olduğunu söylemedi. Nükleer savaş konusunu gündeme getiren başta NATO temsilcileri olmak üzere Batı’dır. Rusya ve NATO arasında çatışma çıkması olasılığı kimin aklına gelebilir ki? ABD Başkanı Biden, kendisine soru sorulduğunda, 'Bu yaptırımların alternatifi sadece Üçüncü Dünya Savaşı' dedi. Kafalarından bu fikirler geçiyor ve biz kaygılanıyoruz.” şeklinde konuştu.

DOĞUM EVİ TARTIŞMASI: NEONAZİLERİ VURDUK

Rusya'nın Mariupol'deki doğum evi binasına yönelik saldırısı Lavrov'a defalarca soruldu. Lavrov binanın çoktan boşaltıldığını, neoNazi Azak Taburu tarafından ele geçirildiğini bu yüzden bombaladıklarını vurguladı: “Aslında Rus silahlı güçleriyle ilgili bir sürü iddialarla karşılaşıyoruz. Bu doğum evininin çoktan Azak Taburu tarafından ele geçirildiği verilerini Güvenlik Konseyi’ne 3 gün önce sunuldu. Kamuoyunun ne tür provokasyonlara maruz kaldığını kendiniz açıklayın.

“Medyada duygusal yorumlara yer veriliyor ama kimse objektif bilgiyle ilgilenmiyor. Bize ‘haklı gözükmek için’ birçok söylemde bulunduğumuzu söylediniz. Peki yıllar önce Ukrayna’nın Rus aleyhtarı devlet konumuna gelmesi ve Ukraynalılardan Batı ve Rusya arasında tercih yapılmasının istenmesi insani miydi?

“Ukrayna topraklarında biyolojik laboratuvarlar ortaya çıktığında ve insanlık aleyhine çalışmalar yapıldığı ortaya çıktığında biz Batılı ülkelerin vicdanına seslenerek anlaşma talebinde bulunduk. Ancak NATO, genişleme tavrını sürdürdü. Biz Ukrayna’nın silahlandırılmasını veya neoNazi hükümeti kurulmasını ve birtakım faşist taburlar oluşturarak Devlet Başkanı tarafından 'şeref kıtası' olarak selamlanmasını istemiyoruz.

“Aslında biz Ukrayna'nın tarafsız bir ülke olmasını istiyoruz. Ukrayna'nın da güvenliğini istiyoruz ama Rusya'nın da güvenliğinin sağlanmasını gözetiyoruz. Sanırım bu konuda gerçekçi düşünen insanlar da var ve bu bizi umutlandırıyor.”

'GARANTÖRLÜK GÜNDEME GELDİ'

İki bakanın açıklamalarının tamamlanmasının ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu kameraların karşısına geçti. Görüşmede sivillerin bir an önce kurtarılması gerektiğinin altını çizdiğini kaydeden Çavuşoğlu, "Tabii bunun için sürdürülebilir bir ateşkese ihtiyaç var. Sürdürülebilir bir ateşkesin tesis edilmesine kadar da insani ateşkesin sahada da işlemesi gerekiyor. Özellikle insani koridorların hiçbir engelle karşılaşmadan açık tutulması gerektiğini bir kez daha vurguladık." diye konuştu.

Siyasi seviyede böylesi bir toplantının önemli bir başlangıç olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, görüşmenin devam eden savaş ve çatışmalar nedeniyle kolay bir ortamda geçmediğine işaret ederek, "Tüm zorluklara rağmen son derece medeni bir toplantının gerçekleştiğini söyleyebilirim. Elbette taraflar kendi pozisyonunu savundu, düşüncelerini medeni bir şekilde savundu." dedi. Ukrayna'nın barış anlaşması için Türkiye'nin garantörlüğünü istediğine yönelik soruya Çavuşoğlu, şu yanıtı verdi: “Rusya'yla Ukrayna arasında tarafsızlık dahil birçok müzakere ettikleri unsurlar var ve kapsamlı bir barış antlaşmasının imzalanması da masada. Böyle bir durumda Ukrayna'nın bazı ülkelerin garantör olarak burada olmasını istediğini biliyorsunuz. Bunlardan biri de Türkiye'dir. Bugün ikili yaptığımız görüşmede de (Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro) Kuleba bunu bir kere daha teyit etmiştir.” Türkiye’nin toplantıda bulunmasını her iki tarafın özellikle istediklerini kaydeden Çavuşoğlu, “Bugün bu görüşmede Türkiye’nin ulusal pozisyonunu saklı tutmakla birlikte kolaylaştırıcı rol üstlendik. Türkiye olarak özellikle insani boyutun önceliğine dikkati çektik." dedi.

YARDIM İSTEDİ

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba toplantının ardından Çavuşoğlu'na teşekkür etti “Bu teması kolaylaştırmayı başardı.” dedi. Dmitro Kuleba, Ukrayna'nın Mariupol kentininin havadan sürekli bombardıman altında olduğunu, görüşmeye insani amaçla geldiğini ifade ederek "Mariupol kentinden sivillerin çıkışı için yardım rica ediyoruz. İnsani koridorun oluşturulması gerekiyor Mariupol'e insani yardım temin etmek için. Ne yazık ki Bakan Lavrov (insani koridorlar) buna bir taahhüt vermedi. Yine de yetkililerle bu konuyla ilgili konuşacağını, yazışacağını belirtti. 24 saatlik bir ateşkes istedik ama herhangi bir ilerleme kaydedemedik. Öyle gözüküyor ki diğer karar alıcıların devreye girmesi gerekecek.” diye konuştu.

'YENİDEN BULUŞURUM'

Sahadaki insani konular için çabaları sürdürmeye karar verdiklerini aktaran Kuleba, "Ben yine böyle (Antalya'daki gibi) bir formatta buluşmada mutabık kaldım. Çözüm arama ihtiyacı doğarsa yeniden buluşmaya mutabıkım." ifadelerini kulandı.

Lavrov'un Rusya'daki karar vericilerle istişare etmesini ve insani koridorun çalışmasını umut ettiklerini dile getiren Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba, “Biz savaşı durduramıyoruz. Bize saldıran ülke ve devlet bunu istemiyorsa savaşı durduramayacağız.” değerlendirmesini yaptı. Kuleba, bugün ihtiyaç duydukları tek şeyin "ciddi ve yapıcı bir görüşme" olduğunun altını çizerek "Rus tarafı görüşmeye hazır olacağı zaman ben de bu görüşmeye hazır olacağım." dedi.

'DİNLEMEK İÇİN GELMİŞ'

Kuleba, şunları kaydetti: "Ben burada bir Dışişleri Bakanı olarak, karar alabilme yetkisinde biri olarak, çözüm bulma amacıyla geldim ama kendisi (Lavrov) sadece dinlemek amacıyla gelmiş."

Söz konusu toplantının hem zor hem de kolay yanı olduğuna işaret eden Bakan Kuleba, "Neden kolaydı? Çünkü (Rusya Dışişleri Bakanı Sergey) Bakan Lavrov Ukrayna ile ilgili kendi geleneksel anlatılarını sürdürdü. Zordu. Çünkü ben elimden geleni yaptım. En azından diplomatik bir çözüm bulmaya çalıştım çünkü hem işgal altında olan kentlerde hem de savaşın sürdüğü cephelerde insani bir trajedi yaşanıyor. Bu insani trajediyi sonlandırmak için diplomatik yolları arama konusunda en iyisini yaptım." ifadesini kullandı.

Kuleba, Rusya’nın, Mariupol, Sumi ve Poltava'dan insani bir koridora izin vereceğini umduklarını belirterek, şöyle devam etti: “Ateşkesin aslında (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’in, Ukrayna ile ilgili dile getirdiği taleplerin yerine getirilip getirilmemesiyle alakalı olduğunu anladım. Ukrayna pes etmedi, pes etmiyor ve pes etmeyecek. Biz diplomasiye açığız, diplomatik çözümler arıyoruz ama (diplomatik çözümler) olmadığı sürece biz cesur şekilde kendimizi feda ederek, vatanımızı, toprağımızı, insanlarımızı Rus saldırganlığından koruyacağız. Umarım ki bugün gerçekleştirilen formatın devamı olur.”

'RUSYA ATEŞKES İLAN ETMEYECEK'

Rusya'nın Ukrayna'nın teslim olmaması durumunda ateşkes ilan edecek gibi görünmediğini vurgulayan Kuleba, "Burada dengeli diplomatik çözümleri görmek istiyoruz ama teslim olmayacağız." dedi.

Kuleba, Rusya'dan insani konularda herhangi bir somut talep iletilip iletilmediğiyle ilgili soruya ilişkin, "Çok basit bir öneride bulundum ve şöyle dedim: Hepimizin muhtemelen akıllı telefonu vardır, ben şu an kendi yetkililerimi arayabilirim, kendi başkanımı, genelkurmay başkanımı arayabilirim ve size yüzde yüz garanti verebilirim. Bir Ukraynalı Dışişleri Bakanı olarak, herkes insani koridorlarla ilgili, insani koridorların gerçekten de amacına ulaşacağıyla ilgili söz verecektir derim. Aynısını siz yapabilir misiniz? Siz arayabilir misiniz? diye sordum fakat kendisi yanıt vermedi." ifadelerini kullandı.

'NATO DURDURMAK İÇİN HAZIR DEĞİL'

Ukrayna'da iktidar partisinin, Türkiye ve ABD'nin garantör ülke olması konusundaki önerisinin toplantıda konuşulmadığını kaydeden Kuleba, "Bizim tutarlı, istikrarlı politikalarımız arasında en nihayetinde NATO’ya tam üye olabilmek ve NATO sözleşmesinin getirdiği güvenliği ve emniyeti alabilmek bulunuyor. Bunlar tek bir hamlede olacak şeyler değil, şu anda geleceğe yönelik çalışmalar sürecek. Rusya’nın Ukrayna'ya olan saldırısı konusunda NATO, kolektif olarak bu saldırıyı durdurma noktasında hazır değil, sivilleri Rusya’nın hava saldırılarından koruma konusunda hazır değil." değerlendirmesinde bulundu.