Uluslararası Avrasya Hareketi Lideri Aleksandr Dugin, önceki gün Ulusal Kanal ekranlarında yayınlanan Görüş Alanı programına konuk oldu. Dugin programda, gazeteci Seda Anık'ın moderatörlüğünde Ulusal Kanal Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Türkkan, Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa İlker Yücel ve Gazeteci Ceyhun Bozkurt'un sorularını yanıtladı. Dugin, Amerika’nın bölgede yenildiğini ve dünyanın çok kutuplu bir hale geldiğini söyledi, “Batı Asya'nın kaderi Türkiye ve Rusya'ya bağlı” dedi. Rusya’nın KKTC’yi tanıması gibi konuların Türkiye’nin Ukrayna ile ilişkileri yüzünden gölgede kaldığını belirten Dugin, İdlib düğümünün nasıl çözülebileceği konusunda da önerilerini sıraladı. Aleksandır Dugin, şöyle konuştu:

BATI ASYA'NIN KADERİ TÜRKİYE VE RUSYA'YA BAĞLI

“Erdoğan-Putin görüşmesi, çok önemli bir görüşme olacak. ABD’nin Afganistan’dan rezil bir şekilde çekilmesinden sonra çok kutuplu bir dünya oluştu. Bu artık başka bir dünya. Burada artık doğu ile batı birbiriyle çatışmıyor. Burada artık kapitalist kampı, sosyalist kampı diye bir şey yok. Artık bağımsız devletler var. Putin ve Erdoğan bu bağımsız devletleri temsil etmektedir ve Batı Asya'nın kaderi şu anda bu iki lidere bağlıdır. Batı Asya nasıl şekillenecek, burada uluslararası siyaset nasıl değişecek bu tamamen onlara bağlı.”

‘YENİ BİR DÜNYANIN BAŞLANGICI’

“Bu durumda Türkiye sadece NATO'yu temsil etmiyor. Sadece bir NATO devleti değil. Erdoğan aslında büyük bir Türkiye’yi temsil ediyor. Türkiye artık kendi başına bir kutup ve Soçi’deki görüşmede bağımsız iki kutup Suriye’yi, Libya’yı, Orta Asya’yı ve Güney Kafkasya’yı görüşecekler. Tekrarlıyorum; Putin ve Erdoğan bağımsız bir kutup olarak birbiriyle görüşecek. Batı’nın çöktüğü bu dönemde bu yeni bir dünyaya açılış, yeni bir dünyanın başlangıcı.”

'AMERİKA ARTIK BURADA YOK'

“Bu durumda aslında ABD, Suriye’den de çekiliyor. Rusya ve Türkiye; Suriye’de hangi bölgeleri birlikte kontrol edeceklerini, hangi bölgelerin daha çok Türkiye tarafından kontrol edileceğini, Suriye’nin doğusunun nasıl şekilleneceğini, Suriye Kürdistanı'nın kaderini görüşecek ve bunların hepsi Batı olmadan, ABD olmadan, NATO olmadan ele alınacak. Burada artık bölge ülkelerinin sözü geçiyor. Bu görüşme bu yüzden çok önemli. Burada artık Putin ve Erdoğan, bunların yanında İran, daha ileri gidersek Pakistan en temel oyuncular. Amerika artık burada yok.”

‘ABD'NİN ANA HEDEFİ ÇİN’

“Şunu görüyoruz ki Amerika burada Anglo-Sakson birlik kurmaya çalışıyor ve burada ne Türkiye’ye bir yer verilmiş ne de Avrupa Birliği ülkelerine. Amerika, NATO’daki müttefiklerini terk etti ve şu anda ana hedef olarak Çin’i belirlediler. Amerika şu an bütün bu alanlardan çekildi ve artık sorunları da çözemiyor. Ortadoğu olsun, İslam ülkeleri olsun buradaki problemleri Amerika kendisi çözemiyor. Çözümleri artık bölge ülkeleri üretecek. Kimden tehdit geldiğine kendileri karar verecek ve bu kararları verecek ülkeler de bağımsız, çok kutuplu dünyanın devletleri Türkiye, Rusya, İran, Çin olacak. Böylelikle de çok kutupluluk oluşmuş oluyor.”

‘UKRAYNA KONUSU GÖLGE BIRAKAN BİR KONU’

“Görüşmede Rusya bir şart asla koymaz. Dostu Erdoğan’la post-Amerikan bir dünyada kırmızı çizgileri belirleyecekler. Suriye, Afganistan, Güney Kafkasya, Libya konuşulacak ve bildiğim kadarıyla Afrika da geniş bir kapsamda masaya yatırılacak. Tabii hassas bir konu var, o da Ukrayna. Yeni kurulan dünyada ikili ilişkilerde Ukrayna konusu negatif ve gölge bırakan bir konu. Hassas bir konu. Bunu konuşacaklar mı, konuşmayacaklar mı bilmiyorum ama büyük ihtimalle gündeme alınacaktır.”

'YENİ BİR PROJE GELİŞTİRİLMELİ'

“Biliyorsunuz Rusya, Suriye’nin toprak bütünlüğünü, resmi hükümet olan Esad’ı destekliyor ve burada Rusya ve Suriye’nin görüşleri tamamen uyuşuyor. Ama İdlib konusuna geldiğimizde, Soçi meselesinde hiçbir konu ayrı ayrı ele alınmayacak. İdlib olsun, Libya olsun ki Libya’da Türkiye Sarrac’ı destekliyordu, Rusya Hafter’i destekliyordu. Hiçbir konu ayrı ayrı ele alınmayacak. Bu tür konular genel olarak yeni oluşan bu dünyadaki birliktelikle görüşülecek. Putin için önemli olan Erdoğan’da şunu görmek: Erdoğan NATO’nun, ABD’nin çöktüğünü ne kadar iyi anlıyor? Çok kutuplu dünyaya hazır mı? Putin Erdoğan’da bunları anlamak istiyor. Tabi bazı konuları da geniş kapsamlı ele almamız lazım. Mesela Kürt sorunu. Bu Kürt sorunu bölgeyi sarsmak için Batı tarafından hep kullanılıyordu. Şimdi buna sistematik olarak nasıl bir projeyle bu sorunu çok kutuplu dünyada çözebiliriz? Bu konular çok önemli. Sadece bir şeyi baskılamayla olmaz, bu sorunu çözmek için yeni bir projeler geliştirilmeli. Aynı şekilde Sünni radikalizm ile de yeni bir çözümleme yapılmalı. Çünkü bunlar bölgeyi ateşlendiren konular. Dediğim gibi ayrı ayrı değil, geniş kapsamlı bir görüşme olacak.”

'PUTİN TİCARETİ SEVMEZ'

“Erdoğan, Putin’in psikolojisini anlamalı. Karşı tarafı anlamak lazım. Ve burada Ukrayna konusu ile ilgili yakınlaşarak ve askeri mühimmat göndererek şantaj denemeleri oldu. Bunlar yanlış şeyler. Putin aslında çok realist birisi. Mesela Taliban Rusya’da bir terör örgütü ama aynı zamanda Rusya Taliban’la rahatça görüşebiliyor. Putin bir strateji uzmanı ve ticareti sevmez. O yüzden ona Erdoğan açık bir şekilde İdlib konusunda ne istediğini anlatmalı. Burada Ukrayna ve başka işleri katmadan İdlib konusunda şeffaf biçimde ne istediğini anlatmalı. Çünkü bu bir ticaret meselesi değil. Başka bölgeleri katmamalı. Biz Ukrayna’da Rusya’nın üzerine gidelim, böyle yaparsak Rusya da idlib’de geri adım atar gibi bir görüş çok yanlış. Burada bağımsız bir devletin temsilcisi olarak Erdoğan, dürüst ve şeffaf bir şekilde İdlib konusunda görüşlerini aktarmalı.”

‘FIRAT'IN DOĞUSUNDA BİRLİKTE HAREKET EDİLMELİ’

“Kürtler, Suriye’nin kuzeyinde güçlendiler ama ondan sonra da Batı desteğini devam ettirip güney iktidarlarını genişlettiler. Ama Kürtlerin güneyde kontrol ettiği yerlerde daha çok Arap nüfusu yaşıyor. Tabii Batı zayıfladıkça buradaki konumları da gündeme gelecek. Çünkü Batı desteğini kaybetmiş olacak. Tabii burada ortak bir plan gerçekleştirmeliler. Putin ve Erdoğan, Fırat’ın doğusunda birlikte hareket etmeliler. Birlikte bir plan sunmalılar. Tabi burada ABD tamamen dışlanmalı ama bunu yaparken de Türkiye ve Rusya birlikte hareket etmeli. Çünkü tekrar taraf tutmaya başlarlarsa Putin Esad’ı destekler, Türkiye muhalifleri destekler. Yine ortak bir çözüm olmaz. Yani iki ülkenin ABD’yi dışlayıp her adımı birlikte atması lazım. İdlib çıkmazı böyle aşılır.”

‘ESAD, RUSYA’NIN BİR KUKLASI DEĞİL’

“Putin’in Esad’la iyi ilişkileri var ama şunun altını iyi çizmemiz lazım. Esad, Rusya’nın bir kuklası değil. Putin her zaman Esad’ın görüşlerini dikkate alıyor. Rusya, Suriye’yi zor durumdan kurtardı ama Suriye halkının seçimlerine Rusya saygılı davranıyor.

“Esad’da geçmişte Erdoğan’la iyi ilişkilerdeydi ama Müslüman Kardeşler siyaseti yüzünden ilişkileri bozuldu. Esad şunu çok iyi anlıyor: Suriye’nin geleceği Türkiye-Rusya iş birliğine dayanıyor. Ve Esad bunu çok iyi anlamakta. Putin’de büyük bir devleti temsil ediyor ama her birisi bir kutup. Çok kutupluluk da böyle kuruluyor. Herkes birbirinin çıkarları arasında bir uyum sağlamaya çalışıyor. Şunu da biliyoruz ki Esad, Rusya-Türkiye görüşmesini çok dikkatle izleyecek. Çünkü bu görüşmenin etkisi Suriye’nin kaderini etkiliyor.”

‘UKRAYNA BAĞIMSIZ BİR DEVLET DEĞİL’

“Ukrayna aslında bir kukla devlet. Bir bağımsız devlet bize düşman olsaydı yine bunu kabul edebilirdik ama Ukrayna bağımsız bir devlet değil. Mesela Kürtler teröre başvuruyorlar ve ABD destekli oldukları için bir kukla. Biz bunu anlamalıyız. Ukrayna’da aynı zamanda küreselci çevreler tarafından yönetilmekte. Ukrayna’nın belli bir siyaseti yok. Erdoğan onlarla görüşerek kendi statüsünü düşürüyor ve hata yapıyor. Mesela Rusya, Ukrayna konusunu görüşmek için direkt ABD ile konuyu gündeme alıyor. Çünkü Ukrayna’yı ABD kontrol ediyor. Ukrayna kendi kendini kontrol etmediği için Erdoğan burada bir yanlışın içinde. Bu hatadan dönülmeli. Bu hata ölümcül değil ama yanlış bir hesap olduğu için mümkün olduğunca kısa bir sürede bu hatadan dönülmeli.”

‘ANKARA VE ŞAM İLİŞKİLERİNİN KURULMASINI RUSYA ÇOK İSTİYOR’

“Rusya emperyalist bir devlet değil ve Suriye’nin tam bağımsızlığını tanıyan bir devlet. Ankara ve Şam ilişkilerinin kurulmasını Rusya çok istiyor. Çünkü Rusya’nın burada bir gündemi yok ve gündem de yaratmaya çalışmıyor. Tek isteği bölgede bir güvenlik siteminin oluşması. Rusya’nın tek istediği istikrar. Ankara, Moskova ve Şam ilişkilerini düzelttikçe bölge istikrara kavuşacak.”

'YENİ SORUMLULUKLAR ALINMALI’

“Erdoğan 10 yıldan beri Türkiye’nin çok kutuplu eğilimini güçlendiriyor. Türkiye’yi daha bağımsız bir hale getirmeye çalışıyor ve FETÖ’nün darbe girişimi bunun için organize edildi ki, Türkiye’yi Batı kampına çekebilsinler. Ama başarısız oldular. Tabii S-400, TürkAkım ve Asya ülkeleri ile sıkı ilişkiler önemli şeyler. Putin’de bunun farkında ve Putin, Türkiye’ye karşı daha açık oluyor. Çünkü mesela Putin, büyükelçinin öldürülmesine de göz yumdu. Hatta Ukrayna ile ilişkilere de göz yumuyor. Türkiye’nin Avrasya’ya yönelik girişimlerini destekliyor.”

‘ABD ARTIK DÜNYADA LİDER DEĞİL’

“Ama şu an değişen ne? Şu an değişen şu: ABD, Afganistan’dan çekildi. Biden seçimleri çok rezil bir şekilde çaldı. ABD’de kötü olaylar oldu ve şöyle bir dünya oluştu. ABD artık dünyada lider değil. Arık Türkiye ve Rusya’nın yeni sorumluluklar almalı. Yeni dünyada bu ülkeler sorumluluk almalı. Önceden atılmış adımlar Türkiye’nin bağımsızlığı adına bir artı niteliği taşıyor, S-400 ve TürkAkım gibi. Artık yeni koşullarda yeni sorumluluklar alınmalı. Bu görüşmede de bunlar ele alınmalı.”

‘TÜRKİYE VE RUSYA HARİCİNDE HER GÜÇ DÜŞMAN OLABİLİR’

“Her çatışma bölgesinde kaos vardır. Barışı bozan taraf vardır. Sahte bayrak altında hareket edenler vardır. Küresel ve yerel güçler Türkiye’nin ve Rusya’nın iş birliğini istemiyor. Çünkü onun bir başarısı var. Türkiye ve Rusya’nın iş birliği Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü sağlamasında çok faydalı oldu. Erdoğan da bunun altını çizdi. Putin çok soğukkanlı davrandı.

Rusya’yı bu çatışmaya çekmek için çeşitli provokasyonlar yapıldı. Ama Putin’in soğukkanlılığı sayesinde Rusya bu provokasyonlara gelmedi. Suriye’ye dönecek olursak hem Kürtler hem radikal İslamcılar çeşitli provokasyonlar yapacakladır. Şunu anlamalıyız ki burada Türkiye ve Rusya haricinde her güç düşman olabilir. Bu iki ülke dosttur ama diğer bütün güçler düşman olabilir. Özellikle Batı buradan çekilirken arkasında bir yanan bölge bırakmak ister. Kendisini koruyan bir güvenlik bölgesi bırakmak istemez. Yanan bölge bırakmak ister.”

‘BATI GÜVENİLİR BİR PARTNER DEĞİL’

“Ülkelere çok sayıda yaptırım uygulanır ve yakında yaptırım altındaki ülkeler sayısı daha fazla olacak ve bu yaptırım altında olan ülkeler birbirleriyle bu alanlarda işbirliği yapmalı. Batı artık güvenilir bir partner değil. Batı’dan bir şey beklenmez.

Sözlerini de durmuyorlar. O yüzden Türkiye savunma sanayinde ve teknolojik bakımdan Batı yerine Rusya’dan alabilir. Ama bu kapsamda Ukrayna’ya SİHA’ların satışı bu işi bozuyor. Bu bir hata olarak görülüyor. Şunu da söylemem lazım.

Fransa da artık yaptırım altına alınabilir. Çünkü Avusturalya ile yapılacak denizaltı ihalesinden atıldı. Bizim yapmamız gereken şey Batı’ya artık güvenmeden savunma sanayi ve diğer alanlarda işbirliğini sağlayıp potansiyelimizi kuvvetlendirmek.”

TÜRKİYE KIRIM’I TANIRSA RUSYA’DA KKTC’Yİ TANIR

KKTC’nin tanınması konusunda da Dugin, şu değerlendirmelerde bulundu: “Putin, Mavi Vatan konseptini çok dikkatlice izliyor ve bunun önemini de anlıyor. Doğu Avrupa’da Yunanistan hiçbir şey değil. Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı Fransa, İsrail ve Mısır var. Tabi Erdoğan zirvede Mavi Vatan’ın önemini doğrudan anlatmalı. Bu konsepte KKTC’nin yerini iyi bir şekilde Putin’e anlatırsa Putin’de bunu kabul edebilir. Putin pazarlık sevmez ama sembolik değişimler olur. Eğer Türkiye Kırım’ı Rusya toprağı olarak tanırsa, Rusya da KKTC’yi tanır. Bu bir pazarlık değil ama böyle sembolik adımlar atılabilir. Tabi eğer Türkiye Mavi Vatan konusunu iyi izah edebilir ve Kırım ve KKTC konuları birlikte ele alınırsa...”

‘VATAN PARTİSİ ÇOK KIYMETLİ SİYASETLER BELİRLİYOR’

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in her dediğinin doğru çıktığını vurgulayan Dugin, şu ifadeleri kullandı:

“Doğu Perinçek bir şey söylüyorsa bütün kuşkular geri atılmalıdır. Çünkü çok önde gelen bir siyaset bilimci. Birçok kez haklı çıktı ve onun dediklerini çok dikkatlice izlemeliler. Vatan Partisi çok kıymetli haritalar çiziyor ve siyasetler belirliyor. Türkiye’nin Ukrayna siyaseti tamamen hatalı ve Erdoğan’ın elini ne Rusya ile görüşmelerde ne de ABD ile görmelerde hiçbir şekilde güçlendirmiyor. Bu tür hataları Putin yapsa ben hata derim. Çok fazla hata yapmaz ama hatası olduğunda söylerim. Biz bu Ukrayna meselesini bir tarafa atarsak Karadeniz’de ve Doğu Akdeniz’de çok büyük potansiyele sahip bir işbirliği yaratabiliriz.”

Aydınlık