Prof. Dr. Hasan Ünal, Suriye’de ‘Anayasa Komisyonu’ konusunda anlaşmaya varılmasının önemli olduğunu ancak Suriye anayasasının milli ve üniter yapıyı esas alması gerektiğini söyledi.

AYDINLIK / ANKARA

Ankara’da Çankaya Köşkü’nde yapılan Erdoğan, Putin, Ruhani Zirvesi’nin sonuçlarının yankıları devam ediyor. Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal, yaptığı değerlendirmede Ankara zirvesini “başarılı” bulduğunu söyledi. Zirvede ‘Suriye’nin toprak bütünlüğü’ vurgusu yapılmasının çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Ünal, üç liderin bu konuda görüş birliği içinde olmasının önümüzdeki dönemin yol haritası açısından güvence sağladığını kaydetti.

Prof. Dr. Hasan Ünal, İdlib konusunda yapılan açıklamaları şöyle değerlendirdi:

%20Prof.%20Dr.%20Hasan%20%C3%9Cnal
Prof. Dr. Hasan Ünal

HAYALLERİ YIKILANLAR

“Birtakım çevreler umudunu İdlib’e bağlamıştı. İdlib’de harekatın başlamasıyla TürkiyeRusya ilişkilerinin bozulacağını hayal ediyorlardı. Bu beklentilerini açıkça dillendirenler de vardı. Ama hepsi hüsrana uğradı. Rusya İdlib’in temizlenmesi konusunda kararlı. Ruhani de benzer şeyler söyledi. ‘Suriye yönetiminin teröristleri temizlemesine yardımcı olalım’ dedi. Erdoğan, kaygılarını iletti. Ama önceki yıllarda olduğu gibi İdlib konusunda masayı devirme havasında değil. Üç ülke de ana hatlarıyla uyum içinde. Bu çok önemli bir gelişme.”

Reklamdan sonra devam ediyor 

MEVCUT ANAYASA MİLLİ

Zirvede Suriye Anayasa Komisyonunun belirlenmesinde de anlaşmaya varıldığı açıklandı. Prof. Dr. Hasan Ünal “Anayasa komisyonunda anlaşma da kritik bir gelişme” dedi ve şöyle devam etti: “Ancak Türkiye’nin ne yapmak istediği konusunu anlayabilmiş değilim. Şu andaki Suriye anayasası milli ve üniter yapıda. Türkiye’nin çıkarı da Suriye anayasasının bu durumda devam etmesini gerektiriyor. Durum buyken Türkiye’nin Suriye anayasasının değiştirilmesinde neden bu kadar ısrarcı olduğunu anlamak zor. Irak’ta yapılan anayasaya benzer bir anayasa yapılırsa tehlikeli. Hem bölge istikrarı hem de Türkiye’nin güvenliği açısından risk. Dışarıdan dayatılan anayasalar başarılı olmuyor. Bunun en somut örneği Irak ve Bosna’da yapılan anayasalar. Yapay anayasalarla istikrar sağlanmıyor. Etnik hatlar oluşuyor. Rusya, İran ve Türkiye arasında bazı görüş ayrılıkları olduğu anlaşılıyor. Türkiye Suriye’nin milli, üniter yapısını desteklemeli.”

FIRAT’IN DOĞUSU

Prof. Dr. Hasan Ünal, zirvede, Fırat’ın doğusu konusunda da olumlu sonuçlar alındığını vurguladı: “Fırat’ın doğusu konusunda da üç liderin paralel açıklamalar yapması, ABD’nin Suriye’deki varlığını gayrimeşru ilan etmeleri ve bölgeden çekilmesini istemeleri anlamlı. Zirve öncesinde Suriye’nin Fırat’ın doğusu konusunda BM’ye gönderdiği ve PKK/PYD’yi ABD ve İsrail’in himayesinde ayrılıkçı terör örgütü olarak adlandırması, çok kritik bir hamle. Erdoğan Fırat’ın doğusu konusunda kararlı duruşunu sürdürüyor. Bu kararlılık önemli. Türkiye için en zayıf nokta, Suriye yönetimi ile ilişkiye geçme konusunda ayak sürümesi. Bu konuda hızlı adımlar atılırsa hem Türkiye, hem Suriye, hem de Astana sürecini oluşturan diğer ülkeler kazançlı çıkar.”