ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Türkiye ziyaretinde hiçbir resmi yetkili ile görüşmeyip sadece Fener Rum Patriği’yle görüşecek olmasına tepki büyüyor. Emekli Büyükelçi Onur Öymen Pompeo’nun Türk yetkililerle görüşecek yüzü olmadığını belirtirken, Prof. Dr. Hasan Ünal Pompeo’nun Fener Rum Patriği ile görüşmesinin engellenmesini gerektiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun 10 gün sürecek Avrupa ve Ortadoğu turunda Türkiye’ye de uğrayacak. Ancak Türkiye ziyareti sırasında ne Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ne de başka bir yetkili ile buluşacak. Sadece Fener Rum Patriği ile görüşecek. Bu duruma Türkiye’den tepki gelince, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Türkiye ziyaretinde sadece Fener Rum Patriği Bartholomeos’la görüşecek olmasının program sıkışıklığından ve bu ziyaretin dini özgürlüklere odaklı olmasından kaynaklandığını ileri sürdü. Dışişleri yetkilisi, “Bu, programlamayla alakalı bir durum. Bakan, Ekümenik Patrikhane’nin bulunduğu İstanbul’u ziyaret ediyor. Program çok sıkışık. Anladığımız kadarıyla Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı dahil Türk yetkililerin de seyahat programları olduğundan orada olmayacaklar” ifadelerini kullandı.

Pompeo'nun Bartholomeos ile görüşerek Washington'un Ayasofya'nın Temmuz ayında yayımlanan bir cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle cami statüsüne dönüştürülmesine dönük tepkisini bir kez daha yansıtmayı amaçladığı kaydediliyor. Ayasofya kararına hem Pompeo bakan olarak hem de bakanlığı kurumsal olarak tepki göstermiş, tarihi önemdeki bu yapının müze olarak kalması çağrısında bulunmuştu.

RANDEVU İSTESEYDİ VERİLMEMELİYDİ

Emekli Büyükelçi Onur Öymen, Pompeo’nun Türkiye ziyareti ile ilgili “ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun tavrı ‘Türk Hükümetini tanımıyorum, istediğim zaman gelir, istediğim kişiyle görüşürüm’ havası. Ekümenlik sıfatını ısrarla kullanıyor. Buna sessiz kalınmamalı ve tepki gösterilmeli” dedi.

Pompeo’nun Türkk yetkililerle resmi görüşme yapacak yüzü olmadığını da kaydeden Öymen şunları söyledi: “Pompeo, Türk yetkililerle hangi yüzle görüşecek. Daha kısa süre önce Kıbrıs Rum kesimine gitti. ABD Rumlara silah ambargosunu kaldırdı.

Rum kesiminde askeri eğitim merkezi kurulması, Rum askerlerin ABD’de eğitilmesi için anlaşma yaptı. Bu anlaşmalar kime karşı. Türkiye’ye karşı düşmanca bir tutum içinde. Türkiye’nin Dışişleri Bakanından randevu isteseydi bile vermemek gerekirdi. Pompeo ABD’de seçimi kaybetmiş bir yönetimin bakanı. Fazla da önem vermemek lazım. “Gidici veda ziyaretine geldi” demek lazım. Artık Türkiye’ye karşı eski yönetimin değil, yeni yönetim ne yapacak ona bakmalı.”

DİPLOMATİK NEZAKETLERE BİLE UYMUYOR

Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi, Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal da ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun tavrını eleştirerek şu görüşleri savundu: “ABD Dışişleri Bakanı Pompeo asgari diplomatik nezaket kurallarına bile uymuyor. Küstahça bir tavır içinde. Pompeo’yu Türkiye’ye sokmamak veya patrikle görüşmesini engellemek düşünülmeli. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, mukaddes bir dinin temsilcisi Patrik'in patrikaneyi Amerika’nın çirkin jeopolitik tezgahlarına alet etmek isteyen, yalan söylemenin, sahtekarlığın, hırsızlığın eğitimini almakla öğünen ABD derin devletinin elemanı, karanlık işler uzmanı Pompeo’nun Türkiye Cumhuriyeti devletini aşağılarcasına gelerek sadece patrik hazretleri ile görüşmesine sayın patrik itiraz etmelidir. Görüşme talebine temayüllere aykırı olduğu gerekçesiyle hayır demelidir. Türkiye’ye giriş çıkışında VIP’i kullanmasına da izin verilmemeli. Dışişleri Bakanlığı yapabilecek ne varsa yapmalı. Gereken en sert tepki gösterilmeli. Ayrıca halk da Pompeo’ya tepki vermeli. Bu olay mutlaka bütün boyutları ile kayda geçmeli. Amerika da Türkiye’de ABD düşmanlığının niye arttığını anlamalı.”

'POMPEO'NUN YAPTIĞI BÖLÜCÜLÜKTÜR'

Emekli Büyükelçi Uluç Özülker: “Pompeo'nun bu ziyareti iki yönden anlamsızdır. Seçimi kaybettiği kesinleşmemiş olsa dahi hemen hemen bilinen bir Hükümetin Dışişleri Bakanının bir ziyarette bulunmuş olmasının hiçbir yararı ve anlamı olamaz. Gelen Dışişleri Bakanının ileriye dönük olarak bir takım çalışmalara imza atabilecek kabiliyette olmuş olması lazım. Bir ay sonra başta olmayacağı, -kesin olmasa bile- anlaşılan bir hükümetin mensubunun Türkiye'de böyle bir ziyarette bulunması anlamsızdır. İkinci nokta şudur: Bir ülkeye gidip de bir ihtilaf konuları olan Türkiye-Yunanistan ilişkilerini de dikkate aldığımızda buradaki ABD tutumu da mütalaa edildiğinde böyle bir şey yapılması da bölücülüktür. Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması haklı ve doğrudur.”

Aydınlık