Açılım sürecinde silahlı tehditle sindirilen bölge insanı, terörün ezilmesiyle birlikte kitlesel eylemleri yapıyor. Hakkari, Şırnak, Van başta olmak üzere ayağa kalkan bölge halkı, devletin bir daha kendilerini yalnız bırakmayacağından emin.
PKK ezildi halk harekete geçti:Doğu özgürleşiyor
Ekrem Demir

Türk ordusunun PKK terör örgütünü yok etmeye yönelik harekâtı devam ediyor. PKK’nın siyasi ayağı olan HDP’nin kapatılma süreci hızlandı. Diyarbakır annelerinin yaktığı meşale bütün bölgeye yayılıyor. Bu durum kendini doğunun önemli şehirlerinin caddelerinde, meydanlarında Türk bayraklarıyla göstermeye başladı. Diyarbakır’da evlat nöbeti başarıyla, kararlılıkla devam ediyor. Hakkari’de evlat nöbetindeki annelerin eylemiyle birlikte yüzlerce yurttaş Türk bayraklarıyla meydanlardaydı. Van’da yüzlerce yurttaş Türk bayraklarıyla meydanlara çıktı. Şırnak’ta yine evlat nöbetindeki annelerin eylemi devam ediyor. Diyarbakır annelerinden Nazlı Sancar’ın ifadesiyle yaktıkları meşale bütün Türkiye’yi aydınlatacak.

PKK’YA LANET YÜRÜYÜŞLERİ

Hakkari ve Van’da Pençe Kartal-2 Harekât Bölgesi Gara’da 13 Türk Vatandaşımızın Şehit edilmesinden dolayı kitle örgütleri tarafından, terör örgütü PKK’ya karşı tepki ve lanet yürüyüşleri yapıldı. Hakkari’de halk Türk bayraklarıyla, yaklaşık 5 bin kişi meydanda toplandı. Eylemde “Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez, Kahrolsun PKK Kahrolsun Destekçileri, Teröre Karşı Omuz Omuza, Ezan Dinmez Bayrak İnmez, Hakkari Teröre Karşı Tek Yürek” sloganları atıldı.

‘DEVLET BİR DAHA YALNIZ BIRAKMAZ HALK BUNA İNANIYOR’

Bu eylemde emeği olanlardan biri Şemdinli’nin Üzüm Kıran köyünden beş çocuk babası Mehmet Fırat. Aşiretinin önde gelen isimlerinden Mehmet Fırat, köy halkı olarak teröre karşı çok bedel ödediklerini, onlarca şehitlerinin, yüze yakın gazilerinin olduğunu anlatıyor. Eyleme köyden yaklaşık 300 kişiyle katıldıklarını ifade eden Fırat, PKK’ya a karşı operasyonlarla başlayan yeni süreci şöyle anlatıyor:

“Ordunun PKK’ya karşı operasyonlarından sonra uyanış süreci başladı. Darbe girişiminden sonra Şemdinli’de yürüyüşler de organize etmiştik. Halkın PKK’ya karşı bakışı yüzde 80-85 değişti. Devlet vatandaşıyla daha çok işbirliği yapmalı, merhamet yüzünü daha çok göstermeli. Devlet bunu zaten her anlamıyla yapıyor. Hem kültürel anlamda hem ekonomik anlamda hem istihdam anlamında her konuda devletin şefkatli eli uzatılıyor. Artık halk devletine inanıyor, eskiden olduğu gibi devletin bir daha yalnız bırakmayacağını görüyor. Halkın teveccühü devlete karşı çok pozitif seviyede... Bunlar ciddi ve güzel gelişmelerdir. Hakkari’deki eyleme baktığımızda da bu hava görülüyor zaten. Artık devletle millet iç içedir. Ne örgüt ne örgüt yandaşları daha önce bölgede yaptıkları gibi yapamayacaklardır. Bu görüldü, artık devletle millet kenetlendi, şu anda devlet vatandaşının yanında vatandaş da devletinin yanında. Bölgemizin terörle, teröristlerle anılmayacağı bir seviyeye neredeyse geldik.”

‘HDP AÇILMAMAK ÜZERE KAPATILMALIDIR’

HDP’nin siyasi parti olmadığını, terör örgütü PKK’nın bir parçası olduğunu, kapatılması gerektiğini anlatan Mehmet Fırat şöyle sürdürdü:

“Yıllardır farklı partiler adı altında Meclis’te boy gösteren bu terör sevicilerinin sürdürmüş olduğu bu saltanata dur denilmelidir. HDP, bu tutum ve davranışları ile asla bir siyasi parti değildir ve olamaz. HDP Kandil’in sözcüsü, Kürtleri PKK’ya ezdiren, öldürten, Kürt düşmanı bir taşeron örgüttür. HDP PKK’dır, HDP YPG’dir, HDP PYD’dir, HDP Kandil’dir, HDP insanlık düşmanıdır. Kendilerine tanınan bütün iyi niyetli şansları elinin tersi ile itmiş, gücünü milletten alması gerekirken, sırtını PKK’ya, PYD’ ye, YPG’ ye dayamış, gücünü bu terör örgütlerinden almıştır. HDP hiçbir zaman Meclis’te veya başka yerde Kürt halkının hakkını hukukunu savunmamıştır. HDP, Kürtlerin canı ve kanı üzerinden siyasi rant devşiren bir menfaat çetesidir. HDP mütedeyyin Kürtleri de kötü göstererek Kürtlerin imajını sarsmış ve Kürtlere hakaret etmiştir. HDP PKK’nın insan kaçakçılığına, kara para aklamasına, kadın tüccarlığı yapmasına, kaçakçılık ticareti yapmasına, uyuşturucu satmasına aracılık etmiş bir siyasi büro görevini görmüştür.

“Selahattin Demirtaş olsun, Pervin Buldan olsun değişik vesilelerle halkı defalarca sokağa çağırdılar ama kimse onları dinlemedi. Böyle bir sözde partinin ne ülkeye, ne millete, ne devlete, ne de temsil ettiğini ifade ettiği Kürtlere hiç bir faydası yoktur, bundan sonra da olmayacaktır. Bu sayfayı bir daha açılmamak üzere kapatmak, başka isimlerle açılmasına da izin vermemek gerekir. HDP’nin kapatılması en çok biz Kürtleri sevindirecektir.

“PKK’nın Amerika’nın, Batı’nın bir maşası olduğunu herkes anladı. HDP kapatıldığında millet devletine daha çok bağlanacak, daha çok sadık olacak ve devletiyle daha çok iç içe olacaktır.”

‘BÖLGE HALKI ÖZGÜRLEŞİYOR’

Mehmet Fırat bölge halkının özgürleştiğini ama yapılması gerekenler olduğunu şöyle anlattı:

“Bu davayı millet olarak; biz şehit ve gazi aileleri kazanacağız, bu davayı Diyarbakır’da eylem başlatan muhterem annelerimiz kazanacaktır, bu davayı ülke olarak biz kazanacağız.

“PKK terör örgütü ve onun siyasi uzantısı HDP bugüne kadar hep kaybettikleri gibi bundan sonra da kaybetmeye, yok olmaya, tarihten silinmeye mahkum olacaklardır.

“Biz Kürtler olarak PKK terör örgütüne karşı sürdürülen operasyonel faaliyetleri sonuna kadar destekliyoruz, desteklemeye devam edeceğiz. Hep olduğumuz gibi bundan sonra da devletimizin emrinde ve yanında olmaya devam edeceğiz.

“Bölge halkı özgürleşiyor, daha da güzel olması için; hizmet istiyor, yatırım istiyor, istihdam istiyor, sınır kapılarının açılmasını istiyor. Bunlar gerçekleştiği zaman PKK’nın da HDP’nin de ismi de silinip gidecek.”

 MEMUR-SEN VAN TEMSİLCİSİ MEHMET ALİ UCA:TÜRK BAYRAKLARI ARTIK HER TARAFTA DALGALANIYOR

Van’da da binlerce insan Türk bayraklarıyla meydanlardaydı. Eylemde emeği olanlardan ve eylemin konuşmacısı olan Memur-Sen Van Temsilcisi Mehmet Ali Uca hem eylemi hem de Van’daki uyanışı gazetemize değerlendirdi.

Van’da Sivil Dayanışma İnisiyatifi adıyla bir oluşumun olduğunu, PKK’nın siyasi oluşumu dışındaki bütün yapıların bu birlikteliğin içinde olduğunu anlatan Mehmet Ali Uca şöyle konuştu: “Gara’da katledilen 13 şehidimiz için PKK’yı protesto eden büyük bir yürüyüş yaptık. Bu eylemin bir parçası olduğumuz için de gururluyuz. Şehitlerimizin arkasından yapılan protesto tepkileri, halk arasında büyük anlam buluyor. İnsanların yıllarca susturulduğu dönemleri geride bıraktık. Böyle dönemlerde insanlar her ne kadar devletin yanında olmak istese de baskılardan, zorbalıklardan ötürü konuşamadılar. İnsanlar özgürce konuşabilecekleri günleri hep özlediler. Son dönemlerde böyle bir ortamın oluşmaya başladığını kabul etmek lazım. Zamanında bir Türk bayrağını bir sokak içerisinde çıkarmanın zor olduğu dönemlerden, bugün artık Türk bayraklarının her tarafta dalgalandığı günlere geldik. İnsanlar bu anlamıyla bir rahatlama hissetmeye başladılar.”

‘SEÇİMLERDE HÜR İRADEYLE HAREKET EDİLMESİ İÇİN…  

“İnsanların teröre olan tepkileri aynı zamanda siyasi oluşuma da bir tepki niteliğindedir. Ama hâlâ Hakkari gibi, Van gibi, Diyarbakır gibi yerlerde özgürlüğün üzerinde bir baskı unsuru görülüyor. Gerekli tedbirler alınmadığı takdirde bu özgürlüğün hayata geçmesi mümkün olmayacaktır. Seçimlerde hür iradeyle hareket edilirse, köyde barınabilir miyim sorusunu kişi kendine sorabiliyor. Ya da bundan sonra rahat rahat dolaşabilecek miyim, gibi endişeler var.

“İnsanlar teröre karşı büyük bir tepki gösteriyorlar. Gerek içlerinde gerek son zamanlarda dışarıya da yansıtıyorlar. Ama güvenlik gerekçesi nedeniyle siyasi tercihe yansımıyor. Terörizme karşı, birlik bütünlük yönüyle ciddi bir uyanış var. PKK terörizmine karşı burada bir birleşme sağlandı.”

Van Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Ahmet Baki de şehirde çok kötü bir dönem yaşadıklarının altını çiziyor. O günlerin artık bittiğini ifade eden Baki bölgede halkın zaten 5-6 yıldır doğruyu yanlışı gördüğünü, her şeyi öğrendiğini anlatıyor. Bu olumlu gelişmelere rağmen halkta az da olsa bir korku olduğunu ifade eden Baki, seçimlerde oy vermek için karar aşamasında insanların kafasında endişeler oluştuğunu anlatıyor.

DİYARBAKIR ANNELERİ MEŞALEYİ YAKTI

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da büyük uyanış meşalesini yakan Diyarbakır anneleri de bölgedeki olumlu gelişmeleri takip ediyorlar.

Dokuz yıl önce 15 yaşında dağa kaçırılan kızı Şeyma için Van’dan Diyarbakır’a gelerek evlat nöbetine katılan Nazlı Sancar, uyanışı şöyle anlatıyor: “Terörün kökü kazınıyor, Türkiye’nin her yerinden ses çıkıyor. Annelerin sesi Diyarbakır’da, Şırnak’ta, Hakkari’de, Van’da, her yerde duyulacak, Türkiye’ye ışık verecek. Allahın izniyle devletimizin gücüyle PKK-HDP’deki evlatlarımızı da alacağız. Benim kızım dağda, oğlum asker, ya karşılaşsalar, bana bunu yaşatanlara lanet ediyorum. HDP PKK’dır, PKK HDP’dir, kahrolsunlar. İkisi de bitecek o zaman bütün annelere, bütün babalara bayram olacak.”

2 yıl önce 17 yaşında HDP tarafında dağa kaçırılan oğlu Mustafa için eşi Rauf Biçer’le birlikte evlat nöbetine başlayan Ayşegül Biçer, kanser hastası ve tedavi görüyor. Evlat nöbetinin hem bölge halkını hem de Türkiye genelini etkileyen olumlu sonuçları olduğunu ifade eden Biçer çocuklarını alana kadar nöbete devam edeceklerini söyleyerek kararlılıklarını ortaya koyuyor. Eylem bittiğinde PKK’nın siyasi ayağının da bitmiş olacağını belirten Biçer şöyle konuştu: “Diyarbakır eskiden çok kötüydü, eylemler, kepenk kapatmalar, şehri PKK ile siyasi uzantısı yönetiyordu. Devlet bunları ezmeye başlayınca halkın bakışı değişti. Kepenk kapatın çağrısı yaptılar kimse onları dinlemedi. Bugün Diyarbakır çok değişti, daha özgür… PKK ve siyasi uzantısı tamamen yok edildiğinde doğuda, güneydoğuda herkes daha rahat olacak, özgür olacak. Bizim evlat nöbetimiz de baskılarına, tehditlerine rağmen bütün aileler çocuklarına kavuşana kadar devam edecek.”

 AK PARTİ ŞIRNAK İL BAŞKANI İBRAHİM HALİL ERKAN :

‘PKK HENDEKLERE GÖMÜLDÜ ÖZGÜRLÜKLER BAŞLADI’

Şırnak’ta evlat nöbeti her Perşembe günü HDP Şırnak İl Başkanlığı binası önünde devam ediyor. Şırnak’ta gelinen son durumu Ak Parti Şırnak İl Başkanı İbrahim Halil Erkan gazetemize anlattı. PKK Terör Örgütünün hendeklere gömülmesiyle kamu güvenliğinin sağlandığını ve Şırnaklının özgürleştiğini ifade eden İbrahim Halil Erkan şöyle konuştu:

‘HDP-PKK İŞBİRLİĞİNİ BİLMEYENİN AKLINDAN ŞÜPHE EDERİM’

“Ailesiyle birlikte pikniğe giden iki sivil vatandaşın PKK tarafından kaçırılması ve terör örgütünün kendi yayın kanallarında bu şahısların cezalandırıldığı bilgisini vermesi üzerine, Şırnak’taki annelerin eylemi başladı. Ciğeri yanan anneler, kardeşler, aileler, çözüm olarak Kandil’e gidip hesap soramayacağı için buradaki temsilcisi olarak gördükleri HDP’den hesap soruyor.

“HDP ile PKK’nın işbirliğini bilmeyenin akıl melekelerinden şüphe ederim. Vatandaşın HDP’den hesap sorması, haklı bir hesap sormadır. Fikri olarak bu eylemi destekliyorum, anneleri de yaptıkları erdemli davranıştan dolayı kutluyorum. Büyüyerek de devam edecek.

“Kamu güvenliği sağlandıktan sonra özgürlükler noktasında vatandaş çok daha rahat hareket etmeye başladı. Kaygı duymadan gece geç saatlere kadar Şırnak sokaklarında gezebiliyor. Yeni ticari alanlar açılıyor. Fabrikalaşmalar başlıyor. Ticari ortaklıklar, işbirlikleri meydana geliyor. Hem de vatandaşın bilinç ve eğitim seviyesi de beraberinde artıyor.

“Yaşadığımız ortamı daha yaşanılır kılma mücadelesini veriyoruz. Terörün ve terörizmin etkisinin azalmasıyla birlikte vatandaşın hukuk devletine olan inancı da artacak ve çok daha huzurlu bir yaşam meydana gelecek.”

‘GENÇLERİ HDP/PKK’YA BIRAKMAYALIM’

“Vatandaş eskiden korkuyordu. Adamın 12 yaşındaki çocuğunu dağa çıkarmışlar ya da hendeklere koymuşlar, orada da ölmüş. Annesi babası benim çocuğuma ne yaptınız diye hesap sormaya cesaret edemiyordu. Bunlar zalim bir örgüt, bunlarda vicdan, iman yok ki…

“Şırnak’ta yüzlerce anne bayramda mutlu olamıyor. Düğünlerinde mutlu olamıyor. Yeni bir çocuğu dünyaya gelse sevinç gözyaşıyla beraber kaybettiği evladının acısını da kendi içinde hissediyor. Bu halk gereken hesabı soracak.

“Geçen yıl salgından önce Uludere’de bir festival yaptık. 3 günde 45 bin genç geldi, şarkılar türküler söylendi. Düşünün Uludere’de Kato dağının eteğinde İnceler köyünde böyle bir etkinlik yapıyorsunuz. Gençleri siz yönlendirirseniz doğruya gidecek, HDP/PKK yönlendirirse halleri perişan olacak.”

‘ANNELER, HAKLI MÜCADELEMİZLE CESARET KAZANDI’

Şırnak’ta evlatlarını HDP’den isteyen annelerin eyleminin öncülüğünü Hatice Atan yapıyor. Gazetemize yaptığı değerlendirmede doğunun uyanışına dikkat çeken Atan, başlattıkları evlat nöbetini ve sonuçlarını şöyle ifade ediyor: “Şırnaklı Kadınlar Teröre Karşı Edi Bese diyor” sloganıyla 10 Eylül 2020 tarihinde 300 kadınımızın katılımıyla başlattığımız eylemimizin 24.Haftasını geride bıraktık. Haklı mücadelemizle birlikte anneler cesaret kazandı. Diyarbakır ile Şırnak’tan sonra Hakkari’de de annelerin eyleminin başlaması doğu illerinde olumlu bir etki yarattı. Annelerin Diyarbakır ile Şırnak’tan evlatlarını terör örgütünün elinden almak İçin mücadele etmesi ve bazı evlatların bu çağrıya kulak vererek dönmesi, terör örgütü içinde panik yarattı. Özellikle kandırılarak dağa götürülen gençlerin sosyo-ekonomik düzeyinin düşük olması, HDP’li vekillerin çocuklarının Avrupa’da yaşayıp okumasını bir kez daha gündeme getirerek dikkatleri çekti. Şırnak’ta ise kadınların inanarak bu annelere destek vermesi, bazı kesimlerin hoşuna gitmese de ara verilmeden devam edilmesi, ciddiyetin olduğunu benimsemelerine vesile oldu. İnşallah Anneler evlatlarına kavuşuncaya kadar haklı mücadelemize devam edeceğiz.”

‘GERİ GELECEĞİZ’ TEHDİDİYLE TUTUNMAYA ÇALIŞIYOR

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da terör örgütü ezildikçe halk özgürleşiyor, elinde Türk bayraklarıyla meydanlara iniyor. Bölge halkı artık terör örgütünün baskı ve tehditlerine boyun eğmiyor. Bu durum karşısında telaşlanan PKK/HDP, FETÖ’nün de yaptığı gibi halkı tehdit etmeye başladı.

Son aylarda HDP/PKK, “güvendiğiniz Tayyip Erdoğan gidecek, az kaldı, bu günler geçecek, biz geri geleceğiz” söylemini kullanmaya, yaymaya başladı. Bu söylemle halkı kontrol altında tutmaya, sindirmeye ve otoritesini kabul ettirmeye çalışıyor. Diğer yandan hem dağdaki hem de şehirdeki elemanlarını da bu söyleme inandırmaya, örgüte bağlı tutmaya çalışıyorlar. FETÖ Terör Örgütünün de kullandığı “geri geleceğiz” vurgusu PKK/HDP’liler tarafından fazlasıyla tekrarlanıyor.

İRADE DEVLETTEN

Vatan Partisi Diyarbakır İl Başkan Vekili Gıyasettin Kırboğa:

Terörün ezilmesi ve Diyarbakır annelerinin büyük mücadelesiyle birlikte Diyarbakır’da uyanış yaşanmakta. Diyarbakır halkı baskıdan kurtuldukça özgürleşiyor ve iradesini devletten, milli güçlerden yana koyuyor. Bunun sonucu olarak partimize büyük katılımlar oluyor.

OYUNU BOZDUK!

Vatan Partisi Bingöl İl Başkanı Eser Alpar:

Ülkemize karşı yapılan darbe girişiminden sonra Bingöl halkı askeri ve polisine destek vererek, uyanışın ayaklanmasını başlattı. İlerleyen zamanda Diyarbakır analarının eylemi Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde büyük uyanışın başlangıcı oldu. Vatandaş, 'HDP halka değil PKK'ya hizmet ediyor bizlerin temsilcisi değil' diyor. Bingöl halkı devletin yanında olduğunu, HDP’nin kapatılmasını istiyor.

 DEVLETE GÜVEN TAZELENDİ

Vatan Partisi Batman İl Başkanı Mustafa Eke:

Diyarbakır annelerini bir araya getiren süreç Doğu ve Güneydoğu'da çok olumlu karşılanıyor. Toplumun her kesiminden destek var. Devlete olan güven tazelendi. Annelerin başlattığı eylem PKK'ya büyük darbe. Üreten Batman’ı inşa ederek terörün bütün kalıntılarını ve alt yapısını yok etme göreviyle Vatan Partisi olarak iş başındayız.


Aydınlık