Eş zamanlı olarak 4 ayrı noktada başlayan Manavgat'taki yangına karşı yeşil vatan mücadelesi devam ederken sabotaj şüphesi güçlendi. Halk teröre işaret etti, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Serdar Üsküplü, 'HDP kapatılmadan bu yangın sönmez' dedi

DEVRİM AŞKIN KARASOY

Antalya’nın doğu ilçesi Manavgat’ın dört ayrı noktasında çarşamba günü öğle saat 12 sularında, ardından kuzeydoğu ilçesi Akseki’de başlayan orman yangınının söndürülmesi için yeşil vatan savunmasında adeta bir cephe savaşı veriliyor. Binlerce kişilik ormancı ordusuyla, güvenlik ve yardım görevlisiyle, gönüllüsüyle yangına karşı topyekûn müdahale havadan ve karadan devam ediyor. 12 ilden olaşan insan ve araç takviyesi çalışmaları hızlandırdı.

BİNLERCE HEKTAR YANDI

Yangın Yenikapı, Seki, Kalemler ve Yavrudoğan mahallelerinin ormanlık alanlarında başladı. Poyraz’ın etkisiyle yerleşim ve üretim alanlarına ulaştı. Öyle hızlı ulaştı ki, köylüler ancak canlarını kurtarabildi. Tarım araçları, büyük baş, küçükbaş hayvanları, tarım ürünleri, atadan kalma evleri, genç kızların çeyizi… Her şey bir anda alevlerin arasında kaldı. Gece boyu etkisini sürdüren poyraz ve sabahın ilk ışıklarına kadar havadan müdahale yapılamaması, yangın alanlarının genişlemesine neden oldu. Manavgat tarihinin en büyük orman yangınında, henüz tam olarak tespit edilememiş olsa da binlerce hektar ormanın yok olduğu tahmin ediliyor. 

Yangının ilk başladığı mahallelerden biri, Kalemler'e ulaştık. Kalemler Mahallesi, Manavgat dağlarına yaslı bir Yörük köyü. Üretim gelenekleri de Yörük yaşamına dayanıyor. Hayvancılık halkın başlıca geçim kaynağı. Orman onları, onlar ormanı kucaklıyor. Konduğu yeri yurt eden Yörükler, burada sarsılmaz taş binalar kurup köklenmiş. Engebeleri düzleyip, kayalardan su geçirip toprağını işlemiş. Tarıma başlamış. Atalar kültü, köyün hemen girişinde gömütlükle gözümüze çarpıyor. Geçmişten geleceğe emanet edilen bu heybetli köyü önce alevler teslim aldı. Sonra da alevlerin yarattığı tahribat.   

ATA OCAĞINDAN AYIRLAMADILAR

Artık kurtarabileceği hiçbir şeyi kalmamış, emeği, alın teri ata varlığı, ineği, buzağısı, keçisi oğlağı, henüz taksitini bitiremediği arabası, traktörü her şeyi gözlerinin önünde birkaç saat içerisinde kül olmuş çiftçiler, gece boyu kalan birkaç hayvanın başını bekledi. İnsanın ciğerlerini dolduran ve nefesini kesen o zehirli dumana ve her an yeni yangın tehlikesine rağmen tutuşan ata ocağından ayrılmadı. 

KUNDAKLAMA ŞÜPHESİ

Yurttaşların beklentisi bu büyük kayıplardan sonra Manavgat’ın afet bölgesi ilan edilmesi. Öncelik barınma olmak üzere zararlarının devlet tarafından karşılanması. 

Hayatları ormanlarda geçen orman köylüleri çoğu tek noktadan başlayıp yayılan pek çok yangın görmüş. 28 Temmuz'da saat 12'de başlayan yangınların art arda değil eş zamanlı olarak 4 ayrı noktadan yayılması, kundaklama olduğu kuşkularını güçlendirdi. Konuştuğumuz Jandarma, polis, AFAD görevlileri, AKUT gönüllüleri herkes terör odaklı kundaklamadan şüpheleniyor. Güvenlik kuvvetleri her köşebaşında önlem almış durumda. Kimlik kontrolü yapılıyor, araçlar durdurularak arama yapılıyor.

‘TERÖRÜN ALTINDA EZİLMEYECEĞİZ’

Sercan Kalkan: Uzun yıllardır bu köyde yaşıyoruz. Geçmişte de yangınlar oluyordu ancak 15-20 dakika duman çıktıktan sonra hemen sönüyordu. 4 yangın aynı saatte başladı. Manavgat’ta, Türkiye’de yanmadık yer kalmadı. Bu bir terör saldırısı artık belli bir şey. Allah hepsinin belasını versin. Şu kadar insanın evi yandı, içi yandı, yüreği yandı.  

Bizim geçim kaynağımız hayvancılık ve tarımdı. Devlet yetkililerimiz Manavgat’ı afet bölgesi ilan edip yeniden üretmemiz için elimizden tutarsa, biz daha hızlı bir şekilde ayaklanacağız eski düzenimize kavuşacağız. Terörün altında ezilmeyeceğiz. 

ÜÇ YERDEN PLANLI SALDIRI

Nazım Uysal: 50 yıllık birikimimiz gitti. Biz üstümüzdeki gömleğimizle kaldık. Evimizden bir iğne bile çıkaramadık. Evimiz yandı gitti. Devlet büyüklerimizden yardım bekliyoruz. Bu yardım gelene kadar nerede sığınacağız? Devletimizin imkânları doğrultusunda bir an önce yaralarımızın sarılmasını bekliyoruz. Öncelikle yatacak yer sıkıntımız var. Elektriğimiz, suyumuz yok. Evler yapılıp bitene kadar kira desteği yapılmasını bekliyoruz. Arazilerimiz makinelerimiz ekecek toprağımız yandı. 60 yıldır bu köyde yaşayıp büyüdük hiç böyle bir şey görmedik. Devletimizin bize sahip çıkmasını bekliyoruz. Arazideydim yangın bir yerden çıktı. 10 dakika sonra başka bir yerden daha sonra bir daha da çıktı. 3 yerden köyümüze planlı gibi saldırı gerçekleşti. Bilinçli olarak rüzgârın da etkisiyle arttı.  

‘HDP KAPATILSIN’

“HDP artık kapatılsın. Ben beni bildim bile bir terör bir HDP biz bununla baş edebilecek bir ülkeyiz. Bir evimiz vardı yandı gitti 5 evimiz olsun o da gitsin ama artık bu terör bu PKK bitsin!”

‘KASITLI YAKILDI’

Ünal Akça: “10 tane ufak baş hayvanım telef oldu. Hiç tarım alanımız kalmadı. Zeytin bahçem komple kül oldu. Traktörlerim, motorlarım, naylonum yandı. 30 bin liralık ziynet eşyam yandı. Canımı ve eşimi kurtardım buna duacıyım. Ekmek teknem traktörüm yandı. Yangın 8-10 km uzaktan geldi. 45 dakikada rüzgârında etkisiyle geldi yaktı. Devletimiz bize sahip çıkmasını istiyorum. Artık devlet bize bakacak. Bu ateş kasıtlı olarak yakıldı. Ben terör olayı olduğunu düşünüyorum.”

‘YANGININ ORTASINDA KALDIK’

Sercan Bayat: “Yangın bir anda geldi. 20 hayvanımız telef oldu. Ailemle yangının ortasında kaldım. Evimiz arabamız yandı. Alevler yüzünden 3 saat yardım ulaşamadı. Hayvanlar benimle kaçıyordu. Ne arabamız ne evimiz, hiçbir şeyin önemi kalmadı. Giden canlarımıza yanıyoruz. Buzağılarımın köz olan vücutlarını toplarken ellerim dağlandı.” 

2 GÜN 71 YANGIN

28-30 Temmuz'da 71 orman yangını meydana gelirken, bunların 57'si kontrol altına alındı. 4 yangını kontrol altına alma çalışmaları devam ediyor. Ayrıca ekipler 31 kırsal alan yangınına müdahale ediliyor. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğü bünyesindeki 4 İHA'nın yanı sıra, Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki 5 İHA da orman yangınlarıyla mücadelede kullanılmaya başlandı. Yangınlarla mücadelede 3 uçak, 9 İHA, 38

helikopter, 3 yönetim helikopteri, 1 insansız helikopter, 660 arazöz ve su tankeri, 62 iş makinası ve yaklaşık 4 bin 350 personel görev yapıyor.

VATAN PARTİSİ HEYETİ BÖLGEDE: HDP KAPANMADAN YANGINLAR BİTMEZ

Vatan Partisi heyeti, orman yangınından en çok etkilenen merkezlerden bir olan Manavgat’ın Kalemler köyünde bir basın açıklaması yaptı. Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya İl Başkanı Serdar Üsküplü'nün yaptığı açıklamada Manavgat'ın afet bölgesi ilan edilmesi talep edildi.

HDP'nin kapatılması gerektiği vurgulanan açıklamada “Köylerimiz yanarken Anayasa Mahkemesi iş yükünden bahsedemez. Sizin iş yükünüzden dolayı Türkiye’nin yanmasına izin verilemez” ifadeleri kullanıldı.

Üsküplü şöyle konuştu:

“Manavgat’ta evleri, tarlaları, seraları, üretim araçları zarar gören vatandaşlarımızın zararları hızla karşılanmalı, devletimiz yaraları hızla sarmalıdır. Sadece Manavgat değil bütün Türkiye saldırı altındadır! PKK terör örgütü yöneticisi Murat Karayılan geçtiğimiz yıl teröristlere 'Silahınız çakmak ve kibrittir' diyerek kundaklama çağrısı yapmıştı. PKK son iki yıldır yüzlerce kundaklama saldırısı düzenlemiştir. PKK’ya ait haber sitesinde bu saldırıları övünerek anlatılmaktadırlar. Ortaya çıkan kanıtlar kundaklamaların PKK tarafından yapıldığını göstermektedir. Yapılması gereken şey HDP’yi derhal kapatmaktır. HDP PKK’nın koludur, uzantısıdır. Türk Ordusunun ve polisimizin kahramanca mücadelesi sonucunda PKK bitirilme noktasına gelmiştir. Bu saldırılar Ordumuzun verdiği silahlı mücadelenin başarısı karşısındaki son çırpınışlardır. PKK canlarımızı yakarken, PKK destekçisi HDP Gazi Meclisimizde yer alamaz. HDP kapatılmadan yangınlar bitmez. HDP kapatılmadan terör bitmez. HDP kapatılmadan rahat uyuyamayız. Anayasa Mahkemesi PKK’nın kolu olan HDP’yi derhal kapatmalıdır!”

EVİNDEN BİR ŞİŞE SU ALABİLDİ

Kalemler Mahallesi'ndeki besi çiftliği yangında zarar gören Mehmet Uysal, 40 küçükbaş ile 11'i gebe 25 büyükbaş hayvanının telef olduğunu söyledi. Alevlerin kısa sürede çiftliğine ulaştığını anlatan Uysal, "Yangından kaçsınlar diye alevlerin arasında kapılarını açmaya çalıştım. Bu sırada kollarım ve ayaklarım yandı" dedi.

Karaöz Mahallesi'nde 2 katlı evinin alt katı yanan ve küçükbaş hayvanları telef olan Hayriye Öksüzoğlu da köyün tahliye edilmesiyle sadece kıyafetleri ile birer şişe su alabildiklerini dile getirdi. Evinden çıkarken keçilerinin kilitli kapısını açarak onları çıkartmaya çalıştığına aktaran Öksüzoğlu, "Ahırlarından çıkamamışlar. 4 keçim yandı. Bağıra bağıra ölmüşler. Evime, eşyalarıma üzülüyorum ancak keşke keçilerim yanmasaydı, kaçabilselerdi. Onlar benim elimde doğmuştu" dedi.

Aydınlık