HDP Diyarbakır İl Başkanlığı binası önünde 3 Eylül 2019'da oturma eylemi başlatan Ayşegül Biçer, aylar süren mücadelesi sonuç verdi. Ayşegül Biçer 29 Temmuz 2021'de evladına Mustafa Biçer'e kavuştu.

Yeni Şafak'ın haberine göre, terör örgütünden kaçarak güvenlik güçlerine teslim olan Mustafa Biçer, örgütün kirli yüzünü anlattı.

''GERİ GELMEK İSTEDİM, BENİ KORKUTTULAR''

Çok fazla dışarı çıkan biri olmadığını, internet üzerinden örgütün YPG'nin videolarının önüne çıktığını kaydeden Biçer, ''Onların sözlerine yenildim ve örgüt ile iletişime geçerek DEAŞ ile savaşmak istiyorum talebimi ilettim. Onlar da geldikten sonra sizi daha sonra yine geri göndereceğiz dediler. 1 aylık görüşmeden sonra bana 'Şanlıurfa'ya gel' dediler. Urfa'da 2 Arap kaçakçı ve başka biri ile buluştuk. Akçakale'de 1 gece kaldık. 2 Arap kaçakçı Suriye'de Tel Abyad bölgesine kaçak geçiş yaptı. Ben daha o gece vazgeçmek istedim. Beni korkuttular, 'Artık geri dönersen devlet sana zulüm yapar, seni tutuklarlar' dediler. Beni korkutarak zorla Suriye tarafına geçirdiler. Sonra bana zorla video çektirdiler ve ardından Zap bölgesine beni gönderdiler. Orada olduğum süre içerisinde hiçbir zaman güvenlik güçleriyle çatışmaya girmedim. Terör örgütüne katılmadan önce anneme mektup yazmıştım ve güvenlik güçlerimize ve Mehmetçiğimiz ile vatanıma karşı bir mermi sıkmayacağıma söz vermiştim'' diye konuştu.

KAÇIŞ PLANINI ANLATTI

Biçer terör örgütünden kaçış planını ise, ''Örgüt içerisinde ilk günden beri zorla kalıyordum. Artık planlamamı yaptım. Zap bölgesine gidebilmek için köylülerin arabasına bindim. Bölgeye giderken KDP'nin kontrol noktasında araba hareket halindeyken kendimi attım, Peşmergelere teslim oldum. Onlara güvenlik güçlerine beni teslim etmelerini istedim onlar da bir süre benim tedavimi yaptıktan sonra güvenlik güçlerine teslim ettiler'' şeklinde konuştu.

''KADINLARIN HAMİLE KALDIĞINI GÖRDÜM''

Terör örgütünün kendi içerisinde kadına karşı istismarının olduğunu aktaran Biçer, ''Kadına karşı bir istismar var. Kamera arkasında her şey çok farklı görünüyor. Kadına özgürlük diye bir şey yok. Örgütte kaldığım süre içerisinde birçok kadının tecavüze uğradığını, hamile kaldığını gördüm. Örgütten kaçmak isteyenler çoktu. Kaçınca burada tutuklanma korkusu nedeniyle kaçamıyorlar. Ben hiçbir zaman örgütten kaçtığım için pişman değilim onlar da kaçıp teslim olsun. Orası ölüm yeridir. Türkiye'deki şu anda ağaçları yakan PKK'nın emriyle Ateşin Çocukları inisiyatifidir'' dedi.