Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Gençliğe Hitabe ile Söylev’ini tamamlamıştır.15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında, 6 günde (37 saatte) okuduğu Söylev’i Kurtuluş, Kuruluş ve Cumhuriyetin ilk yılları için belgesel niteliğindedir. Nutuk, yok edilmek ve yurdundan sürülmek istenen bir ulusun varlık mücadelesinin destansı anlatımıdır. Bugün, ulus olarak yaşadığımız tüm sorunlara çözüm stratejileri sunmakta; Atatürk gibi düşünüp, Atatürk gibi hareket etmenin formüllerini vermektedir. Büyük Devrimci, Büyük Kurtarıcı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Söylev’inin 93. yıl dönümündeyiz.

Bilindiği gibi Nutuk, yazıldığı dönemde Cumhuriyet Halk Fırkası Genel başkanı olan Mustafa Kemal Paşa'nın 15 - 20 Ekim 1927 tarihlerinde, yerli ve yabancı basın mensuplarının da katıldığı partisinin 2. yılı olan 15-20 Ekim 1927 yılları arasında Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının faaliyetlerini özetleyen konuşma, Kültür Bakanlığı Yayınevi tarafından (belgeler bölümü dışında) yaklaşık 900 sayfalık bir kitap olarak yayımlandı. Eser, Türkiye Cumhuriyeti'nin bu dönemle ilgili en temel resmi tarih kaynağı niteliğini taşıyor.

Nutuk'un günümüz Türkçesine aktarılmış sürümleri pek çok yayınevi tarafından basılmış bazı versiyonları Söylev adını da tercih ettiğinden bu isimli baskıları da bulunabiliyor.

MUSTAFA KEMAL ATATÜK'ÜN TARİHE VERDİĞİ ÖNEM

Atatürk yaşanılan olaylarla ilgili kayıtlı belgeleri toplayıp Nutuk'u yazarken bu belgelere dayanarak icraatlarını anlattığı için Nutuk belgeleri sayesinde, Atatürk'ün tarihe verdiği önem de açıkça görülüyor.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışından 1927 yılına kadar yaşananları özetlediği Nutuk’u 15 Ekim 20 Ekim 1927 tarihleri arasında TBMM’de (Türkiye Büyük Millet Meclisi) okudu. Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı dönemini birinci ağızdan aktardığı Nutuk, Cumhuriyet tarihi açısından birincil kaynak özelliği taşıyor. 


ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet'ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.

Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

20 Ekim 1927


İlgili haber: Bir Milleti Baştan Yaratan Nutuk (10. Yıl Nutku)

İlgili haber: TARİHTE BUGÜN: Mustafa Kemal'in Kağnısı - Fazıl Hüsnü Dağlarca