Geçtiğimiz hafta Meral Akşener siyasi bir edepsizlik yaparak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sivilleri, çocukları öldüren İsrail Başbakanı Netanyahu’ya benzetmişti. Bu benzetme her kesimden çok büyük tepki aldı. Kendi partilileri ve yandaşları bile bu benzetme karşısında savunma yapamadılar. Çünkü bu edepsiz benzetme sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şahsını ilgilendiren bir durum değil, Türk devleti terör örgütleriyle sınır içi ve ötesinde mücadele ederken, terör örgütü PKK’nın “Türkiye sivilleri vuruyor” şeklindeki yaptığı kara propagandaya omuz veren çirkin bir anlayışın Türkiye’ye de zarar verecek olması meselesi vardır. “Sivil ve çocuk öldüren” cümlesiyle Netanyahu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adını eşitleme ancak HDP ile ittifak ortaklığı yapan, “HDP Kürtlerin siyasal temsilcisi” diyen Meral Akşener’e yakışırdı ve o da kendine yakışanı yapmıştır.

          Zaten Diyarbakırlı Meral Akşener’in bir benzer Netanyahu konuşmasını HDP Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy da yapmış ve “Netanyahu Gazze’ye saldırarak, Filistin’i kan gölüne çevirerek nasıl siyasi pozisyon alıyorsa AKPErdoğan’da benzerini yapıyor” demişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan şu an terör örgütlerine karşı operasyon emri veriyor ve bu konuda da oldukça istikrarlı, tavizsiz, kararlı bir çizgi yakaladı. İsrail’de yaşananlar ile Türkiye’nin terörle mücadelesinin alakası nedir? Ama Meral Akşener ve Hişyar Özsoy isimli HDP ortak noktasında buluşanlara göre işgalci, katliamcı Netanyahu ile terör örgütlerine karşı mücadele veren Cumhurbaşkanı Erdoğan aynı şeyi yapıyor.

          Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şahsında Türk devletini hedef almıştır. Gereken tepkiyi de her kesimden görmüştür. Netanyahu benzetmesinden sonra provokatörlük yapmak için gittiği Rize’de de halkın tepkisiyle karşılaşmıştır.

          Bu konu Meral Akşener’in nefesini daraltacak bir konu iken, o da ne iktidar medyasının yazarı Aziz Üstel, Meral Akşener’e oksijen olacak yazısını yazıyor ve “Sen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Netanyahu’ya benzetiyorsan, bizde seni genelev patroniçesi Manukyan’a benzetirsek olur mu?” mealinde bir yazı kaleme alıyor. Tam bir “Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı” içerikli bir yazı… Şu edepsizliğe ve şu öngörüsüz yazıya bakar mısınız?

          Genelev patroniçesi Manukyan üzerinden Netanyahu’ya nasıl bir bağ kurup, Meral Akşener’in siyasi edepsizliğine tepki göstermiş oldun Aziz Üstel?

          Senin yaptığın, Türk devletini uluslararası arenada kara propaganda yaparak lekelemeye, reflekslerini zayıflatmaya yönelik çabalayan güçlere hizmet eden Meral Akşener’in düşen maskesini tekrar yüzüne takmak olmuştur.

          Aziz Üstel, toplumda tepki görecek “Genelev patroniçesi Manukyan” benzetmesiyle Netanyahu benzetmesindeki alçaklığın üzerine perde çekmiştir. “Ne yapsak da Meral Akşener’in Netanyahu benzetmesinin üzerini kapatsak” diye kara kara düşünen İP’lilerin, CHP’lilerin ve bunlar etrafındaki sığıntı yapıların, oluşumların tüm elemanları için Aziz Üstel âdeta imdadına yetişmiştir.

          Aziz Üstel’in “Genelev patroniçesi Manukyan” benzetmesine karşı “Ahlaksızlıktan, edepsizlikten, çirkinlikten, bir kadının namusundan” bahsederek, Netanyahu benzetmesiyle Türkiye’nin namusuyla oynayan Meral Akşener’i kurtarmaya çalışmışlar ve Aziz Üstel’in edepsiz pasını bir ölçüde perdeleme malzemesi olarak kullanmışlardır.

          Aziz Üstel’in yaptığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haklı davasını savunmak değil, böyle bir benzetme ile baltalamak olmuştur.

          Aziz Üstel madem “genelev patroniçesi” üzerinden kendine haber arıyor, o hâlde 3 Ekim 1999 tarihinde Hürriyet gazetesinde “AKŞENER GENELEVDEN RÜŞVET ALDI” başlıklı ve “DYP’de Tansu Çiller muhaliflerinin iddialarına cevap vermek için hazırlanan kitapçıkta Meral Akşener’in bir genelev patroniçesinden milletvekili olmak için 2 milyon 600 bin Dolar rüşvet aldığı iddia edildi” içerikli yayınlanan haberin akıbeti hakkında araştırma yapsın. Meral Akşener “Ben Çiller’in öğrencisiyim” dediği hâlde, Çiller, Meral Akşener hakkında hazırladığı kitapçıkta böyle bir suçlamada bulunuyorsa bu durum daha ciddi araştırılmalı…

  • Milletvekili olmak isteyen genelev patroniçesi kimdi?
  • Tansu Çiller bu rüşveti nasıl ispatladı ki, hazırladığı kitapçığa bile koydurdu?
  • Meral Akşener bu suçlama karşısında hukuki bir yola başvurdu mu?

 

          Bunları sormak yerine onu Manukyan’a benzetmek ise onu her manada kurtarmak adına algı ve propaganda desteği vermek olur. Aziz Üstel de bu desteği vermiştir. Aziz Üstel’e CHP ve İP merkezli verilen cevapların atmosferine baktığımızda bu sonuç ortaya çıkmaktadır.

          Biz, geçmişte Meral Akşener’in namusuna söz edildiğinde de muhataplarına gereken cevabı vermiş insanlarız. Meral Akşener’i bırakın, biz terörist Demirtaş’ın eşinin namusuna laf söylendiğinde bile tepki göstermiş ahlakın sahipleriyiz.

          O yüzden Aziz Üstel’in benzetmesi hem ahlaksız, hem mantıksızdır. Meral Akşener’in haince yaptığı benzetmelerin tartışılmasının önüne geçen bir yazı kaleme almıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarafında görünerek, ona propaganda zararı vermiştir. Düşmandan daha çok zarar vermek hâli böyle bir yazı olmuştur. Aziz Üstel, Meral Akşener gibi bir düşmana da sıkıştığı anda nefes alma hizmeti sunmuştur. Çok net görülen bu olmuştur.


Türkgün gazetesi