Yazarlar
12 Mayıs 2020 ( 13 izlenme )

Libya’da Rüzgâr Türkiye’den Yana Esiyor

Türkiye’nin desteğiyle darbeci Hafter’in başkent Trablus’u ele geçirme planlarının başarısızlığa uğratılması sağlandı.

Libya’da Rüzgâr Türkiye’den Yana Esiyor
Anıl Işık 
Anıl Işık

2010 yılında Tunus’ta başlayan Arap Baharı 2011 yılında Türkiye’nin deniz komşusu Libya’yı da etkilemiş, ABD’nin kışkırttığı isyanlar ve NATO operasyonuyla Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi devrilmişti. Bu süreçten itibaren ise ülkede siyasi istikrarsızlığın sürmesiyle birlikte iktidar mücadelesi veren ve birbirleriyle savaşan iki kuvvet ön plana çıkıyor. Bunlardan birincisi Trablus merkezli, Birleşmiş Milletler’in de resmi olarak tanıdığı, Türkiye’nin de desteklediği Fayiz es-Serrac liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti’dir. Diğeri ise darbeci General Hafter liderliğindeki ABD, BAE ve Mısır’ın desteklediği Tobruk hükümetidir.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz Çıkarları ve Libya Tavrı 

Doğu Akdeniz dünyada yaşanan jeopolitik rekabetin son yıllardaki en önemli bölgelerinin başında gelmektedir. Bölgede yapılan hesaplamalara göre Doğu Akdeniz’de 3 trilyon dolar değerinde doğalgaz, petrol ve hidrokarbon rezervi olduğu tahmin edilmektedir.1 Aynı zamanda Çin’in “Bir Kuşak Bir Yol” projesinin deniz ipek yolu ayağının buradan geçiyor olması Doğu Akdeniz’in önemini daha da artırmaktadır.

Zengin yeraltı kaynaklarına sahip olması aynı zamanda Doğu Akdeniz’i emperyalist kuvvetlerin de ilgi odağı haline getirdi. Bölgede ABD destekli Yunanistan, Güney Kıbrıs, İsrail, Mısır ittifakı Türkiye’yi Antalya Körfezine hapseden Seville Haritası’nı gerçekleştirmek ve Doğu Akdeniz'deki haklarını gasp ederek bölgedeki kaynakları uluslararası enerji şirketleri aracılığıyla dünyaya pazarlamak için birlikte hareket etmektedirler.

Yunanistan bu doğrultuda tek taraflı MEB ilanı ile Türkiye’nin Mavi Vatan sınırlarını ihlal ederek uluslararası enerji şirketlerini araştırma ve sondaj faaliyetleri için Doğu Akdeniz’e davet etmiştir. Bugün birçok uluslararası enerji şirketi Doğu Akdeniz’de faaliyet göstermektedir. Bunlardan bazıları ABD'li Exxon Mobil ve Noble, Fransız Total’dir.

Türkiye ise Doğu Akdeniz'de emperyalist girişimlere karşı Türk donanmasının Denizkurdu, Akdeniz Kalkanı ve Mavi Vatan Tatbikatlarıyla zirve yapan gambot diplomasisine, arama ve sondaj faaliyetlerine kararlı bir şekilde devam etmektedir. Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Araştırma Gemisi, Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi, Yavuz Sondaj Gemisi, Fatih Sondaj Gemisi aktif olarak bölgede çalışma yürütmektedir.

ABD destekli ittifak aynı zamanda Libya’nın da deniz sınırlarını gasp etmektedir. Yunanistan Kaddafi’nin devrilmesinin ardından Libya’nın 39 bin kilometrekare deniz alanına el koymuştur. Buna karşılık Türkiye ve Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ise 27 Kasım 2019 tarihinde bir muhtıra imzalamış ve karşılıklı deniz sınırlarını belirlemişlerdir. Aynı zamanda Türkiye 18 Mart 2019 Tarihinde bir mektupla Mavi Vatan sınırlarını Birleşmiş Milletler’e resmen iletmiştir. Böylece Türkiye Doğu Akdeniz’de güvenilir bir müttefik kazanmıştır ve Mavi Vatan sınırlarını teminat altına almıştır.

Bu açıdan baktığımızda Türkiye’nin Libya’da ABD destekli Hafter’e karşı Türkiye dostu Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni aktif olarak desteklemesi Mavi Vatan çıkarlarımızı dolaylı yoldan değil doğrudan ilgilendirmektedir ve son derece doğru bir tavırdır.

Türkiye Dostu Serrac, ABD Piyonu Hafter

Geçtiğimiz yıllarda ki tabloya baktığımızda Libya’daki güç dengesinde Hafter kuvvetlerinin ağır bastığını, başkent Trablus’un Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin kontrolünde olmasında karşılık Hafter kuvvetleri tarafından kuşatma altına alındığını ve ülkenin büyük çoğunluğunun Hafter’in kontrolünde olduğunu görmekteyiz.

Peki, böyle bir durumda Türkiye neden Libya’da Ulusal Mutabakat hükümetini destekledi?

Bu sorunun cevabını Hafter’in ABD desteği ve Türkiye düşmanlığında buluyoruz.

1986 yılında Libya Çad savaşında Libya ordusunun komutanı olarak yer alan Hafter, Fransa’nın da desteğiyle savaşta Libya ordusunun yenilmesiyle birlikte esir alındı ve ABD’ye götürüldü. Ardından 1990 yılında CIA ile anlaşma yaparak serbest bırakıldı ve Libya iç savaşına kadar tam 20 yıl boyunca ABD’de yaşadı. Libya’da savaşın başlamasıyla birlikte Libya’ya gitti ve ABD destekli isyancıların liderliğini yaparak Kaddafi’nin devrilmesinde önemli rol oynadı. Ayrıca 22 ve 26 Nisan tarihlerinde Aydınlık Gazetesinde Mehmet Perinçek tarafından yapılan haberde ABD’nin Bingazi’deki Benina hava üssünde operasyonel karargah kurduğu, Cahişiya’da eğitim üssü kurduğu ve burada Hafter askerlerini eğittiği,aynı zamanda nakliye uçaklarıyla Hafter birliklerine silah, askerî ve özel teçhizat, gıda, üniforma ve eğitim-tatbikat malzemeleri temin ettiği açıklandı.2 Bunlarla birlikte Hafter’in Libya Mutabakatı’nı tanımaması ve birkaç örnek vermek gerekirse Hafter’in donanma komutanı Mahdevi’nin "Bana bir emir verildi. Türk araştırma gemilerinin yaklaşması halinde onları kendim batıracağım. Bu emri direkt Hafter'den aldım"3veya Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu sözcüsü Mismari’nin yaptığı "Trablus sahillerinde Türk askerlerinin sonu gelecek"4 gibi açıklamalarla defalarca Türkiye’ye yönelik tehdit açıklamalarında bulunması Hafter’in ABD’nin Libya’daki piyonu olduğunu ve Türkiye düşmanlığını göz önüne seriyor.  

Bu olgular ışığında yıllardır Türkiye’yi PKK, FETÖ gibi terör örgütleriyle bölmeye çalışan ABD’nin Hafter aracılığıyla da Mavi Vatanımızdaki çıkarlarımıza saldırdığı ve stratejik müttefiklerimizle aramıza kama sokmak istediği açık bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

Güç Dengeleri Değişiyor

Libya ile imzalanan mutabakatın ardından Türkiye’nin Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne aktif askeri ve lojistik destek vermeye başlamasıyla birlikte Libya’da güç dengeleri değişmeye başlamıştı. Türkiye’nin desteği Hafter’in başkent Trablus’u ele geçirme planlarının başarısızlığa uğratılması ve UMH’nin Libya’nın batısında bazı bölgeleri ele geçirmesiyle birlikte meyvelerini vermeye başlamıştı.

Son günlerde Libya’da son derece önemli gelişmeler yaşanıyor. Hafter’in saldırılarını durdurmayı başaran Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkent Trablus’un güneyindeki Hafter kontrolündeki bölgelere Barış Fırtınası ve Öfke Volkanı operasyonlarını başlattı. UMH birlikleri Başkent Trablus üzerindeki tehlikeyi tamamen ortadan kaldırmak için başkentin güneyindeki Terhune kentine doğru ilerleyişlerini sürdürüyor. Eş zamanlı olarak UMH hava kuvvetleri de Türk SİHA’larının da desteğiyle Hafter birliklerine karşı hava operasyonlarına devam ediyor, geçtiğimiz günlerde Libya Ordusu hava unsurları ülkenin batısındaki stratejik öneme sahip Vatiyye Hava Üssü’ne 24 hava operasyonu düzenledi.5 Bununla birlikte yine geçtiğimiz günlerde Libya’da Murzuk kenti askeri konseyi ve Sebha kenti sakinleri ve Ubari kenti devrimciler konseyi açıklama yaparak UMH’yi desteklediklerini duyurdu.6 Bu açıklamalar yenilmeye başlayan Hafter’in kontrolündeki bölgelerde önümüzdeki günlerde yeni çözülmelerin de yaşanabileceğini bize gösteriyor.

Bu gelişmelerin sonucunda, Soçi görüşmelerinde ateşkesi kabul etmeyen Hafter, Libya ordusunun kararlı taarruzlarının karşısında deyim yerindeyse çaresiz kaldı ve geçtiğimiz günlerde tek taraflı ateşkes ilan etti.7

Türkiye’nin Kararlılığı Rusya ve İtalya’yı Kazandı

Rusya Libya’da Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Hafter arasındaki mücadelenin başlangıcından itibaren tarafların herhangi birine resmi olarak destek vermeyerek tarafsız konumunu sürdürmekteydi. Bununla birlikte Rus devleti ile herhangi bir resmi bağı olmayan özel paralı asker şirketi Wagner’e bağlı paralı askerler Hafter güçlerinin tarafında savaşmaktaydı.

Ancak Türkiye’nin Libya ile mutabakat imzalaması ve Libya’ya aktif destek vermeye başlamasından sonra Rusya’nın tavrına ilişkin önemli gelişmeler yaşandı.

11 Ocak’ta Libya Ulusal Mutabakat Hükümetinin Deste güçleri komutanı Nasır Ammar Wagner paralı askerlerinin Libya’dan çekilmeye başladıklarını açıkladı.

Ardından 12 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in liderliğindeki Türk ve Rus heyetleri Soçi’de bir araya gelmiş, ortak bir siyasi çözüm bulma amacıyla taraflara karşılıklı ateşkes çağrısı yapmıştı. UMH Başkanı Serrac’ın kabul etmesiyle birlikte Hafter ateşkesi kabul etmemiş, çatışmalar devam etmişti.8

Geçen günlerde ise Hafter’in kendini tek taraflı devlet başkanı ilan etmesinin ardından Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Rusya’nın bu kararı onaylamadığını açıkladı.9 Bu gelişmeler Rusya’nın Libya’da tavır değiştirdiğini ve önümüzdeki süreçte stratejik müttefiki Türkiye ile birlikte hareket etmeye yöneldiğini gösteriyor.

Libya krizi ile birlikte Türkiye’nin İtalya ile ilişkileri de yoğunlaştı. Yunanistan, İsrail, ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Doğu Akdeniz'den çıkarılan doğalgazı Türkiye’yi saf dışı bırakarak İtalya üzerinden Avrupa’ya taşımak için planladıkları East-Med projesinden İtalya’nın 2 Ocak’ta çekilmesi10 ve İtalya Dışişleri Bakanı Di Maio’nun 18 Ocak’ta “Türkiye ile ilişkilerimiz sağlam ve mükemmeldir” açıklaması11 da İtalya’nın bölgede Türkiye aleyhine kurulan ortaklıklardan kaçınarak Türkiye ile birlikte hareket etme eğilimini gösteriyor.

İtalya’nın bu tavrı da Türkiye’nin bölgedeki konumunu sağlamlaştırıyor.

Sırada Mısır’ı Atlantik’ten Koparma Hamlesi Var

Mısır ise bölgede ABD destekli İsrail-Yunanistan-GKRY ittifakı ile birlikte hareket etmekle birlikte bu tavrıyla kendi stratejik çıkarlarına da aykırı davranıyor. Nitekim Al Jazeera tarafından yayınlanan belgeler Yunanistan’ın Mısır’ın da münhasır ekonomik bölgesinden 7 bin kilometrekarelik deniz alanını gasp ettiğini gösteriyor.12

Bu koşullarda Mısır’ın da ulusal çıkarları bölgede Türkiye ile birlikte hareket etme zorunluluğunu gösteriyor. Türkiye açısından ise Mısır gibi büyük ve bölgede ağırlığı olan bir müttefik kazanılması Doğu Akdeniz ve Libya’da dengeleri Türkiye lehine büyük oranda değiştireceği için önemlidir.

Bölgedeki ABD saldırganlığına karşı Türkiye ve Mısır’ın birlikte hareket etmesi iki ülkenin de ulusal çıkarları açısından ihtiyaçtır. Önümüzdeki süreçte bu doğrultuda karşılıklı adımlar atılması için hükümetimizin Mısır’da ve bütün bölgede İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) ısrarından vazgeçip stratejik bir ufukla meseleyi yeniden ele alması gerekmektedir.

Anıl IŞIK

TGB Ankara İl Yöneticisi

Dip Not:

1- https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/10-soruda-dogu-akdeniz-de-enerji-denklemi/1504248

2- https://aydinlik.com.tr/haber/abd-trablus-a-saldiracak-hafter-birliklerini-egitiyor-206099-2    https://aydinlik.com.tr/haber/hafter-in-birliklerini-egiten-amerikalilar-206480 https://aydinlik.com.tr/abd-hafter-birliklerini-iste-bu-kampta-egitiyor-206820#1

3- https://tr.sputniknews.com/dogu_akdeniz/201912111040810595-haftere-bagli-donanmanin-kurmay-baskani-turk-gemilerini-batirma-emrini-aldim/

4- https://www.yenicaggazetesi.com.tr/halife-hafterin-sozcusu-turkiyeyi-tehdit-etti-264624h.htm

5- https://www.aa.com.tr/tr/dunya/libya-ordusu-vatiyye-hava-ussu-ne-24-hava-operasyonu-duzenledi/1830442

6- https://www.aa.com.tr/tr/dunya/libyanin-guneyindeki-ubari-kenti-devrimciler-konseyinden-libya-hukumetine-destek-aciklamasi/1828569

7- https://www.haberturk.com/libya-da-hafter-ramazan-ayi-boyunca-ateskes-ilan-ettigini-one-surdu-2663332

8- https://www.aa.com.tr/tr/dunya/turkiye-ve-rusya-libyada-kalici-ateskes-icin-yogun-caba-sarf-etti/1701543

9- https://aydinlik.com.tr/haber/rusya-hafter-in-kendisini-devlet-baskani-ilan-etmesini-onaylamiyor-206750

10- https://tr.sputniknews.com/columnists/202001201041168830-turkiyenin-dogu-akdenizdeki-adimlari-guney-kibris-ve-yunanistanin-kazanimlarini-elinden-alabilir/

11- https://www.aa.com.tr/tr/dunya/italya-disisleri-bakani-di-maio-italya-ve-turkiye-arasindaki-iliskiler-saglam-ve-mukemmeldir/1706317

12- https://www.sabah.com.tr/dunya/2019/12/06/al-jazeera-belgeleri-yayinladi-darbeci-sisi-7-bin-kilometrekareyi-yunanistana-birakmis

tgb.gen.tr

Bunlar da İlginizi Çekebilir