Tolga Gürler yazdı...

Yapamazlar kardeşim. Bunlar blöf. Yapsa da çok kısa süreli yapabilir. Ben ciddi anlamda bütün bu sanal alemin kapatılmasından yanayım. Bütün sosyal ortamlar kapatılsa insanlar sanaldan ve yalandan çıkar ve gerçeğe odaklanır. Nasıl olsa internetten öğreniyorum deyip yalan yanlış, saptırılmış, kirli virüslerle zehirlenmez, olay yerine fiilen gider ve gerçeği görür. Ayrıca bütün dünya haber alma örgütleri bilir ki bedenen yapılan protesto sanalda yapılandan daha ciddi ses getirir. Yazılı ve görsel basında yer bulur. Doğru kelimelerle kurulan cümleler toplumu eyleme döker. Bunu denetim altında tutamazsan yanlış kişilerle anarşizm, ilkeli aklıbaşında bir önder ile devrim olur. Bu ince çizginin tek yön verici unsuru ulusal eğitimdir. Bu protestoları dindirmek için sosyal basın sokuldu ülkeye. Çünkü eğitimli bir ulus onlara asla oy vermezdi. Kafaları karıştıracak kirli bilgiler, magazin, porno, şiddet ve bilimden uzak herşey çok kolay ulaşılabilir kılındı. Böylece toplum beyinlere yapılan tecavüz ile özünden ve köklerinden uzaklaştırıldı. Pasif, sadece ağlayan, her ağzına emzik verenin rotasına girmeye elverişli bir muhalefet yaratıldı. Başını kuma gömen devekuşundan kimseye zarar gelmeyeceğini herkes bilir. Sosyal basında muhalefet, başını kuma sokan devekuşu olmak gibi bir şeydi. Gaz almaktan başka bir işe yaramayan boş bir zaman kaybı. Gerçekleri saklayan sihirli bir maske. Gerçeğe bilim ışığında bakan son başbuğ Atatürk olmuştur. Yaptığı ihtilal dünyaya örnek olmuş, yendiği Siyonizmin düşmanlık ve kıskançlığı bir kat daha artmıştır. Sonrasında gizli yürütülen bir dizi psikolojik saldırılar sonucu ülkede milli ne varsa içinden geçilmiştir. Türk ulusu, büyük ölçüde özünden uzaklaştırılmış bir toplum haline getirilmiş, bilimden uzaklaştırılmış, yaşamak için çalışmak zorunda olan köleler haline getirilmiştir. Gerçeğin bunalımından kaçan kitlelerin ise sanal ortamlarda tuzaklanarak beyinleri ve zihinleri ele geçirilmiş hizmetkarlar sınıfına gönüllü girmeleri sağlanmıştır. Ondan sonra hep yalanlar, sanallar, hayaller dünyası Türk toplumunu gerçeklerden uzaklaştırmıştır. İşin kısası ve özü odur ki ben Twitter, Facebook gibi kökü dışarda yazılımların tamamen ortadan kaldırılmasından yanayım. Ya hiç kurulmamasından, ya da yerli, ulusal, ilkeli Atatürk devrimlerini öncü bilip bilimsel konuların işlendiği, Türk ulusunun dünya ile yarışan bilim adamlarının yetişmesine öncülük eden bir yazılımın vücuda getirilmesinden yanayım. O zaman aklar ve allar gerçek yüzünü gösterecek ve işte o zaman ulusal başkaldırı ilkeli öncüler ile yürüyecek.

İLK KURŞUN