Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’deki görüşme sonrası PKK/HDP’lilere şirin görünmek için akıl almaz bir yalan söyledi: “Acı bir olay daha. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kürsüde konuşulur. İngilizce yazar, parantez içinde bu söz İngilizce’dir, cümle İngilizce’dir. Fransızca söz, Fransızca’dır vs. Her şeyi yazılır. Konuşma metninin içinde Kürtçe bir kelime geçtiği zaman ‘Bilinmeyen bir dil’ deniliyor. Arkadaşlar, Allah aşkına bu ülkenin insanlarının vicdanına sesleniyorum. TRT’nin TRT Kurdi diye bir kanalı var. Yayın yapıyor bu. Nasıl olur da buraya bilinmeyen bir dil yazıyorsunuz? Binlerce yıldır konuşulan dili neden bilinmeyen bir dil yazıyorsunuz?”

 TBMM TUTANAKLARI HERKESE AÇIK

TBMM’nin internet sitesinde “Tutanak Sorgu” bölümünde küçük bir araştırma yaptığınızda, yapılan konuşmalarda İngilizce ya da Kürtçe bir kelime ya da ifade kullanıldığında dipnot olarak “Bilinmeyen bir dil” değil, kelimenin geçtiği satırda yıldız işareti konulduktan sonra, sayfanın sonuna “Bu bölümde hatip tarafından Türkçe olmayan kelimeler ifade edildi” notu düşülüyor.

Geçmişe doğru tarama yaptığınızda da bu dipnotun 2008’den itibaren kullanıldığını görüyorsunuz.

Nitekim, Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerini TBMM Başkanı Mustafa Şentop da bir açıklamayla yalanladı.

AKP’Lİ TURAN’IN KONUŞMASI

Gerçeğin ne olduğunu merak edenler için TBMM’nin tutanak bölümü herkese açık.

İşte bir örnek, AKP’li Bülent Turan TBMM’deki konuşması sırasında, “Sakin sakin, Don’t Worry” dediği için, İngilizce ifadesi tırnak işaretine alınıp üç nokta ile boş bırakılırken, tutanağın altına da “Bu bölümde hatip tarafından Türkçe olmayan kelimeler ifade edilmiştir” yazılmış.

Kılıçdaroğlu ‘açılım’a yalanla başladı

PKK/HDP’Lİ İPEKYÜZ’ÜN KONUŞMASI

Yine 1 Şubat 2023 günü PKK/HDP’li Necdet İpekyüz, nepotizm hakkında konuşurken, Kürtçe bir kelime kullanmış, o kelime de kayda geçirilmeden tırnak işareti içinde üç nokta olarak belirtilerek tutanağın sonuna “Bu bölümde hatip tarafından Türkçe olmayan bir kelime kullanıldı” dipnotu konulmuş.

Yani resmi dil olan Türkçe dışında TBMM tutanaklarında bir başka dil kullanılmıyor. TBMM’de Kürtçe kelimeler için “Bilinmeyen bir dil” gibi bir kayıt düşülmüyor.

Kılıçdaroğlu ‘açılım’a yalanla başladı

OBAMA’NIN KONUŞMASI DA TÜRKÇE KAYITLI

Kılıçdaroğlu acaba Türkiye’ye gelen yabancı devlet adamlarının TBMM kürsüsünden kendi dillerinde yaptıkları konuşmaları mı kastediyor, diye yeniden Tutanak Sorgu bölümüne baktım. ABD Başkanı olduğu dönemde Türkiye’ye gelen Obama’nın konuşması da Türkçe olarak tutanakta yer almış.

Dediğim gibi, gerçeği arayanlar için TBMM kayıtları herkese açık ama Kılıçdaroğlu’nun derdi gerçekler değil, seçime giderken PKK’nın siyasi şubesi HDP’lilere şirin gözükmek.

PKK/HDP’NİN TALEBİ

Nitekim, PKK’ya yardım yataklık eden HDP’li belediyelere kayyum atanmasına karşı olduğunu söylemesi de bunun işareti. Sadece tüm yönetim kadrosu değil belediyelerdeki Meclis üyelerine kadar PKK terör örgütü tarafından belirlenen ve tek işlevi PKK’nın sözcülüğünü yapmak olan HDP hakkındaki kapatma davasına işaret ederek, “parti kapatmamalara karşı olduğunu” söylemesi de bu pazarlığın sonucu.

PKK/HDP’YE GÖRE MUHATAP KANDİL, ÖCALAN

Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasında “Kürt sorunu dahil tüm sorunların çözüm adresi TBMM’dir” dedi. Bu aslında kendince başlattığı yeni bir açılımın başlangıcı.

Kılıçdaroğlu bunu ilk kez söylemiyor. Çok önce de benzer sözler etti. PKK/HDP’li yöneticileri ise sözde Kürt sorununun çözümü tartışmaları açıldığında muhatap “Kandil” ve “İmralı” diyerek dağdaki teröristler ile Kürtlerin de katılı PKK elebaşı Öcalan’ı adres gösterdi.

Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamasından 24 saat önce PKK/HDP’nin önceki eşbaşkanlarından Sezai Temelli yine çözüm için PKK elebaşı Öcalan’ın adını verdi.

Sorunun “Kürtler” değil PKK terör örgütü olduğunu görmek için sayılara bakmak gerekiyor.

Nitekim, terörle mücadele sonucunda PKK’lıların Türkiye’deki sayısı 100’e kadar düşmüş, yıllık katılım 50 dolayına inmiş, teslim olanların sayısı ise 250’yi aşmış durumda. Nitekim bu mücadele sonucunda, HDP aracılığıyla çocukları PKK’ya kaçırılan Diyarbakır Anneleri eyleme başladı. 300 dolayındaki aile çocuklarını dağa götüren HDP’nin önünde evlat nöbeti tutuyor.

PKK/HDP’nin tüm taleplerini karşılasa da PKK terör örgütünün silah bırakmayacağı bir gerçek. Onların nihai amacı, tıpkı Suriye’de olduğu gibi Türkiye’yi bölmek.

Şimdi bunlar olmamış gibi Kılıçdaroğlu, PKK terör örgütü sorunun adına “Kürt sorunu” diyerek yeni bir felaketin fitilini ateşliyor.

Ama bir koltuk uğruna o ateşin, sadece kendilerini değil ülkeyi de yakacak bir sürece evrileceği gerçeğine gözlerini kapatıyor.

Hürriyet