Anasayfa
2019-08-24 09:37:56 ( 3 izlenme )

Kayyumdan önce ve sonra Van’da bulunan TLB’li yazdı: Tüm şehir kendini özgürleşmiş hissediyor

Bu satırları Van’dan yazıyorum. Demokrasi ağır yara aldı denilen şey, ‘Ailenden bir çocuğu dağa göndermezsen hiçbir belediye hizmeti alamazsın’ deyip milletin çocuğunu terör örgütünün kirli emellerine kurban etmek midir? Hepimiz kamu kaynaklarının terör örgütüne akmayacağı için mutluyuz.


SENCER ÖMER SANCAR/ TÜRKİYE LİSELİLER BİRLİĞİ

Son yıllarda Türkiye gündeminin en sıcak başlıklarından biri olan HDP’li belediyelere kayyum atanması malumunuzdur. Son günlerde Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevlerinden uzaklaştırılıp yerlerine kayyum atanmaları ile yeniden gündem oldu. Kayyum atamalarından birisi de Van şehrimize. Ben de bir Van’lıyım ve ailem gibi bu şehirde doğdum büyüdüm. Bundan dolayı yaşanan gelişmeleri ve HDP’nin Van belediyesinde yaptıklarını, "yönetim" biçiminden şehirde bulunan siyasi çalışmalarına kadar her şeyi çok yakında görme imkânına sahibim.

Nasıl ki "son yıllarda" diye tabir ettiğimiz zaman dilimindeki kayyum atama sebepleri nasıl vahim bir içerik taşıyorsa; son günlerdeki kayyum atamalarındaki sebepler de bir o kadar vahimdir. Zira bu alanın en yetkili ağzı olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun aktardıklarına göre, "Terör örgütü PKK’ya maddi ve manevi bir yardım" söz konusu... Evet aslında HDP’li belediyelerin ilk vukuatları değil bunlar. Nitekim yine terör örgütüne maddi para ve belediye imkanlarını seferber ettikleri tarihten birçok örneklerle doludur.

Örneğin; hendek olaylarında sağlanan belediye imkânları.

Yine hizmet için gönderilen paraların dağa gönderilmesi.

Belediye üzerinden PKK’ya gençlerin katılmasına imkanlar sağlanması.

Şehit yakınlarının işten çıkartılması.

Belediye başkanlarının PKK törenlerine katılması oralarda marşlar söylemesi.

BOMBA DÖŞEYEN 'BELEDİYECİLİK'

Van Büyükşehir Belediyesi eski başkanının Nuhari Yacan, Mehmet Şerif Akdoğan, Mirza Başak gibi birçok teröristin cenazesine katıldığı basınımıza yansıdı. Daha öncede kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi’nde, terörsitlerin Van İpekyolu’nda öğrencilerin geçiş yolunda yerleştirdiği patlayıcıyla hazırlanan tuzak fark edilerek imha edilmiş, bomba döşendikten sonra HDP’li belediyenin kabloların üzerine parke yerleştirip tuzağı gizlediği ortaya çıkmıştı. Daha verebileceğimiz yüzlerce örnek bulunmaktadır fakat özetle şunu söyleyebiliriz, HDP belediyelerinden PKK beslenmektedir.

Bazı siyasi parti ve siyasi kimliklerinde açıklamalarını izliyoruz. Bazıları bu kararı desteklerken, bazıları ise sanki bu olaya kendileri duçar olmuşçasına öfkesini dile getirmekte. Tabii siyasi partilerin fikirleri olmakla beraber bu şehirlerde yaşayan bizlerinde bu konu halkında fikirleri vardır. Gel gelelim halkın içinden biri olan benim kelamlarıma...

Van%E2%80%99daki%20g%C3%B6revlendirmeden%20sonra%20%22Atat%C3%BCrk%E2%80%99%C3%BCn%20posterinin%20indirildi%C4%9Fi%22%20yalan%C4%B1%20ortaya%20at%C4%B1ld%C4%B1.%20Vali%20Mehmet%20Emin%20Bilmez%2C%20Atat%C3%BCrk%20portresinin%20daha%20b%C3%BCy%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20ile%20de%C4%9Fi%C5%9Ftirildi%C4%9Fini%20s%C3%B6yledi.%20
Van’daki görevlendirmeden sonra "Atatürk’ün posterinin indirildiği" yalanı ortaya atıldı. Vali Mehmet Emin Bilmez, Atatürk portresinin daha büyüğü ile değiştirildiğini söyledi.

HDP BELEDİYELERİN DEMOKRASİ DEĞİL KAN OLUR!

Sandıkta seçilmiş olmak ve halkın iradesiyle o makamlara gelmiş olmak kimseye bir terör örgütüne destek vermeyi, onlara belediye imkânlarını sağlamayı ve hizmet için gönderilen kaynakları vermeyi asla ve asla meşru kılmaz! Kılamaz! Hele ki ülkenin demokratik bütünlüğünü ve özünü cumhuriyetin oluşturduğu bir devleti bölmeye çalışan bir terör örgütüne destek vermeyi hiç meşru kılmaz! Burada devlet bir hata ve zafiyet gördüğünde gereğini yapar.

Yaklaşık 40 yıldır milletin namusu ve vatanın bütünlüğü için gözünü kırpmadan canını veren müstesna Mehmetçiğimizi haince şehit edenlere sağlanan her imkân; aziz milletimize aziz şehitlerimize ve aziz gazilerimize tekrardan sıkılmış bir kurşundur! Hele ki böyle bir gafilliği yapanların görevden uzlaştırılmalarını demokrasinin ağır yara almasıyla bağdaştırmak, bu milletin feraseti ve aklıyla dalga geçmektir ki zaten bu millet bunu yutmaz. Zira demokratik bir mayaya sahip bir devleti yıkmaya ve bölmeye çalışanlara destek verenlerin görevden alınmaları demokrasiyi hiç zedelemez! Demokrasi eğer; kamu kaynaklarının sadece millete verilmesi, milletin en özgürce şekilde yaşaması, insanların okullarına özgürce gidebilmesi, Mustafa Kemal Atatürk’ü fikirlerini savunabilmesi, şehir içinde yürürken "Bir dakika sonra acaba bomba patlar mı?" diye düşünmemesi ise bu kayyum atamaları demokrasiyi zedelemez. Aksine millet nezdinde demokrasi ve cumhuriyet değerlerini daha da perçinleştirir.

‘MİLLET İRADESİ' YARALANMASIN

deyip milleti yaralayanlar

Neymiş bu senin "Demokrasi ağır darbe alır" denilen konuya gel yaşadığım örneklerle birlikte bakalım;

Acaba demokrasinin ağır yara aldığı denilen şey:

"Ailenden bir çocuğu dağa göndermezsen hiçbir belediye hizmeti alamazsın" deyip milletin çocuğunu terör örgütünün ve onların ağa babalarının kirli emellerine kurban etmek midir?

Ya da "Halka hizmet için gönderilen para kaynaklarını" terör örgütünün himayesine bağışlayıp bu milletin evlatlarını sırtından vurmak mıdır?

Ya da belediyenin tüm imkanlarıyla terör örgütünün bütün özel gün ve eylem kararlarına katılmak mıdır?

Ya da insanların ekmek kapısı olan iş yerlerini kendi siyasi emelleri doğrultusunda "kitlesel eylem" adı altında zorla kepenk kapattırıp ekmeğine taş koymak mıdır?

Ayrıca bir de Van/Özalp başta olmak üzere birçok şehirde; Aydın Ahi ve Aydın Muştu gibi sırf rakip bir partiden oldukları için çocuklarının gözü önünde şehit ettikleri zaman demokrasi, bugün demokrasi darbe aldı diyenler için bir darbe almamıştı!

Ayrıca soruyorum; Belediyelere kayyum atanmasında demokrasinin ağır bir darbe aldığını bu açıdan da değerlendirecek olursak ve bunu adalet terazisinde ölçecek olursak sizce en ağır basan taraf nere olacaktır? Bedeli kimler ödedi? En ağır bedeli kimler ödetti? Demokrasi dediğimiz bir gerçeğe bugün sizce en çok zararı kimler verdi? Milletin iradesiyle seçilip ancak terör örgütünün güdümüne giren ve onlara her türlü imkânı belediye yetkilileri mi? Yoksa onları bu hainlik içeren kötü işleri yapmasın diye görevlerinden alıkoyanlar mı?

ATATÜRK'ÜN BÜSTLERİNİ YAKANLAR KİMİN HEYKELİNİ DİKECEK?

HDP lideri Selahattin Demirtaş miting meydanlarında bağırıyordu "Sayın Öcanlan’ın, Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz" diye. Millet olarak hepimizin önünde bir soru duruyor; Van’a Mardin’e ve Diyarbakır’a kimin heykelinin dikilmesini istiyoruz? HDP belediyelerinde görüyoruz ki Atatürk heykelleri taşlanmakta ve ateşe verilmekte. Gericilerin ve bölücülerin heykelleri şehir meydanlarına dikilmektedir. HDP belediyelerinin olduğu yerde Mustafa Kemal Atatürk olmaz. Atatürk’ün olduğu yerde ise gerici ve bölücü isimler olmaz. HDP belediyelerinin varlığı kurucu liderimize devletimize ve tüm değerlerimize düşmandır.

Selahattin Demirtaş heykel dikeceğiz dedi. Dikemediler! Türk devleti, Türk yargısı, Türk milleti ve evladı Türk gençliği, PKK’nın her geçen gün üstüne gitmektedir ve her an milletimiz özgürleşmektedir.

Kayyum ataması sonrasında Van’da bulunuyorum. Tüm şehir kendisini özgürleşmiş ve rahatlamış hissediyor. Hepimiz kamu kaynaklarının terör örgütüne akmayacağı için mutluyuz.


Aydınlık

Bunlar da İlginizi Çekebilir