Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, Türkiye'nin Karabağ'daki 30 yıllık Ermenistan işgalini sona erdiren Azerbaycan-Ermenistan savaşıyla varılan ateşkes anlaşması kapsamında Karabağ'da asker konuşlandırmasının, jeopolitik ve askeri açıdan ne anlama geldiğini ve olası yansımalarını değerlendirdi.

Bir ülkenin başka bir ülkede askeri güç bulundurmasını, “O ülke ile birlikte jeopolitik çıkarların da korunmasında çok önemli bir kuvvet çarpanı” olarak değerlendiren Eray Güçlüer günümüzde ABD başta olmak üzere Batı'nın etkisiyle Kafkaslarda yeni bir Hazar jeopolitiği oluştuğu görüşünde. Güçlüer bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu: “Kafkaslardaki jeopolitik şekillenme Hazar’ın doğusu, batısı ve güneyi olmak üzere kendisini iyice göstermeye başlamış durumda. Karabağ’da konuşlanacak askeri gücü sayesinde Hazar’ın batısındaki denklemde Türkiye daha aktif bir şekilde yerini alabilecektir.”

TÜRK DÜNYASI İLE BAĞLANTI
Türkiye'nin Azerbaycan'da asker konuşlandırmasının etkilerinin de Karabağ ile sınırlı kalmayacağını vurgulayan Dr. Eray Güçlüer “Elbette bunun sosyo-politik sonuçları da olacaktır. Özellikle Zengezur bölgesinden Nahcivan ile Karabağ arasında bir koridorun açılacak olması Türkiye ile Kafkaslardaki Türk dünyası arasında doğrudan bağlantının sağlanması anlamına gelir ki önümüzdeki süreçte bunun psikolojik etkilerinin de görülmesinin son derece muhtemel olduğu söylenebilir” diye konuştu. 

TÜRK-RUS İŞBİRLİĞİ YAYILIYOR
Dr. Eray Güçlüer, Karabağ ateşkesi çerçevesinde, Türkiye ile Rusya’nın Libya ve Suriye’den sonra Kafkaslarda da işbirliği yapacağına dikkat çekerken bunun Türk-Rus ilişkilerine yeni bir halka ekleyebileceğinin altını çizdi. Güçlüer şöyle devam etti: “Türk-Rus askeri işbirliğinin gelişmesi, özellikle Batı ve ABD’nin Ege, Doğu Akdeniz ve Yunanistan üzerinden Türkiye’ye uygulayabileceği bir takım dayatmacı politikaların ve ambargoların aşılmasında bu işbirliği faydalı olabilir.”

Özellikle ABD ve batının Kafkasları dizayn faaliyetlerinin güvenlik sorununu da beraberinde getirdiğini ifade eden Güçlüer, “Bu güvenlik sorununun aşılmasında Rusya’nın, Türkiye’nin yardımına ihtiyacı olduğu da görülüyor. Bölgedeki Türk-Rus işbirliği, bu yönüyle de önemli. Zira Rusya’nın Ermenistan’daki Paşinyan yönetimiyle yaşadığı politik açmaz bir bakıma Karabağ’da Türkiye ile yürüteceği ilişkilere daha fazla yönelmesini sağlayabilir. Bu ilişkilerin güçlenmesi Kafkas-Akdeniz jeopolitik ekseninin yeniden yapılandırılmasına da zemin hazırlayabilir.”

tgb.gen.tr