İstanbul'un göbeğindeki Türkistan İslam Partisi teröründe kan donduran yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

İstanbul'da öldürülüp Bilecik Söğüt Kızılsaray mevkiindeki Abdulgaffar Tamuygur'a ait çiftlik evine gömülen Çinli Lisha Yu cinayeti davasında ikinci celse Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Duruşmaya Yunuscan Türkistanlı, çiftliğin sahibi Abdulgaffar Tamuygur, davanın ihbarcısı Mehmet Akif Yakıcı ve tanıklar katıldı.

İstanbul'da kaçırılıp öldürülen, cesedi Bilecik’e gömülen Çinli Lisha Yu cinayetiyle ilgili davanın ikinci duruşmasında konuşan sanık Yunuscan Türkistanlı, kan donduran cinayetin nasıl işlendiğini anlattı:

- Lisha Yu'yu takip ettik. Kadın korksun diye Abdulselam bagaja atmış. Burada öldü. Abdülgaffar Tamuygur'un çiftliğine götürdük. Çin’e gönderirler diye korktuğum için sustum.

Çin’de zulüm olduğunu savunarak iade edilmek istemediği için sustuğunu iddia eden Türkistanlı, Reina’da düzenlenen ve 39 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısıyla ilgili hazırlanan dosyada DEAŞ üyesi olarak geçiyor.

Duruşmada, ifadelerde geçen Abdulselam isimli kişinin ilk duruşmada talep edilmesine rağmen bilgilerinin dosyada yer almadığı, ifadesinin alınmadığı vurgulandı. Cumhuriyet Savcısı, ''mevcut delil durumu, kaçan şüphelinin olması, sanıkların yabancı uyruklu oldukları nedeniyle tutukluluk hallerinin devam edilmesi talep olunur'' dedi. Mahkeme 19 Nisan saat 10:00'a ertelendi.

Lisha Yu cinayetindeki ifadelerde çelişkiler dikkat çekiyor. Sanıklar daha önce verdikleri ifadelerde maktulun kullandığı araca bilerek çarptıklarını ifade ederken, Türkistanlı duruşmada verdiği ifadede kaza olduğunu söyledi.