CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu, seçim vaatlerini açıkladı. İstanbul’a özerk bir yapı tarif eden İmamoğlu’nun açıklamalarına tepki Vatan Partisi’nden geldi.

Genel Başkan Yardımcısı Hasan Korkmazcan, ‘CHP adayı, her araç ve fırsatı kullanarak ulusve devlet yapılarını yıkmayı hedef alan karanlık güçlerin sözcüsü konumuna düşmüştür’ dedi

CHP İstanbul İl Başkanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu için tanıtım toplantısı düzenledi. Toplantıda İstanbul için vaatlerini anlatan İmamoğlu, “İstanbul Ankara’dan yönetilemez” diyerek, bir kent anayasası yapacağını ve İstanbul’u küresel merkezlere açacağını söyledi. İmamoğlu’nun sözlerini değerlendiren eski TBMM Başkanvekili Hasan Korkmazcan, “Bu manifesto aslında CHP’nin belediye başkan adayının manifestosu değildir, küresel güçlerin 2004 yılında Avrupa Birliği eliyle bize dayattıkları tekliflerin İstanbul statüsünün aynısıdır” ifadelerini kullandı.

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Adayı’nın tanıtıldığı toplantı, Haliç Kongre Merkezi’nde yapıldı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile çok sayıda parti yöneticisi ve milletvekili de toplantıya katıldı. Kemal Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmada, “İstanbul’u yönetmek sıradan bir olay değil” diye konuştu.

‘DEĞİŞİM ZAMANI GELDİ’

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ardından CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu konuştu. İmamoğlu şunları söyledi:

Ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına adayım. Değişim zamanının geldiğini görüyorum. Yeni bir sayfa açmanın zamanının geldiğini ben de biliyorum. İstanbul böyle devam edemez, yönetilemez. İstanbul bu yolla mutlu olamaz. İstanbul durursa Türkiye durur. İstanbul tek başına bağımsız bir ülke olsaydı, dünyanın ilk 2530 ekonomisinin arasında yerini alırdı. İstanbul Ankara’dan yönetilemez. İstanbul ne yazık ki iradesi bağlı yöneticiler tarafından da yönetilemez, yönetilemiyor. İstanbul eski model yöneticiler tarafından da yönetilemez ve yönetilemiyor. İstanbul günü birlik kararlarla da yönetilemez. Bu şehir ancak genç dinamik yeni nesil bir yönetici tarafından yönetilebilir.

KÜRESEL MERKEZLERE AÇACAK

Ben İstanbul’u yeniden küresel iddia sahibi bir kent haline getirmek için adayım. İstanbul’un ekonomisini büyütmek, iş olanakları yaratmak için adayım. İstanbul’a yakışır ve yaşanılır bir çevreye kavuşturmak dünyanın yetenekli insanlarını çekecek cazibe merkezi yapmak için adayım. Cesaretimi bu kentin insanlarından alıyorum. Bu şehrin insanlarına inanıyorum. Sizlere, gençlere, kadınlara, emekçilere, esnaflara, gençlere, iş insanlarına en çok da bu şehrin o güzel çocuklarına yürekten inanıyorum.

‘KENT ANAYASASI YAPACAĞIM’

İstanbul’la ilgili beş büyük hedefim var.

1 İstanbul’un trafik sorununu çözmek

2 İstanbul’daki kent yoksulluğuyla mücadele etmek

3 Doğru kentsel planlama ile çevre imar deprem sorununu çözmek

4 İşsizlik sorununu çözmek.

5 İstanbul’da yaşam kalitesini yükseltmek. Kültür, sanat, spor faaliyetlerini tüm İstanbul’a yaymak.

Bunları beş temel anlayışla yapacağım. Kent anayasası, insana saygı, demokratik katılımla, yaşam kalitesi öncülüğüyle...

İstanbul’a demokratik katılımcı yeni nesil belediyecilik vaat ediyoruz. İstanbul’un toplumsal kültürel çeşitliliğini koruyup birlikte karar alan bir masa kuran... İstanbul’u İstanbullularla birlikte İstanbul’dan yönetmenin sözünü veriyorum size. Mahalle Meclisleri kuracağız, güzel muhtarlarımızı işin içine katmayı vaat ediyorum. Dünyanın merkezi olması özelliğini kazanacaktır bizler sayesinde. Sürdürülebilirlik ve inovasyon diyoruz. Küresel İstanbul Akademisi ve İstanbul Kent Enstitüleri gibi kurumları kuracağız. İnsanları mutlu etmek temel öncelik olacak.”

‘Küresel saldırının gönüllü işbirlikçisi’

Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Türkiye Parlamenterler Birliği Onursal Başkanı Hasan Korkmazcan, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul vaatlerini Aydınlık’a değerlendirdi. “‘İstanbul Ankara’dan yönetilemez’ demek, Anayasaya aykırıdır” diyen Korkmazcan, şunları söyledi:

“CHP’nin ‘İstanbul Manifestosu’ dün açıklandı. Büyükşehir Belediye Başkan Adayı tarafından okunan metin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne saldıran, çok yönlü küresel güçlerin programının tekrarından ibaretti. CHP adayı, her araç ve fırsatı kullanarak ulus ve devlet yapılarını yıkmayı hedef alan karanlık güçlerin sözcüsü konumuna düşmüştür. İmamoğlu, ‘Ankara’dan yönetilmeyen İstanbul, kendi Anayasası olan bir İstanbul, küresel bir yerleşim alanına dönüştürülecek İstanbul’ vurgularını yapmıştır. Bu; küreselcilerin, ekümeniklerin, dünya hegomanyası hayalcilerinin Türkiye ‘ye yıllardır dayattıkları bölünme projesinin siyasi, sosyal ve hukuki çerçevesidir. Türkiye ve Türkiye’nin her kurumu Başkent Ankara’dan yönetilir. Anayasa’nın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen maddeleri arasında, Türkiye’nin yönetim merkezinin, ‘Başkent Ankara’ olduğu yazılıdır. Türkiye Cumhuriyeti başkentine yönelik küresel saldırının gönüllü işbirlikçiliği örtülemez.

PROJENİN KÖK DIŞARIDA

Tarihimizde iki defa Ankara ve Anadolu güçlerinin işgalden kurtardığı İstanbul’u ‘ekümenik başkent’ olarak görme hevesleri, şanlı ordumuzun hendeklere gömdüğü bölücü heveslerle aynı kaynaklardan yönetilmektedir. CHP yönetimi ve adaylarının kökü dışarda projelere alet olma durumundan kurtulamaması ve kurtarılamaması vahim bir durumdur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve yasalarına göre faaliyet gösteren bir siyasi kurumun, Türkiye’ye yönelik çabalarla işbirliği konumundan kendisini kurtarması, iç barışımız yönünden çok önemlidir. İstanbul uluslararası şirketlerin yönettiği birtakım ticaret merkezlerine dönüştürülemeyecek kadar T.C. simgelerinden biridir. Bu bilince kavuşamamış kurum ve kişilerin İstanbul’u yönetmeye kalkışmaları hazin bir sonuçtur.

Bu manifesto aslında CHP’nin belediye başkan adayının manifestosu değildir, küresel güçlerin 2004 yılında Avrupa Birliği eliyle bize dayattıkları tekliflerin İstanbul statüsünün aynısıdır. ‘Şehir meclisleri olsun, yasaları olsun, merkezi yönetim bunlara müdahale etmesin’. CHP kurultaylarında da daha önce ele alındı, Avrupa Yerel Yönetimler Şartı’nın kabul edileceği vaat edilmişti. Şimdi onun uygulamasını görüyoruz.

ANAYASAYA AYKIRI

Ekrem İmamoğlu’nun seçim kampanyası hedefleri için daha ziyaret ettiği yerlere bakmak lazım. Halkın huzuruna çıkmadan, Patrikhane’nin huzuruna çıktı. Nerelerden beslendiği ortaya çıkıyor. ‘İstanbul Ankara’dan yönetilemez’ sözü, bir kere Anayasa’ya açıkça aykırıdır. Bu projenin benzeri geçmişte Diyarbakır’da da yapıldı. Hendeklere gömdük. Birileri, ‘Diyarbakır Ankara’dan yönetilemez, Diyarbakır’ın ayrı Anayasası olsun’ dediler, hendeklere gömüldüler.

Bir başka şey, İstanbul şu anda ödediği vergiler ile Türkiye’nin bir numarası ise manası şudur: Bütün Anadolu, bütün Türkiye üretiyor, İstanbul onun kaymağını yiyor demektir. İstanbul’u alalım, sınırları içerisinde bırakalım fikriyle İstanbul açlıktan kırılır. Orası bir ticaret merkezi ama tüm Anadolu’nun üretiminin İstanbul gelirlerinde, oradan ödenen vergilerde payı vardır. Tam bir bölücülüktür. Anadolu coğrafyası bütünlüğüne karşı ekonomik bakımından bir tehdittir.