Yazarlar
18 Nisan 2020 ( 1 izlenme )

İspanya’da Bir Türk: “Filmlerde olan gerçekmiş. Terk edilmiş bir şehirde gibiyim!”

“Terk edilmiş bir ülkede gibiyim!”

 tehdidi tüm dünyayı kasıp kavururken, virüsten en çok etkilenen ülkelerden biri olan 'da yaşayan İş İnsanı  ile YouTube kanalı "İnsan" iletişime geçti. Başlarda bu salgını İspanyalıların da ciddiye almadığını söyleyen Abacı, şimdiyse camdan baktığında sokakta kimseyi görmediğini söyleyerek ekliyor: "Biraz bilim-kurgu filmlerini anımsatıyor ve 'Filmlerde olan gerçekmiş. Gerçekten terk edilmiş bir şehirdeyim' gibi hissediyorsunuz"

KİŞİSEL BİLGİLERİNİZDEN, İSPANYA'DAKİ YAŞAMINIZDAN, AİLENİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ? NE ZAMANDIR İSPANYA'DASINIZ?
Merhaba, Güher Abacı ben. Yaklaşık 4 senedir Barcelona İspanya'da yaşıyoruz. Üç tane çocuğum var, 8. 13 ve 15 yaşlarında. Burada eğitim hayatlarına devam ediyorlar. Eşim Türkiye'ye gidip geliyor. Çünkü Türkiye'deki işimiz de devam ediyor. Kimyasal malzeme ticareti yapıyoruz. Burada da ben hem Türkiye'deki işimize destek oluyorum hem de onun uzantısı olarak burada da yine benzer işleri yapıyoruz. Hem de buraya taşındıktan sonra bizim gibi taşınmak isteyen, yatırım yapmak isteyen ailelere yardımcı olmak üzere küçük bir yatırım danışmanlık şirketi kurduk. Orada hizmetlerimize devam ediyoruz.

İSPANYA'DAKİ KORONAVİRÜS SÜRECİ NASIL BAŞLADI VE DEVAM ETTİ? BARCELONA'DA DURUM NEDİR?
İspanya'da koronavirüs ilk olarak Şubat sonu gözüktü, 25 Şubat'ta. Ve ağırlıklı olarak Madrid civarında yayıldı. Ve insanlar sanki orada kalacağını zannettiler. Çok fazla yayılmayacağını düşündüler. Bence çok da ciddiye almadılar ki önümüzde bir uzak bile olsa Çin ve İtalya örneği vardı. Madrid'de Mart ortasına kadar neredeyse yasaklar gibi tedbirler alınmadı. Barcelona'da ilk kez ta okullar tatil edildi. Sanırım 17 Marttan itibaren ise tamamen sokağa çıkma yasağı kararı alındı. Ama ilk başlarda kimse çok da ciddiye almıyordu. Hatta 13 Mart okullar tatil edildi. 14 Martta dükkânların kapalı olacağı söylendiği gün, sokağa çıktığımda hâlâ kafeteryaların içinde müşteriler vardı. "Kapalı değil misiniz?" dediğimde de "Şimdi müşteriler var, onlar gittikten sonra temizleyip kapatacağız" şeklinde davranıyorlardı. Tam sokağa çıkma yasağı ilan edildiğinde bile (ihtiyaç için tabii sokaklara çıkabiliyorduk) sokaklarda hâlâ gezen insanlar vardı. Ancak bunun akabindeki birkaç gün içinde ölü sayıları katlanarak artmaya başladı. İşte o zaman insanlar gerçekten korktu. Ve bir anda gerçekten sokağa çıkma ve sosyalleşme tamamen kesildi.

Sokağa çıkma yasağı ne demek? Marketler, eczaneler ve gıda satan yerler dışındaki bütün iş yerleri kapalı. Acil olan yerler tabiki açık, hastaneler, belediye hizmetleri devam ediyor. Ama mesela doktorlar ilintili olmayan konularda hizmet veremiyorlar acil durumlar dışında. Klinikler kapalı, bankalar kapalı. Kimileri şube sayısını azalttı, kimileri evden çalıştı. Çoğu insan evden çalışıyor şu anda. Ama tabiki acil ihtiyaçlar için dışarı çıkabiliyoruz. Bunun için dolaşım süresince üzerimizde bulunması gereken bir evrak yayınlandı. Bununla beraber gerçekten acil ihtiyaçlar dışında kimse dışarı çıkmıyor. İnsanlar biraz korktu, sosyal mesafe çok önemli dendi. Maske takmak, eldiven takmak önemli. Marketlere girişte sırayla, belirli kapasiteye göre, marketin metrekaresine göre insan alıyorlar içeriye. İçeriye maske ve eldiven takmadan kesinlikle giremiyorsunuz. Kapalı alanlara keza öyle, eczanelere öyle. Dolayısıyla marketlerin, eczanelerin önünde sıra görebiliyorsunuz sokakta yürürken. Bununla beraber hiçbir şey eksik kalmadı. Her şey temin ediliyor. Bu yasaklar sebebiyle, ekmeksiz kaldım, susuz kaldım gibi bir durum söz konusu değil. Acil ihtiyaçların hepsi giderilebiliyor.

SAĞLIK SEKTÖRÜ VAKALARA YETİŞEBİLİYOR MU? SÜREÇ NASIL DEVAM EDİYOR?
Sağlık sektörü tabiki ilk günlerde oldukça zorlandı. Sizler de basından takip etmişsinizdir, özellikle Madrid civarında hastanelerde çok ciddi yığılmalar oldu. Tabiki böyle bir epidemiye de hazır olmadıkları için gerçekten üzücü görüntüleri bizler de izledik. Şu günlerde biraz daha durulmuş vaziyette ama başından beri herkese sürekli söyledikleri şu: "Eğer yaş grubu olarak riskte değilseniz, herhangi bir hastalığınızla risk grubunda değilseniz ve gerçekten nefes alma konusunda zorlanma aşamasına gelmediyseniz hastaneye gelmeyin"

Nitekim bizim etrafımızda da hastalanan ve bu süreci sürekli doktorla, hemşireyle takip ederek, fakat evinde yatarak geçiren insanlar da oldu. İlk başlarda sayılar katlanarak arttığı için sağlık sektörü biraz gerisinde kaldı. Ama şu anda biraz daha sakinleşmiş gibi gözüküyor durum. Bir de Barcelona o konuda biraz daha şanslıydı sanırım. Burada hiçbir zaman hastaneler tıklım tıklım olmadı, Madrid görüntüleri burada yaşanmadı. Evet, burada da ek mekânlar hastaneye çevrildi. Ama günün sonunda açıkta kalan, hastaneye alınamayan kişi olmadı. Tabiki acili aradıklarında hemen geri dönüş alamadılar. Birkaç günü bulan geri dönüşler de oldu.

Bunlar da İlginizi Çekebilir