Astana süreci İran penceresinden nasıl değerlendiriliyor? Tahran Uluslarası Araştırmalar Enstütüsü Rusya Masası Sorumlusu Dr. Zöhre Han Muhammedi, Aydınlık’a değerlendirdi.

YAKUP ASLAN / TAHRAN

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Atlantik cephesini heyecanlandıran “Astana süreci bitti” çıkışının ardından gözler sürecin ortaklarına çevrildi. Bölgesel her sorunun çözümünü Astana formatı ile çözülebileceği görüşü İran tarafından yapılan açıklamalara yansıyor. Tahran Uluslarası Araştırmalar Enstütüsü Rusya Masası Sorumlusu Dr. Zöhre Han Muhammedi, Astana formatının bölge için önemini Aydınlık için değerlendirdi:

‘ANKARA-MOSKOVA-TAHRAN İÇİN UYUMUN İFADESİ’

“Suriye ile ilgili Türkiye, Rusya ve İran arasındaki Astana süreci üç ülkenin gerçekleştirdiği önemli bir anlaşmadır. Bu anlaşma her üç ülkenin Suriye meselesinde uzun süren ihtilafları olmasına rağmen uyum ve bölgedeki rolünü açık bir şekilde ortaya koymakta. Ancak 2019 yılının sonlarına doğru gelişen son olaylar ve Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine askeri müdahelesi Astana formatında bazı değişiklerin olduğunu göstermekte. Bunun nedenlerinden biri bölgesel aktörler olan her üç ülkenin ve Suriye’nin bölgesel gelişmeleri farklı tanımlamalarıydı. Her üç ülkenin arasındaki ihtilaflar buradan başladı. Ancak bu üç ülke arasında ihtilaflar olmasına rağmen, (Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine askeri müdahelesine Rusya’nın karşı çıkması ve İran’ın onaylamaması gibi) bu ihtilaflar Astana sürecinin yok olmasına neden olmadı.”

‘RUSYA VE İRAN ASTANA’YA BAĞLI KALACAK’

“Rusya ve İran her şeye rağmen Ankara-Moskova ve Tahran arasındaki üçlü anlaşmanın devam etmesini istiyor. Çünkü ilk olarak Türkiye NATO’ya üye ve sahada önemli bir aktör. Türkiye’nin Rusya ile kurduğu ilişki ve S-400 alması, ekonomik ilişkileri aynı zamanda ABD ile ilişkileri, Türkiye’nin ABD ve Rusya arasında denge ilişkisi kurmasını sağlıyor. Aynı zamanda bu durum Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinde sorunlara da neden oluyor. Bu nedenle Rusya açısından Suriye’de Türkiye’nin varlığı önemli. Rusya bölgede ABD’nin olmamasından istifade etmek istiyor. Kendi oyununu oynamak ve yönetmek istiyor. Elbette bunları en az maddi harcama ile yapmak istiyor. Rusya’nın masraflarını ise Türkiye karşılıyor. Bir bölümünü ise İran. Çünkü her iki ülke bölgesel bir güç ve oluşturulacak denge ve uyum politikası en az çatışma ile hayata geçebilir.”

‘RUSYA SÜRECİN BİTMESİNE İZİN VERMEYECEK’

“Ancak Suriye’nin kuzeyindeki durum nedir ve bu üç ülkeyi ilişkilerini nasıl etkilemiştir? Herkes bunu bilmek istiyor. Artık bu üç ülke Astana formatında olmayacak mı? Ben Rusya üzerine çalışan ve Rusya’nın özellikle son yıllardaki izlediği politikaları gözlemleyen bir uzman olarak, Rusya’nın Astana formatının yok olmasına izin vereceğini sanmıyorum. Çünkü İran-Rusya ve Türkiye üçgenine ihtiyaçları var. Kendi modellerine göre Suriye’de bir düzen kurmak istiyorlar. Bu model ise ancak bölgesel güç olan bu iki ülkenin varlığı ile mümkün olabilir. ABD’nin Suriye’de olmaması da Ruslar için önemli. Çünkü bu Rusya’yı bölgedeki tek süper güç yapacaktır.” 

‘İHTİLAFLI KONULAR ÇOK AZ’

“Türkiye ve Rusya arasında Suriye’nin kuzeyindeki ihtilafların düşünüldüğü kadar büyük olmadığını görüyoruz. PKK’nın ne ve kimler olduğu ile etki alanları, Suriyeli mültecilerin güvenli bölgelere götürülmesi gibi konularda ihtilaflar bulunmakta. Ve bunlar düşünüldüğü kadar derin ihtilaflar değil. Çünkü Türkiye ve Rusya ilişkileri önemli. İki ülke ilişkileri ortak hedef ve çıkarlar barındırmakta. Rusya bu zamana kadar İran’ın çıkarlarını da gözetti. Bana göre Türkiye ve ve Rusya arasında Astana formatını ortadan kaldıracak kadar büyük bir ihtilaf yok.”