İngiliz gazetesi Financial Times, Türkiye'nin Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Libya'daki iç savaşın gidişatını değiştirdiğini ve Kafkasya'da Rusya'nın sınırlarını açığa çıkardığını yazdı.

Gazetenin, "Erdoğan'ın büyük oyunu: Askerler, casuslar ve Türkiye'nin güç arayışı" başlığıyla verdiği ve Türkiye'ye yönelik analiz dizisinin ilki olduğu kaydedilen haberde, geçen ay Bakü'de, Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ zaferinin kutlandığı törende, binlerce Azerbaycanlı askerin bu zaferi mümkün kılan Başkan Erdoğan'ı selamladıkları kaydedildi.

BATI'NIN BASKILARI SONUÇ VERMEDİ!
Türkiye'nin işgalcilere uğrattığı hezimet de haberin gündemindeydi. Türkiye'nin Azerbaycan'a verdiği desteğin, Batılı ülkelerin "ateşkes" çağrılarına rağmen sürdürüldüğüne işaret edilen haberde, "Bu destek, Erdoğan'ın 'tavizsiz retorik ve kullanıma hazır sert güç' ile karakterize edilen, giderek güç kullanımı odaklı hale gelen dış politika duruşunun en son tezahürüydü." ifadesine yer verildi.

BÖLGEDEKİ HAMLELER HAZIMSIZLIK YARATTI
Geçen beş yıl içerisinde, Türkiye'nin, Suriye ve Kuzey Irak'ta askeri operasyonlar düzenlediği, Libya'ya asker gönderdiği ve Yunanistan'la donanma restleşmelerine girdiği yorumuna yer verilen haberde, "Aynı zamanda NATO müttefiklerini kızdıran, eski rekabetleri yeniden alevlendiren ve yeni düşmanlar yaratan müdahaleler yapıldı." denildi.

"DARBE GİRİŞİMİ DÖNÜM NOKTASI OLDU"
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin Türkiye için bir dönüm noktası olduğunun belirtildiği haberde, darbe girişiminin ardından Başkan Erdoğan'ın Batı'ya karşı daha şüpheci, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e ise daha yakın bir yaklaşım sergilediği öne sürüldü.

KARARLI DIŞ POLİTİKAYA "OSMANLI" KORKUSU TEMALI ALGI OPERASYONU
Erdoğan'ın "Türkiye'nin dünya sahnesinde şahlanış gerçekleştirdiği" ifadesinin değerlendirildiği habere göre, bu stratejinin bazı önemli riskler barındırdığı kaydedildi.

Türkiye'nin 10 yıl önce "komşularla sıfır problem" siyasetini benimsediği yorumunun yer aldığı haberde, "Eleştirmenler, Erdoğan'ın dış politikasını, Güney Avrupa, Batı Asya ve Kuzey Afrika'yı kapsayan ve modern cumhuriyetten önce gelen imparatorluğa referansla 'neo-Osmanlı' olarak tanımlanıyor. Türk yetkililer, ülkelerinin sadece çıkarlarını koruduğunu söylüyor." denildi.

"LİBYA VE DAĞLIK KARABAĞ'DA BAŞARILAR VAR"
Başkan Erdoğan'ın, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi ve "tasfiye sürecinin" ardından silahlı kuvvetler üzerindeki kontrolünü artırdığının belirtildiği haberde, "Ayrıca MHP ile ittifak kurdu ve ulusal güvenlik, özellikle de Kürt ayrılıkçılığı konusunda şahin sağcı bakış açısını benimsedi. 2018'de başkanlık sistemine geçiş, geleneksel olarak Türkiye'nin doğal yönelimini Batı'ya doğru gören bürokratların yurdu olan dışişleri bakanlığının rolünü zayıflattı. Çok sayıda kişi, eski bir büyükelçinin "diplomasi yerine askerlere ve casuslara" güvenmek olarak tanımladığı şeyi eleştiriyor." yorumuna yer verildi.

TÜRKİYE SAVAŞIN GİDİŞATINI DEĞİŞTİRDİ
ABD'nin S-400 alımı, Avrupa'nın ise insan hakları gibi konular nedeniyle Türkiye ile sorunlar yaşadığının hatırlatıldığı haberde, "Türkiye'nin yeni ortaklarıyla (Rusya) ilişkileri de çok kolay değil. Ancak Erdoğan'ın bazı başarıları da var. Türkiye'nin desteği, Libya'daki iç savaşın gidişatını değiştirdi ve Dağlık Karabağ'da Azerbaycan'a verilen destek Kafkasya'da Rusya'nın sınırlarını açığa çıkardı." yorumu yapıldı.

Geçen süre zarfında, Türkiye'nin yönünü tekrar Batı'ya çevirdiği değerlendirmesinin yer aldığı haberde, "Erdoğan, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yaptığı görüşmede, 'Türkiye'nin geleceği Avrupa'da' dedi ve göç ve ticaret gibi konularda daha fazla iş birliği çağrısında bulundu." denildi.

Eski ABD Dışişleri Bakanlığı çalışanı ve Amerikan İlerleme Merkezi'nden Türkiye uzmanı Alan Makovsky, gazeteye yaptığı açıklamada, "NATO içinde kalmaya devam ederken, bağımsız, güçlü bir dış politikaya sahip olma hedefinin devam edeceğini düşünüyorum. Belki retorik yumuşar ama vizyonun yumuşayacağını sanmıyorum." dedi.