Erdoğan’ın ‘Gerekirse kapatırız’ dediği ABD’nin bölgedeki operasyonlarının merkezi olan İncirlik ve İsrail hava savunmasının merkezi Kürecik, Türkiye’nin bölge ülkeleriyle olan ilişkisine zarar veriyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Kapatılması gerekiyorsa kapatırız” açıklaması İncirlik ve Kürecik tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resti; Reuters’ten Die Welt’e, Japantimes’tan Amerika’nın Sesi’ne, Daily Mail’den Haaretz’e kadar dünya basınında geniş yer buldu.

Türkiye’nin Libya hamlesiyle giderek öngörülemez hale geldiğini iddia eden Batı basını, İncirlik ve Kürecik hamlelerinin de bir sopadan daha fazlası olduğu görüşünde. Çünkü Türkiye, değişen tehdit algısıyla birlikte güvenlik konseptini de yeniden ele alıyor.

İNCİRLİK ÜSSÜ: TÜRKİYE’YE OPERASYON MERKEZİ

İncirlik Üssü, ABD’nin Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi olarak adlandırılan projenin merkez üssü. Bu projenin stratejik hedefi ise başta Türkiye olmak üzere, İran, Irak ve Suriye’i parçalamak, bu ülkelerden koparılacak parçalarla sözümona adı Kürt olan Kukla bir Devlet kurmaktır. İncirlik Üssü’nün kuruluşu, 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan yeni dünya düzeniyle bağlantılı. Bu yeni düzende Türkiye Batı kampına katıldı ve Ortadoğu’da NATO’nun Sovyetler Birliği’ne karşı bir ileri karakolu durumuna getirilmek istendi.

İncirlik’in ABD açısından vazgeçilmezliği ve yaşamsal önemi salt askeri gereklilikler nedeniyle değil hatta ondan daha fazla İncirlik’teki Amerikan askeri varlığı sayesinde kazandığı siyasal avantajdan kaynaklanıyor. İncirlik’teki Amerikan hakimiyeti sayesinde Türkiye, ABD’nin bölgedeki hedefleri olan İran, Irak ve Suriye ile hasım haline getirilmek istendi. İncirlik, buradan yürütülen bölgesel operasyonlar nedeniyle dönem dönem bu konuma düşürülen Türkiye’ye yönelik bölgesel güvensizliğin de çıkış noktası oldu.

İncirlik, aynı zamanda ABD’nin bölgeye yönelik örtülü operasyonlarının da merkezi. 1991’deki Körfez Savaşı’ndan sonra Çekiç Güç adıyla İncirlik’e yerleşen ABD öncülüğündeki ülkelerin özel operasyon birimlerinin karargahı İncirlik oldu.

İncirlik, kuruluşundan beri aynı zamanda İsrail’in bekçisi olarak görev yerine getirdi.

Reklamdan sonra devam ediyor 

Amerikancı FETÖ darbe girişiminde de kilit bir rol üstlenen İncirlik Üssü, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere pek çok kamu binasına bomba yağdıran uçakların yakıt ikmali için kullanılan tanker uçaklarının kalktığı üstü.

İSRAİL’İN GÖZCÜLÜĞÜNÜ YAPMAK

İran tehdidi denilerek Türkiye’ye yerleştirilen Kürecik Radarı, İsrail’i korumak üzere ABD’nin isteğiyle NATO kararıyla kuruldu. Bu radar, doğrudan İsrail’in hava savunmasının bir parçası. Şu anki konumuyla değil ama 120 derecelik bir görüş açısı bulunan AN/TPY2, mobil olduğu için gerektiğinde Rusya’ya karşı da kullanılabiliyor. Böylece Rusya veya İran’dan ateşlenen kıtalararası bir balistik füze (ICBM), çok kısa bir süre içinde NATO merkezine bildirilerek onlarca hava savunma sistemi aktif hale getiriliyor.

İsrail, aslında hava savunmasını Türkiye, Katar, Ürdün ve şimdilerde Birleşik Arap Emirlikleri’ne konuşlu bu radarlardan sağlıyor.

Hem İran hem de Rusya, Malatya’nın Kürecik ilçesine yerleştirilen bu radara itiraz etmişti. Rusya, Baltık ülkelerine kurulan radar ve füzelerle çevrelenmiş durumda. İran ise Ortadoğu’daki dört AN/TPY2 radarının gözetimi altında. Doğu bölgeleri ise şimdilik Basra Körfezi ve Hint Okyanusu’nda seyreden AEGIS gemilerinin radarları ve uydularca izlenebiliyor. Tabi iki ülke de eli kolu bağlı oturmak yerine ciddi alternatifler geliştiriyor.

FÜZE ŞEMSİYESİ DELİNİR

Türkiye’nin Kürecik radarını kapatması, aslında NATO’nun Füze Şemsiyesi’nde önemli bir delik açacak. Rusya, İran ve Kafkasları Türkiye üzerinden izleyen NATO, bir anlamda kör olacak. Karadeniz’de faaliyetlerini yoğunlaştırma çabaları ise Montrö’ye takılacak. Böylece nefes alma imkanı bulan Ruslar ve kadim dostumuz İran ile güvene dayalı ilişkiler geliştirebiliriz. Bir savaş durumunda ise hedef ülke olmaktan kurtuluruz.


Aydınlık